Hangi amaçla yetiştiriliyorsa, o alanda verimi olan tavuklar kullanılır.מקור השם הוא בתאים ששימשו לקרב תרנגולים, שבעליהם הכניסו לתוכם תרנגולים שילחמו זה בזה לצורכי הימורים.
Bir yazılım takımında bilgi alışverişinin en verimli ve etkin yöntemi yüz yüze iletişimdir.הדרך האפקטיבית והמספקת ביותר לשיתוף מידע בקבוצת הפיתוח היא שיחה פנים מול פנים.
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.כדי לעודד תוצר גבוה מהעובדים, בעלי אדמות רבים שיחררו מספר גדול של עבדים.
Bu yüzden 914 yılından sonra verimli bir sistem olarak devam etmediği düşünülmektedir.כתוצאה מכך, במשך תקופה של 11 שנים (עד 1413) לא הייתה סולטנות עות'מאנית בפועל.
Fakat hiçbirinden beklediği verimi alamadı.לא כל שהיה בידו לתת לי קיבלתי.
Bunda 1504 ve 1508 mali reformları ve vergi toplama süreçlerinde artan verim sebeptir.ילידי 1508 נפטרים ב-1508 מדיה וקבצים בנושא 1508 בוויקישיתוף
Yağmurun bol olsun, tarlaları verimli kılan.נות בראה את הגשם וגב ברא צמחים.
Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.עם זאת הם הרבה יותר רזים מהם.
Tepe, günümüzde bile son derece verimli bir ovada yer almaktadır.אירוע זה מצוין עד היום בצום גדליה.
Ayrıca genelde çöl ya da diğer verimsiz ve kumlu alanlarda da görülürler.הם הופיעו גם בערים ובמסגרות אחרות, ובדרך כלל באצטדיונים או ברחבות.
Çok verimli sayılmazlar.אינם יוצלחים במיוחד.
Bazı araştırmalar ortaya koymaktadır ki mutluluklar verimli bir şekilde ölçülebilir.ישנן בהחלט מספיק ראיות על מנת שההיפותזה תילקח ברצינות.
Ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi.הדור הזה לא היה ראוי לקומה כזו.
Sağlak nötrinolar verimsiz olmak zorundadır, yani Standart Model’in hiçbir etkileşimine dahil olmamalıdır.רצוי שהסדרות הארוכות יהיו איכותיות, כלומר: לא יהיו נקודות מבוזבזות בסדרות המיינור.
Verimli işlerle uğraştı.הוא עסק בשיט.
Genellikle gömülü sistemlerin düşük verim gereksinimleri olur.מבחינה מעשית, לעולם יהיו המשאבים מוגבלים.
PDU'lar verimli olmaları için ikili olarak kodlanmışlardır.שני תוארי ה-MVP בהם זכה בהחלט ראויים לו.
Kariyerinin en verimli şeklinde sezona başladı.Започва сезона в най-добрата форма в кариерата си.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.При тези, които ходят на работа с мигрена, ефективността намалява приблизително с една трета.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Мигрената е значителен източник както на медицински разходи, така и на загуба на производителност.
En verimli dönemi 70'li yıllardır.Най-успешните години за клуба са 70-те.
Bayes ağları üzerinde çıkarsama ve öğrenme yapan verimli algoritmalar vardır.Съществуват ефикасни алгоритми, които изпълняват логически извод и обучение над бейсови мрежи.
Bilgi ürünlerinden kazanç sağlamanın en verimli yolu paketlemedir.Какви са най-ефективните начини за съхранение на информация?
İkinci mürettebatı Soyuz 11 ile istasyona ulaştı ve 23 gün kalarak verimli çalışmalarda bulundu.Вторият екипаж на станцията е изстрелян със Союз-11 и остава на борда на станцията 23 денонощия.
1979 yılı onun için verimli bir yıl oldu.До 1979 г. за преминаването му се е плащала такса.
Verimli işler yapacağına inanıyorum.Тя извършва общественополезна дейност.
Bu yıllar onun için verimli bir yazarlık dönemi oldu.Тези книги дълги години бяха за нея източник на истинска радост.
Çok eşlilik davranışı biyolojik olarak verimsizdir.Поведението му е органично до невероятност.
Annelik, doğurganlık ve verimlilik sembolüdür.Символ е на плодородието и родителските грижи.
Yapay zekâ daha verimli ve karmaşık bir hal aldığından giderek önem kazanmaktadır.Изкуственият интелект става все по-важен, тъй като става все по-ефективен и сложен.
Diğer araştırmacılar ise "tepeden inme yaklaşım"ın daha verimli olduğunu öne sürmüşlerdir.Други твърдят, че подходът „отгоре-надолу“ би бил по-достижим.
O, bu aracı en verimli şekilde kullanmak zorundadır.Този метод е икономически най-ефективен.
Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.Като цяло изглежда, че те са много ефективни.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Този период е свързан с невероятна артистична продуктивност.
Verimli Stamenlerin sayısı 3'tür.Същинските Попови езера са 3 броя.
2. Verimliliği arttırmak.II – Импровизация.
En verimli gaz yakıtlı santrallerde %50 verim elde edilir.Налице е 50% намаляване на парниковите газове.
Bu rol onun verimli oyunculuk hayatının başlangıcı oldu.Такъв е случаят и с началото на успешната му актьорска кариера.
Verimli toprakları olan geniş bir ovadır.Равнинна местност с плодородни земи.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.Това е най-плодотворният в творческо отношение период от живота на художника.
Toprakların organik maddelerce zengin olması, verimin daha fazla olmasını sağlar.Търговският успех на тези органични вещества му донасят още по-голямо богатство.
1980’li yıllarda kişisel ve ekonomik sıkıntılara rağmen verimli olmaya devam etti.Компанията успява, макар и с големи загуби, да преживее икономическата криза от 1980-те години.
17. yüzyılın başında Avrupa'ya getirilmişse de verimli olarak yetiştirilememiştir.В началото на 20 век е внесен в Англия, но не успява да увеличи значително популацията си.
Köy 36000 dekarlık bir alandan oluşup verimli bir ova üzerinde kurulmuştur.Селото разолага с 36 000 дка обработваема земя.
Verimliliği artırır.Повишаване на икономичността.
Bu sistemlerin tasarımı son derece verimlidir ve bu sistemlerde çok kompakt vardır.Тези машини обаче са много тежки и имат по-сложно устройство.
En yüksek verimli elektrik motoru: %90'dan daha fazla.При новородени процентът е най-голям – над 90%.
İkinci mürettebatı Soyuz 11 ile istasyona ulaştı ve 23 gün kalarak verimli çalışmalarda bulundu.Druga posada u Sojuzu 11 uspješno je pristala za postaju i na njoj boravila 23 dana.
Dizel motorlar %20’lik bir verimliliğe sahipken, elektrik motorlu araçlar %80 civarı bir verimliliğe sahiptir.Dizel motorima može se dosegnuti učinkovitost od 20%, dok je učinkovitost vozila na električni pogon oko 80%.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Migrena predstavlja značajan izvor troškova liječenja i gubitka učinkovitosti.
Kalan %13 ise gayet verimli arazilerden oluşmaktadır.Preostalih 11% dolazi iz drugih zemalja.
Bu durumda verim: 210/300 = 0,70, veya %70% olur.U našem slučaju, ona iznosi 8 / 30 = 0,27 ili 27 %.
Büro yönetiminde ergonomi ve ergonominin verimliliğe etkisi.Ergometrija je mjerenje sposobnosti radnog učinka organa ili sustava organa pomoću ergometra.
Yağ ve kömür yakıtlı santraller az verimlidir.Dakle težimo ugljenu i nafti sa što manje sumpora.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.U bolesnika koji rade s migrenom, učinkovitost je smanjena za oko jednu trećinu.
Yüksek verimlilik ile harekete çevrilebilir.Može postći vrlo visoke stupnjeve učinkovitosti.
Enerjide verimliliği sağlar.Energetska učinkovitost.
Yeryüzünün verimliliği ile ilgiliydiler.Kr.) dokazao Zemljin sfericitet.
Aslı Verimli köyündendir.Zapravo živi od milosti mještana.
Bu da %100 verimlilik sağlar.Tada iznosi 100%.