O, bu aracı en verimli şekilde kullanmak zorundadır.Keuntungan dari sistem ini adalah paling efisien.
Bu kısım verimli bir ovadır.Bagian ini berfungsi sebagai gagang bedil.
Ancak, toplam faktör verimliliği çok az artmıştı.Namun, kualitas bukti secara keseluruhan masih kurang.
Bu ova geniş ve verimli tarlalar içerir ve birçok su kaynağı barındırır.Tanaman ini memiliki banyak daun berdaging dan mengandung banyak air.
Tarım alanları çok verimli ve geniştir.Sektor pertanian sudah sangat intensif dan termekanisasi.
Halkın, büyük bir kesimi fakirdir, bölge kurak ve verimsizdir.Tentara sangat berkuasa, penduduk sangat miskin serta berkekurangan.
Verimlilik hesapları bu mantıkla yapılmaktadır.Aktivitas tumpang-tindih ini menjadi wajar dalam konkresi.
Gerçekte hiçbir cihazın verimi %100 değildir.Tidak ada jaminan bahwa serangan ini efektif 100%.
Yeryüzünün verimliliği ile ilgiliydiler.Dia memiliki kekuatan bumi.
Bundan dolayı alternatif diyotlar verimli güç dönüşümü için kullanılmak zorundadırlar.Dengan demikian maka jaringan efektif bisa digunakan secara bergantian.
Bu yöntem %90 verimlilik sağlamıştı.Proses ini menghasilkan rendemen mangan 92%.
İş etüdü verimlilikle doğrudan ilişkilidir.Konsep ketergantungan berkaitan erat dengan keterandalan.
Normalde bunların verimleri %5-8 arasındadır.Perbedaan ini sekitar 5 sampai 8%.
Geride bıraktığımız 2009-10 sezonu ise kariyerinin en verimli senesi oldu.Musim 2009-10 adalah musim terbaik dalam sejarah klub.
Bu yöntem eskimiş ve verimliliği az olan bir yöntemdir.Sehingga kondisi yang demikian itu tidak ekonomis dan efisien.
Elektrik resistansına sahip bir ısıtıcıda ise verim çok yüksektir ve %100'e yakındır.Energi tersebut dikonversi menjadi listrik hingga mendekati 100% dan sisanya adalah panas.
Tavukları 2-2,5 kg ağırlığında, yumurta verimi yıllık 90-130 adettir.Ayam betina mencapai 120 - 150 telur setiap tahun dengan berat telur 50 gram.
Bu düzenleme harika bir verimlilik sağlar.Pengadilan ini mengakibatkan kegemparan yang luar biasa.
Bu probleme çözüm olarak klasik fakat verimsiz bir çözüm yolu sunulmaktadır.Permasalahan air bersih merupakan satu masalah klasik yang tidak kunjung mendapat solusi permanen.
Ancak bu yöntemin verimlilik ve güvenlik açısından bazı sakıncaları da vardır.Ia juga terkenal karena ketakwaannya dan ke-wara-annya (kecintaannya kepada Allah).
Kuru tarımda verim miktarı mevsim şartlarına bağlı olarak değişmektedir.Musim berbiak bervariasi tergantung kondisi secara lokal.
Nöbetleşe ekin uygulanmakla birlikte genel verimlilik düşüktü ve hektar başına 1 ton civarındaydı.Namun yang menggembirakan, lanjut dia, realisasi luas lahan padi justru mencapai 81.000 hektare.
Verimli modül ömrü gene olarak 25 yıl veya daha fazladır.Maksimal lifetime 15 tahun atau lebih.
1826 yılında Benoit Fourneyron yüksek verimli (80%) dış akışlı su türbinini geliştirdi.Năm 1826, Benoit Fourneyron đã phát triển một tua-bin nước dòng chảy hiệu quả cao (80%).
1979 yılı onun için verimli bir yıl oldu.2001 là 1 năm thành công rực rỡ đối với họ.
Reform süresince ücret artışı sanayi verimliliğindeki artışlarla telafi edildi.Tiền lương tăng lên trong quá trình cải cách đã được bù đắp bằng sự gia tăng năng suất công nghiệp.
Verimli toprakları ve zengin madenleri vardır.Nó giàu khoáng sản và có nhiều mỏ.
Böylelikle cihaz daha verimli şekilde kullanılabilmektedir.Ngay bản thân DES cũng có thể được sử dụng một cách an toàn hơn.
Daha yüksek bir işçi verimliliğini özendirmek için, pek çok ağa çok sayıda köleyi salıverirdi.Để kích thích năng suất lao động cao hơn nhiều, nhiều địa chủ đã giải phóng một số lượng lớn nô lệ.
2. Verimliliği arttırmak.Yếu tố thứ hai: khả năng tài chính.
Kısıtlamalar kullanılan bilgisayarın gücü ve çözüm algoritmasının verimliliğine bağlıdır.Sự hạn chế phụ thuộc vào sức mạnh của máy tính được sử dụng và hiệu quả của thuật toán giải pháp.
Bağlantı yüksek verimlilik için sıkı olmalıdır.Độ cứng cao phải đảm bảo cao hơn hẳn độ cứng của phôi.
Bu yöntem %90 verimlilik sağlamıştı.Phương pháp này có hiệu suất tới 99%.
Normalde bunların verimleri %5-8 arasındadır.Các hợp kim này thường có hàm lượng bạc 8–10%.
Yıllar boyunca NASA, harici tankın bütünsel verimliliğini arttırmak için ağırlığını azaltmaya çalışmıştır.何年間にもわたり、NASAは全体効率を高めるためにETの重量削減に取り組んできた。
Çıkış verimi gelecekteki panellerde bulunacak bir özelliktir.排出権取引は将来の排出枠を巡りすでにバブルの様相を呈している。
Qin'in diğer bir avantajı da, verimli, büyük bir orduyla kabiliyetli komutanlara sahip olmasıydı.もう一つの秦の優位は、広大で効率的で有能な将軍がいたことである。
Bizim işyerine de böyle bir kukla alınacak biz de stres atıp daha verimli çalışacağız, derler.また、その矛を誉めて曰く「わが矛の利(と)きこと、物において陥さざるなきなり。
Bu bilgi daha sonra kod verimliliğini artırmak için optimizasyon aşamasında kullanılabilir.この情報は最適化においてコードの品質を上げるのに使うことができる。
Tüm bölgelerde yetiştirilir, verimlidir.世界各地に自生、栽培される。
Verimli işler yapacağına inanıyorum.有能に仕事をこなす。
1998 : Charles de Gaulle uçak gemisi spesifik 117 dB verimlilikli boynuz sistemleri ile donatıldı.1998年 : フランス海軍航空空母シャルルドゴールに117dBのホーンシステム搭載。
Pek çok yanardağın çevresindeki toprakların verimliliği, eski kül çökellerine bağlıdır.多くの火山地域周辺に肥沃な土壌が多いのは、古い火山灰堆積物の地層が存在することが要因となっている。
Öte yandan Gilbreth'ler süreçlerde daha çok hareketleri azaltarak verimlilik sağlamaya çalışıyordu.対照的にギルブレスは、関連する動きの減少によって工程の効率化に努めた。
Ancak bu yöntem de verimsiz kumlu topraklara uygun değildi.この作戦は湿った地面のためにうまくいかなかった。
Üretkenlik veya verimlilik, girdileri çıktıya dönüştürme ölçüsü.引き割り緞帳(ひきわりどんちょう)上手もしくは下手側に開く緞帳。
Sabitlenmiş metal iyonlarına His etiketinden daha verimli bağlanır.Hisタグよりも効率よく固定化金属イオンに結合する。
Çünkü maksimum verimlilik için tasarlanmışlardır ve daima yüksek çıkış (enerji) verirler.それぞれ特技が設定されており効果は常時発動する。
Teoride %75.6 fazla verim alınabilecekti, ancak tabii ki bu değere ulaşılamadı.輸出金額に占めるアルミニウムの割合は53.7%にも達するが、その利権の全てがタジク国内にあるわけではない。
Novi Sad Voyvodina'nın ekonomik merkezidir ve Sırbistan'ın en verimli tarım bölgesidir.ヴォイヴォディナはセルビアで最も肥沃な農業地帯であり、ノヴィ・サドはヴォイヴォディナの経済の中心地である。
Devre yapılmadan önce simülasyonunu yapmak verimliliği arttıracaktır.最適化する前に原型が動くようにせよ。
Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.但しこちらの方が性能が高い。
Daha verimli yayın.一迅社発行。
HotpathVM'nin motivasyonu, kaynak kısıtlı mobil cihazlar için verimli bir JVM'ye sahip olmaktı.HotpathVMの主目的はモバイル端末等のリソースが制限された環境上で効率的なJVMを提供することにあった。
Yüksek verimlilik ile harekete çevrilebilir.高効率を実現できる。
Şeker pancarı konusunda iyi bir verim alınmaktadır.菓子札 貸し札の洒落。
1826 yılında Benoit Fourneyron yüksek verimli (80%) dış akışlı su türbinini geliştirdi.1826年、フランスの技術者ブノワ・フルネーロン (Benoît Fourneyron) は水車の内側から外側に向かって水を流す水車(いわゆるフルネーロン水車)を開発し、80 パーセントという高い効率を達成。
Bir konumdaki taktik olanakları ve taşları en verimli kullanan hamle.途中のストップマスや人生最大の賭けで使用することができる。
27: 28 Tanrı sana göklerin çiyinden Ve yerin verimli topraklarından Bol buğday ve yeni şarap versin.創世記1:27 - 28に「神乃己の像に從ひて人を造り、神の像に從ひて之を造れり、之を男女に造れり。
Flash Player ile girmiş olduğunuz etkileşimli web sayfalarını en verimli biçimiyle görebilirsiniz.Flash Playerによる動画インターフェイスの変更、及び利便性向上。