Ana içeriğe geç
Sözlük

verim ile cümle

verim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Genel olarak, "sakin ve nazik tavrıyla verimli Müttefik ilişkilerini sürdürmek için çok şey yaptı".În general, „maniera sa calmă și politicoasă a făcut mult pentru a menține relațiile cordiale între Aliați”.
Novi Sad Voyvodina'nın ekonomik merkezidir ve Sırbistan'ın en verimli tarım bölgesidir.Novi Sad este centrul economic al Voivodinei, regiunea agricolă cea mai fertilă din Serbia.
Daha verimli üreme.Au nutriție saprofită.
Böylece verimi %50 olur.I-aș impozita 25 la sută.
List, Adam Smith'in işgücü verimliğinin ulusal refahın temeli olduğu görüşünü doğru buluyordu.În Avuția Națiunilor, Adam Smith face referire la importanța familiei în capitolul său despre salarii.
Programın amacı, önemli bir fiyat artışı olmadan verimi %30 kadar artırmaktır.În total, valoarea compensării nu poate depăși 30% din cerința standard.
1881’den sonraki yıllar hayatının en verimli devresi oldu.1830 a fost primul an de glorie din viața lui.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.După acea perioadă, a urmat cea mai frumoasă etapă a vieții sale artistice.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.Creșterea prețului combustibilor convenționali îl face mai competitiv.
Yöntemlerin ikisi de verimli sonuçlar ortaya koyabilir.În practică ambele modele dau rezultate similare calitativ.
Hız ne kadar fazlaysa, ayrım veya sınıflandırma da o kadar verimli olmaktadır.Cu cât valoarea acesteia este mai mare, cu atât pot fi distinse puncte sau linii mai apropiate.
Sınıfının en hızlı gemisi olmakla beraber en verimli yakıt kullanan gemi idi.Az osztály leggyorsabb, ugyanakkor a leggazdaságosabb üzemanyagfelhasználású hajója is volt.
Termodinamik verimlilik.Termodinamikailag instabil.
O sıralarda sanat yaşamının en verimli devresini yaşamaktaydı.Hiszen akárhogyan is van, életem legeredményesebb korszakát velük éltem át.
1796 Gauss için oldukça verimli bir yıl oldu.1796 valószínűleg a legtermékenyebb év volt mind Gauss, mind a számelmélet számára.
Bu da ölçümdeki insan hatasını ortadan kaldırır ve yüksek örnek verimliliği sağlar.Ez kiküszöböli az emberi hibákat és biztosítja a magas mintaátvitelt.
Nöbetleşe ekin uygulanmakla birlikte genel verimlilik düşüktü ve hektar başına 1 ton civarındaydı.Ennek teljesítése lehetetlen volt, a hektáronkénti átlagtermés egy tonna volt.
1890’lar Debussy’nin kariyerindeki en verimli dönemdir.Az 1890-es évek a legtermékenyebb időszak Cassett életében.
Fakat en yüksek verim kumlu-killi topraklar üzerinde sağlanır.Legjobb minőségét meszes talajon adja.
Özellikle verimli olması ve ısıyı dağıtması gerekmemektedir.Igaz-e, hogy nem kell takarékoskodnia a fűtéssel?
Yıldızların ışık verimliliği ölçülmüştür.A csillagok látszólagos fényességének mértékegysége a magnitúdó.
List, Adam Smith'in işgücü verimliğinin ulusal refahın temeli olduğu görüşünü doğru buluyordu.Osztja Adam Smith nézetét, mely szerint a termelés természetes rendje az emberi önzésből fakad.
ARM Cortex-A8 CPU'yu bir PowerVR GPU ile birleştirir ve güç verimliliğini vurgular.Ebben a csipben egy ARM Cortex-A8 CPU mellé egy PowerVR GPU-t építettek, a hatásfok növelése érdekében.
Yeryüzünün verimliliği ile ilgiliydiler.A föld jövedelmezősége.
Ekilebilen % 45'lik verimli arazinin % 20'si sulanmaktadır.Az egységgel 20%-kal megnőtt a hasznos belső tér.
En verimli dönemini geçirdi.A legsikeresebb időszakát itt töltötte.
2007-08 sezonu Casillas için çok verimli oldu.A 2007-08-as szezon rendkívül sikeres volt Morgenstern számára.
2. Verimliliği arttırmak.2. Erős progresszív adó.
2005 yılında, yakıt hücrelerinin metanolü etanolden çok daha verimli tüketebildiği gözlemlenmiştir.2005-ig ez a legnagyobb objektum, aminek a kvantummechanikai hullámtulajadonságait közvetlenül megfigyelték.
Geri kazanım verimliliği %70-80 civarındadır.Hatásfokuk eléri a 70-80%-ot.
Dünya'ya canlı televizyon yayınını da içeren bu çalışmalar verimli geçti.A Hír TV földindulásszerű tulajdonosváltása őt is érintette.
Klasik yöntemlere göre çok çok verimlidir.Mint azt már Önök is tudják: klasszikus értékeket.
Yeni ırkın, süt veriminin 10 ay boyunca 3 litre olması ve soğuktan minimum etkilenmesi hedefleniyor.A magoknak legalább három hónapos hideghatásra van szükségük, mielőtt kicsíráznának.
Köyün arazisi verimlidir ve çoğunlukla kara toprağın hakim olduğu bir arazidir.A terület talaja termékeny, többnyire fekete föld.
Bu etki verimi % 15 civarı arttırır.A magasabb vérnyomás 15%-kal is megnövelheti a teljesítményt.
Hububat verimi de düşüktür.Myös aistit heikkenevät.
En verimli gaz yakıtlı santrallerde %50 verim elde edilir.Parhaimmillaan pakokaasuista voidaan kierrättää jopa 50%.
Bu da yatırgaçların verimini arttırır.Se rauhoitti sijoittajat.
Gerçekte hiçbir cihazın verimi %100 değildir.Todellisuudessa 100-prosenttista pashminaa ei ole olemassa.
Mac OS 8.1 HFS Plus gibi bilinen yeni, daha verimli dosya sistemini tanıttı.Mac OS 8.1 toi mukanaan uuden HFS+-tiedostojärjestelmän.
Erken ekim, verimi önemli ölçüde arttırır.Alkusyksyllä sienet tuottavat itiöemiään lisääntyäkseen.
Ancak bunlardan çok daha verimlidirler.Se on kuitenkin näitä yksinkertaisempi.
Normalde bu enerjinin verimi %30-40'tır.Tästä painona yleensä 30–60% on sokereita.
Bu nedenle İsveç'in ekonomik verimi, 2008 mali krizinden bu yana Finlandiya'ya göre biraz daha iyi olmuştur.Yksi syy on taloudellinen epävarmuus, joka on vaivannut Suomea vuoden 2008 finanssikriisin jälkeen.
Verimlilik düşüktür.Kannattavuus heikkeni.
Ülkenin batı ve kuzeybatı bölgeleri en verimli topraklara sahiptir.Maan länsi- ja pohjoisosat saavat eniten sadetta.
Bu arazilerin Avrupa'nın en verimli tarım arazileri olduğu kabul edilmektedir.Systeemin ansiosta nämä alueet kuuluvat maapallon hedelmällisimpiin viljelymaihin.
Tarım alanları çok verimli ve geniştir.Seudun maatilat olivat suurehkoja ja menestyviä.
Özelleştirilmiş olan tarım daha verimli hale getirilmiş, tarım alanları da son zamanlarda artırılmıştır.Maanviljely muuttui yhä tärkeämmäksi ja viimeistään nyt ilmestyvät maatalot.
Ballıbabalar verimli topraklarda yetişir ve soğuğa oldukça dayanıklıdır.Valepeltoetana kykenee talvehtimaan missä tahansa elämänvaiheessa ja se kestää hyvin kylmää.
Verimlilik buzula bağlı olarak tehlike altındadır.Uhanalaisuudeltaan laji on luokiteltu vaarantuneeksi.
Taylor endüstriyel verimliliği arttırmayı hedefleyen bir makine mühendisiydi.Taylor kehitti koneenrakennuksen alalla teorioita tuottavuuden parantamiseksi.
Yumurta verimi yılda ortalama 170-200 arasındadır.Kirjoitus on ajoitettu noin vuosiin 170-200.
Çok verimli bir bölgedir.Alue on hyvin hedelmällistä.
Güç tüketiminin yaklaşık %20’si bataryaların şarj edilmesindeki verimsizliklerden kaynaklanmaktadır.Noin 40 % typen oksidien päästöistä syntyy fossiilisten polttoaineiden käytöstälähde?.
Bu nedenle sadece mutlak değerlerde verimli olmaktadır.Tämän vuoksi se on tehokas vain suhteellisen suurilla annostuksilla.
Reform süresince ücret artışı sanayi verimliliğindeki artışlarla telafi edildi.Verotusuudistuksen nähtiin maksavan itsensä joiltain osin takaisin työllisyyden paranemisen myötä.
Nemli ve verimli orman topraklarını tercih ederler.Laji suosii tiheälatvuksisia ja suuripuisia metsiä.
Tabii ki susuz toprağın verimi de düşük olmaktadır.Yleiskuvaltaan Vilppulan maisema on varsin mäkistä.
Çünkü Mars'ta muhtemelen hiçbir zaman verimli bir kabuk geri dönüşüm süreci olmamıştır.Kuitenkaan ei ole olemassa mitään merkkejä siitä, että Marsissa olisi koskaan ollut älyllistä elämää.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod