Ana içeriğe geç
Sözlük

verim ile cümle

verim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Araziler az verimli ve sulama imkanı yoktur.De har lågt golv och nigningsmöjlighet.
Modern bir taş kömürü enerji santrali ancak %45 verimlilik dercesine ulaşabilmektedir.För verkliga kraftverk brukar man kunna uppnå en största verkningsgrad på cirka 45%.
Bugüne kadar tasarlanan en verimli motorlardır.De mest avancerade modellerna räknades som de bästa som dittills tillverkats.
Köyde bol bol verimli arazi bulunur. tarıma elverişli alanlar çoktur.Det finns ett antal varor som de i byn betalar bra för.
En verimli ve parlak dönemini MÖ 78 ile M.S. 14 yılları arasında yaşamıştır.Jag vandrat länge trött och matt 78.
Fakat, gamaların tüple etkileşimi düşük olduğundan verimlilik %1 civarındadır,.Oavsett ålder motsvarar handflatan omkring 1 %.
Windows Mobile 6.1 -de gelişmiş bant genişliği verimliliği de vardı.Windows Mobile 6.1 har också förbättrad bandbreddeffektivitet ActiveSync på upp till 40 %.
Yani dirençten dolayı dışarı salınan ısı az olur ve amplifikatör uzun sürelerle çok daha verimli salınabilir.Då blir det svårare att andas på natten och en näsvingevidgare skulle underlätta betydligt.
Bazı araştırmalar ortaya koymaktadır ki mutluluklar verimli bir şekilde ölçülebilir.Деякі дослідження вказують, що рівень щастя може бути виміряний ефективно.
Burada da verimliliği yine RSA'nın ki ile karşılaştırılabilir.Тут ефективність порівнянна RSA.
1979 yılı onun için verimli bir yıl oldu.Це був продуктивний для нього рік.
O, bu aracı en verimli şekilde kullanmak zorundadır.Такий спосіб є найбільш ефективним.
Bu tür hibrid sistemlerde verim %70 lere kadar çıkabilir.ККД такої гібридної установки може досягати 70 % .
Kaynakların verimli kullanılmasını sağlar.Ефективне використання ресурсів.
Klasik yöntemlere göre çok çok verimlidir.Але в традиційних методах є і багато корисного.
Olası verimleri: Aynı kodu programın farklı yerlerinde kopyalamaya gerek kalmadan kullanabilme.Можливість повторного використання одного і того ж коду з різних місць програми без його копіювання.
Tanrı sana göklerin çiyinden ve yerin verimli topraklarından bol buğday ve şarap versin.І хай Бог тобі дасть з роси Неба, і з ситости землі, і збіжжя багато й вина молодого!
Ayrıca bölge verimli arazileri bakımından önemlidir.Він був обережний навіть у відношенні провінцій.
Verim oldukça yüksektir.Плата була достатньо високою.
Bu nedenle verimli filtreleme hayati önem taşır.Кваліфікована страховка виявляється тоді життєво необхідною.
En verimli dönemini geçirdi.То були її найщасливіші дні.
Arazi toprağı verimsizdir.Але Земфіра непохитна.
Aksi halde, verimli bir çözme işlemi gerçekleşemez.Загального способу ефективного рішення такої проблеми не існує.
Bu durumda toplam verim %80-90 lara çıkar.При цьому компанія втрачає 80%-90% вкладених грошей.
Rivayetlere göre insanlarımız yerleşmeye başladıkları zamanlarda topraklarımız çok verimli ve bereketliymiş.Часом я думаю, що моменти їх приходу є для нас надзвичайно милостиви.
Toprakları oldukça verimli olup yapay bir göle sahiptir.Острів досить великий, щоб мати свої власні озера.
Kavramsal model sistemi açıklarken verimli ya da etkili olacak mı?Оптична система може давати дійсне або уявне зображення.
Bağlantı yüksek verimlilik için sıkı olmalıdır.Лінивість може бути корисною для високої продуктивності.
Kariyerinin en verimli şeklinde sezona başladı.Цей сезон став найкращим в його кар'єрі.
Normalde bunların verimleri %5-8 arasındadır.Ця різниця становить від 5 до 8 %.
Temiz modülü sağlamak için yüzey verimi modülün hayatı boyunca artmalıdır.Для того, щоб Вій міг глянути, нечисті довелося піднімати йому повіки.
Bu düzenleme harika bir verimlilik sağlar.Покажемо еквівалентність конструктивно.
Migren ağrısı ile çalışmaya devam edenlerde ise yaklaşık üçte bir oranında iş verimliliği azalmaktadır.U těch, kteří jdou navzdory migréně do práce, klesá efektivita přibližně o jednu třetinu.
En verimli dönemi 70'li yıllardır.Jeho nejlepším obdobím jsou 70. léta.
Novi Sad Voyvodina'nın ekonomik merkezidir ve Sırbistan'ın en verimli tarım bölgesidir.Novi Sad je ekonomické centrum Vojvodiny, nejúrodnější zemědělské oblasti v Srbsku.
Mac OS 8.1 HFS Plus gibi bilinen yeni, daha verimli dosya sistemini tanıttı.Mac OS 8.1 představil nový a mnohem účinnější systém souborů, známý jako HFS+.
En verimli dönemini geçirdi.Bylo to jeho nejplodnější období.
Arazi az fakat verimlidir.Jsou to území nevelká, ale cenná.
1890’lar onun en verimli dönemi oldu.Období vymezené lety 1880 a 1890 jsou jeho nejplodnějším obdobím.
Migren, önemli derecede hem tıbbi masraflara hem de verimlilik kaybına neden olmaktadır.Migréna je významnou příčinou zvýšených léčebných nákladů a ztracené produktivity.
Paylaşımsal verimsizlik genellikle ekonomik eşitsizlikle birlikte ele alınmaktadır.Frikční nezaměstnanost obvykle souvisí také s rozvíjejícími se ekonomikami.
Çok verimsizdir.Jsem bezmocný.
Bu yöntem eskimiş ve verimliliği az olan bir yöntemdir.Jak již bylo řečeno, tak tato antikoncepční metoda je velmi málo účinná.
Gerçekte hiçbir cihazın verimi %100 değildir.Stoprocentní obrana však neexistuje.
Böylece verimi %50 olur.Nabízí mu 50 % ze zisku.
Bu düzenleme harika bir verimlilik sağlar.Tato spolupráce přinesla nádherné ovoce.
Aksi halde, verimli bir çözme işlemi gerçekleşemez.Bude tak dosaženo efektivního řešení bez státní intervence.
Verimlilik hesapları bu mantıkla yapılmaktadır.Logické operace se provádějí bit po bitu.
En yüksek verimli elektrik motoru: %90'dan daha fazla.Poměrně vysoká energetická účinnost… 20% i víc.
İlim tarihçilerine göre, İbn-i Heysem'in hayatının bu dönemi en verimli ve başarılı devri olmuştur.Tuto svou činnost při budování geodetických základů ČSR považoval za nejšťastnější období svého života.
Yüksek verimli, açıkta yetiştiriciliğe uygun iri meyveli çeşittir.A má hradby (záštity) výborné, nedobytné neobvyklé (vzácné).
Bu açık ara kullanılan en verimli yöntemdir.Je to nejefektivnější způsob jak zastavit.
Sovyet yetkililerin Ermeni yanlısı tavırları görüşmeleri verimsiz kılmaktadır.Praktiky jako gerrymandering však volby dělají nespravedlivé.
Köyün toprakları geniş fakat yer yer verimsizdir.Lidé vyhráli, ale zem je neobyvatelná.
Ovası düz ve verimli bir ovadır."Kabaret je čistá a upřímná věc.
Boğazlıyan ovası oldukça verimlidir.Zbarvení peří je poměrně pestré.
Dolayısıyla bu tip yönlendirme büyük miktardaki bilgi iletimi için daha verimli bir yöntemdir.Přímý prodej je velmi efektivní způsob zlepšení komunikačních dovedností.
İkinci mürettebatı Soyuz 11 ile istasyona ulaştı ve 23 gün kalarak verimli çalışmalarda bulundu.To se povedlo až Sojuzu 11, jehož posádka na ní strávila 23 dní.
Meşhur yemeği meyildir(ayran çorbası) sulak oldugundan sebze ve meyvede verimlidir.Moderní cuketa: populární zelenina, ze které uvaříte cokoli.
Ağaçlar ancak kısmen kendine verimlidir.Masiv je jen zčásti zalesněný.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod