verilmiş ile cümle
verilmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1990 yılından sonra ise belli şartlarla adaya giriş izni verilmiştir.Néanmoins, depuis 1990, il est permis sous certaines conditions d'entreprendre l'ascension.
3181 Ahnert Asteroyitine onun adı verilmiştir..L'astéroïde (3181) Ahnert est nommé en son honneur.
Bilimsel adı Batı Queensland’ta yaşayan olan çiftçi ve amatör biyolog Angus Emmott’a ithafen verilmiştir.Il a été nommé d'après Angus Emmott, un agriculteur et biologiste amateur de l'ouest du Queensland.
1539 Borrelly adlı asteroite onun adı verilmiştir.L'astéroïde (1539) Borrelly porte son nom pour lui rendre hommage.
İlmihâl kitâplarında önce îtikâd (îmân) bilgilerine yer verilmiştir.Au cours du voyage, ses vies antérieures prennent forme et se rappellent à lui.
Bir asteroid'e 9134 Encke ismi verilmiştir.L'astéroïde (9134) Encke porte son nom.
Bu isim, İngiliz fizikçi Lord Rayleigh'ın adına ithafen verilmiştir.Ce nombre porte le nom de Lord Rayleigh, physicien anglais.
Bu metne, Kudüs Talmudu adı verilmiştir.La ville est mentionnée dans le Talmud de Jérusalem .
3277 Aaronson Asteroyitine onun adı verilmiştir.L'astéroïde (3277) Aaronson porte son nom, en son honneur.
Bilimsel adı, Linnaeus tarafından verilmiştir.Le nom scientifique Syringa a été donné par Linné.
Sonradan Bendiktinlere verilmiştir.Ils sont ensuite digérés.
Günümüze kadar toplamda 17 adet verilmiştir.À ce jour, 70 vœux ont été réalisés.
En yüksek onur Amerikan Kimya Derneği tarafından verilmiştir.Elle est considérée comme la plus haute distinction accordée dans l'industrie chimique américaine.
Ay'daki bir kratere ve 6470 numaralı gök taşına adı verilmiştir.Un cratère lunaire a été baptisé de son nom, de même que l'astéroïde n°6470.
Bu ödüller ilk kez 2005 yılında verilmiştir.Ce prix a été décerné pour la première fois en 2005.
Kimin lehine aval verildiği belirtilmemiş ise aval, keşideci lehine verilmiş sayılacaktır.Celui qui perd donne le nombre d'insignes misés à son adversaire, celui qui gagne récupère donc les insignes.
Diğer bir grupa ise bunun tam tersine dair kanıtlar verilmiştir.Un autre groupe est confronté à des preuves contraires.
Arazi bedeli yüzde 3 faiz oranıyla 25 yıllık hazine bonosu olarak verilmiştir.Le montant étant payé en bon pour une durée de vingt-cinq ans au taux d'intérêt de 3 %.
Bu toplama, Alman matematikçi Bernhard Riemann'ın soyadı verilmiştir.Elles ont été nommées en hommage au mathématicien allemand Bernhard Riemann.
Devlete Kuomintang tarafından son verilmiştir.Il est décoré par le gouvernement du Kuomintang.
En sonunda 1908’de Prusya’da kadınların üniversiteye kayıt yaptırmalarına izin verilmiştir.Pourtant, dès l'année 1908 les Prussiennes obtinrent le droit de s'inscrire à l'Université.
İsim, 1983 yılında, meşhur Moğol paleontolog Rinchen Barsbold tarafından verilmiştir.Le nom du genre a été donné en l'honneur du paléontologue mongol Rinchen Barsbold.
İhtiyaçlarını karşılamak için ufak bir miktar has verilmişti.Elle fait de nombreux petits boulots pour subvenir à leurs besoins.
1985 yılında İsrail tarafından Uluslararası Dürüstler unvanı verilmiştir.En 1985, Israël l'honora en tant que Juste parmi les nations.
Bu uydulara William Shakespeare ve Alexander Pope'un eserlerindeki karakterlerin isimleri verilmiştir.Ces satellites tirent leurs noms des personnages des œuvres de William Shakespeare et Alexander Pope.
2001'de adı Viyana'da bir sokağa verilmiştir.Une rue lui est dédiée à Vienne.
Tip tür'e adı Fransız paleontolog François Escuillé'nin anısına verilmiştir.Le nom d'espèce escuilliei honore le paléontologue français François Escuillié.
Ödül sahiplerine daha sonra madalya ve diplomaları verilmiş, ancak para ödülünü kabul etmemişlerdir.Ils auraient reçu plus tard la médaille et le diplôme, mais pas l'argent.
İsmi İngiltere Kralı I. Charles tarafından verilmiştir.Son nom vient du roi Charles I d'Angleterre.
Basit bir Arapça isim, verilmiş - orta - aile isiminden oluşur.Le judéo-arabe était une branche de ce qu'on appelle l'arabe moyen.
Komedyene değil, bu ödül hep jönlere verilmiş.Mais la vertu n'est pas toujours récompensée...
Bilimsel ismi, Avusturyalı doğabilimci Wilhelm Heinrich Kramer'e ithafen verilmiştir.L'espèce porte le nom du naturaliste autrichien Wilhelm Heinrich Kramer.
Invalidovna metro istasyonuna bu binanın adı verilmiştir.La station de métro Invalidovna est nommée d'après ce bâtiment.
Epitet adı Britanyalı ornitolog William Ruxton Davison'a ithafen verilmiştir.Le nom vernaculaire rend hommage à l'ornithologue britannique William Ruxton Davison.
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.Environ 430 000 femmes ont reçu ce titre au cours de son existence.
Bunlardan başka çeşitli yarışmalarda filme 15 ödül daha verilmiştir.Elle remporte 15 autres prix pour ce livre,.
Ulpiana ismi ise Roma imparatoru Marcus Ulpius Nerva Traianus’un adına istinaden verilmiştir.Le nom romain lui a été donné en l'honneur de l'empereur Trajan (Marcus Ulpius Traianus).
Ülkesinin bağımsızlığını kazanması sonrasında kendisine birçok kez diplomatik görevler verilmiştir.Après l'indépendance, il occupe plusieurs fonctions diplomatiques.
Liverpool'a da 10 yıllık men cezası verilmiş ancak bu karar daha sonra 6 yıla indirilmiştir.Liverpool a été interdit de coupe d'Europe pendant 10 ans, peine finalement réduite à 6 ans.
Deneyde yapılan görüşmede soracakları soruları verilmiş bir listeden seçmek zorundaydılar.Ils ont choisi les questions d'entrevue à partir d'une liste donnée.
(Alıntıda bu bilgi düzeltilerek verilmiştir.)(Toutes ces propositions ont été décrétées.)
Bu süreç sonucunda UIT-CI çatısı altında birleşme kararı verilmiştir.À la suite de ce processus, la décision de fusion a été prise dans le cadre de l'UIT-QI.
İlk planlanan sayıları 77 olduğu için uydulara o atom numaralı element olan İridyum adı verilmiştir.Le nom "Iridium" est choisi parce que les 77 satellites prévus correspondant au numéro atomique de l'iridium.
Yeryüzüne gönderilirken Ulukayın (veya Ulu Ata) tarafından kendisine Su, Ateş ve Demir verilmiştir.Il vit sur l'eau, et ne va sur la terre ferme que pour la nidification et le repos.
Bu yöntemin algoritması aşağıda verilmiştir.La description de cet algorithme est donnée ici.
Film İngilizce konuşulan ülkelerde The Big Day (Türkçe: Büyük Gün) adıyla gösterime verilmiştir.Le film a été traduit en anglais sous le titre : The Promised Land.
Daimyolara toprak gelirlerinin 1/10’unu özel gelir olarak alacakları sözü verilmiştir.On promet aux daimyos 1/10 du revenu de leurs anciens fiefs en tant que revenus privés.
Aşağıda Vikipedi'de bulunan algoritmaların listesi verilmiştir.Ne sont cités que des algorithmes présents sur Wikipédia.
İddia makamı tarafından soruşturma yargıçlarına beş olası şüphelinin adı verilmiştir.Susan donne à la police les noms de trois criminels potentiels.
Babasını öldürtmesinden dolayı kendisine Tacikçe Pederkuş(baba katili) lakabı verilmiştir.Il fut enterré à côté de la tombe de Hârûn ar-Rachîd, le meurtrier de son père et le père de son meurtrier.
Ayrıca listede 2012, 2011 ve 2010 yıllarının istatistikleri de verilmiştir.De plus amples informations sur l'institution sont également disponibles dans son rapport annuel 2012 et 2013.
Buna karşılık hükûmet tarafından kendisine bir üstün hizmet nişanı verilmiştir.Et une autre grâce lui fut accordée : celle de la guérison.
Bu iki 'kehânet'i takdir ederek Deimos'taki iki kratere Swift ve Voltaire adı verilmiştir.Seuls deux cratères de Déimos ont été nommés : Swift et Voltaire.
Kendisine Pater Patriae ("Vatanın Babası") unvanı da verilmiştir.Patricius est lui-même dérivé du mot pater (père).
Wataghin'e 1951 yılında Antonio Feltrinelli Ödülü verilmiştir.Il reçoit le prix Antonio Feltrinelli en 1952.
Lakin istihbarat hatası nedeniyle yanlış bilgi verilmiştir.Le raid était basé sur des renseignements erronés.
1989 yılında Macauley'e, Katolik Kilisesi tarafından kendisine diyakon rütbesi verilmiştir.En 1989, Macauley est ordonné diacre de l'Église catholique.
Memleketi Malatya'da ismi bir caddeye ve bir liseye verilmiştir.La ville de Genève a donné son nom à une rue et à une école.
Daha I. Basileios'un (976-1025 arası hükümdar) hükümdarlığında, Adriatik savunması, Venediklilere verilmişti.Déjà, lors du règne de Basile II (976-1025), la défense de l’Adriatique est cédée à la marine vénitienne.
Çünkü müttefikler tarafından sadece bu faaliyetlere izin verilmiştir.Seules des conditions spéciales étaient reconnues par les Alliés.
İlgili Sayfalar