1047 akademisyenle eğitim verilmektedir.Az első kísérletet 107 egyetemi hallgatóval végezték.
Corday'a ise eserde yer verilmemiş.Végül nem kapott helyet a Memory.
Müslümanların evleri tek tek aranarak Ermenilere ait malları kendilerine verilmek üzere toplattı.A muzulmánoknak a vagyonukhoz mérten kell adományokat adni.
Telefon yoluyla yakınları kaybolanlara destek verilmektedir.A személyhívóval nem rendelkező tagokat telefonon értesíti.
Kişisel olarak muharebeye girmesine izin verilmez.A tetthelyre nem szabadott belépnie.
1977 yılından bu yana verilmektedir.Ez 1973 óta van így.
Bu olaya "Bolton Katliamı" adı verilmektedir.Az esemény „a pelhamita kisdedek lemészárlása” nevet kapta.
Gandi ve yandaşları Hindistan'a hemen bağımsızlık verilmezse savaşa destek vermeyeceklerini açıkça belirtti.Richárd és szövetségesei számára csata nélkül is nyilvánvalóvá vált, hogy nem nyerhetnek.
İstanbul'da kendisine memur olarak bir görev verilmeyince uzun süre yokluk içinde yaşadı.Sokáig élt nagy szegénységben mint munkanélküli.
Mürettebata daha yumuşak kıyafetler ve lastik çizmeler verilmesi gerekir, çünkü akışkan çok dehidre olur.A hajósok kimosott és kötélen száradó ruhái teszik még mozgalmassá a kompozíciót.
(Bu adın verilme nedeni dürbünle bakıldığında ışık veren gaz bulutu gibi gözükmeleridir.)(Nevük onnan ered, hogy a mirigyváladék következtében átható szagot áraszt egész testük.)
Ama eğitim verilmektedir.Kiképzésre használatos.
Yüksekokul bünyesindeki dört bölümden üçünde 4 yıllık eğitim verilmektedir.4 évfolyamon három osztályban folyik az oktatás.
ISO 4217 kodu verilmemiştir ancak gayriresmi olarak GGP kullanılmaktadır.ISO 4217-kódja nincsen, mert a szakadár területeken kívül nem fogadják el.
Daha sonra zaman içinde Gazetecilik, Radyo ve Televizyon dallarında verilmeye başlamıştır.Ezt követően naponta több hírösszefoglalónak is helyet adtak televíziókban, rádiókban, nyomtatott sajtóban.
İkinci düzey kayıtlara doğrudan izin verilmektedir. .com.aw ticari siteler için açılmıştır.A regisztráció lehetséges a második szinten is de van .com.aw domain is kereskedelmi oldalak számára.
Microsoft tarafından 10 Nisan 2018 tarihine kadar destek verilmeye devam edecektir.2017. április 17-ig támogatja a Microsoft.
Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği (RIAA) adlı kuruluş tarafından verilmektedir.Ezek közül leginkább ismeretes az amerikai hanglemezgyártók szövetségének (RIAA) ajánlása.
Bu istifasından sonra Mesih Mehmed Paşa emekliye ayrılıp diğer bir devlet işi ve unvanı verilmemiştir.Bartha Károly nyugdíjaztatása után nem vállalt sem politikai, sem katonai szerepet.
Hem yazar hem de yapımcılara ödül verilmektedir.Különleges jutalmazások illetik a feltalálókat és a szerzőket.
Öncelikle karar verilmesi gereken şey üzerinde karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.Először eldöntjük, mit kell eldönteni, aztán két csapatra oszlunk.
Herkesin kendi kadrosunu oluşturulmasına izin verilmesi.Teljes vélemény- és szólásszabadságot, szabad rádiót, MEFESZ újságot!
Ödül ilk defa 1976'da The Society of West End Theatre Awards ismiyle verilmeye başlandı.Ensimmäiset palkinnot jaettiin vuonna 1976, tuolloin nimellä Society of West End Theatre Awards.
Düşüşünün ertesi günü ölürken son sözleri "Kurbanlar verilmelidir" olmuştur.Hän kuoli seuraavana päivänä sanoen ”Opfer müssen gebracht werden!” (”Uhrauksia on tehtävä!”).
Günde Sadece bir kere su verilmektedir.Ne käyvät juomassa vain kerran päivässä.
1959'dan 1974'e kadar sadece erkeklere verilen ödül, 1974 yılından beri bayanlara da verilmektedir.Palkintoa on jaettu miehille vuodesta 1959 ja naisille vuodesta 1974.
1917 - Pulitzer Ödülleri ilk kez verilmeye başlandı.1917 – Ensimmäiset Pulitzerin palkinnot myönnettiin.
Buradaki parlamenter rejime “Westminster Modeli” adı da verilmektedir.Enemmistöparlamentarismistä käytetään joissain maissa myös nimitystä Westminster-järjestelmä.
Bu uzaylara Banach uzayı adı verilmektedir.Tällaisia avaruuksia kutsutaan Banachin avaruuksiksi.
Siyasal partilere izin verilmedi.Poliittiset puolueet ovat sallittuja.
Oyuncaklar, yiyecek ile birlikte verilmektedir.Työkaluja ostetaan käyttöön ruoalla.
Doğu Alman futbolcuların Hollanda'ya gidişine izin verilmedi.Ottelua Hollanti-Itä-Saksa ei pelattu.
İkincilik başka bir sürücüye verilmedi.Toisena kuljettajana jatkoi Prost.
Bunu üzerine kendisine şeyhülharem eki ile Cidde valiliği verilmek istendi.Hänet jätettiin sinne vakavasti evästettynä rehellisyyteen.
2006 yılından bu yana verilmektedir.Se on myönnetty vuodesta 2006 lähtien.
Ödül, 1996'da bayanlar için de verilmeye başlandı.Vuonna 2003 Selkätie tuli myös tytöille pakolliseksi.
Pek çoğuna vatandaşlık verilmemiştir.Monilla ei ole edes maan kansalaisuutta.
Ayrıca madalya alanlara 15.000 Kanada doları tutarında para ödülü verilmektedir.Siihen liittyy 15 000 Kanadan dollarin suuruinen rahapalkinto.
Ertesi sabaha kadar kurtarma ekiplerinin kaza yerine gitmelerine izin verilmedi.Henkilövahingoilta vältyttiin aseman järjestyksenvalvojien ehdittyä viime hetkellä evakuoida laiturialueen.
Ticari Tedarik Servisi gibi bu programda da belli hedeflere ulaşınca para ödülü verilmekte.Jos esimerkiksi kuluttaa tarpeeksi rahaa kaupassa, saa palkinnon.
Fakat genel olarak Ankara doğumlu olarak verilmektedir.Kuitenkin yleisesti ajatellaan jo Anaksagoraan tehneen sen.
Ödül, 1991 yılından beri verilmektedir.Palkintoa on myönnetty vuodesta 1991 lähtien.
Babalara da iki ay doğum izni verilmesi gerektiğini savundu.Kirkon suositus on, että vauva kastetaan kahden kuukauden kuluessa syntymästä.
Kate Greenaway Madalyası, 1955'te Birleşik Krallık'ta verilmeye başlanan bir ödüldür.Kate Greenaway -palkinto perustettiin vuonna 1955 ja ensimmäinen mitali jaettiin vuonna 1957.
4. bölümde 3, diğer bölümlerde ise 6 görev verilmektedir.A-osassa on neljä tehtävää, joihin kaikkiin vastataan.
İnek sütü verilmemelidir.Lehmätkään eivät enää antaneet maitoa.
Nobel ödülleri her sene ölüm tarihi olan 10 Aralık'ta verilmektedir.Nobelin palkinnot jaetaan vuosittain 10. joulukuuta pidettävässä juhlatilaisuudessa.
Polis Akademisi'nde bu konu üzerinde bir de ders verilmektedir.Aihetta myös tutkittiin poliisiammattikorkeakoulussa.
Bir miktar askerin kaleye girmesine izin verilmeli.Sen tarkoitus on estää vihollisen pääsy sisälle linnaan.
Kapak olarak belirlenen konularda çok sayıda telif ve tercüme makaleye yer verilmektedir.Käännöksessä on useissa kohdin Sugitan muistiinpanoja jäänteenä käännöstyöstä.
Yarışmacıların puanları verilmedi.Kanssakilpailijaa ei saa häiritä.
İlçede ayrıca seracılığa destek verilmektedir.Myös sisustusta on parannettu mukavuuden nimissä.
İtki sıcak gazların motorun arkasından dışarıya verilmesiyle sağlanır.Lämmityslaite on takana olevasta moottorista johtuen varsin tehoton.
Klasik tenis kurallarından tek farkı tenis topunun 1 defa yerine 2 defa sekebilmesine izin verilmesidir.Muista tenniksen lajeista poiketen sekanelinpelissä pelataan vain kaksi täyttä erää.
Bazı sınırlamalarla kişisel mülkiyete izin verilmekteydi ancak gayrimenkul çoğunlukla Devlet malıydı.Yksityisiä investointeja sallittiin rajoitetusti mutta pääosin hallinto oli kommunistista.
1980'lere kadar Sovyet TV'sinde hiçbir şekilde reklama yer verilmedi.Pilottijaksoa ei esitetty Suomen televisiossa ennen kuin 1980-luvun lopulla.
Öykünün çoğaltılmasına izin verilmemektedir.Tarinan todenperäisyyttä ei ole kyetty vahvistamaan.
Sanatlı söyleyişlere yer verilmez.Taiteellisista näkökohdista ei tarvinnut välittää.
1938'den itibaren Sanat Sergisi bölümünde "Büyük Ödül"ler verilmeye başlanmıştır.Siksi vuonna 1938 alettiin puhua ”sotilaallisiin toimenpiteisiin asti ulotetusta puolustusvalmiudesta”.
İlk ödüllerin 4 Haziran 1917'de verilmesine rağmen, artık Nisan ayında açıklanmaktadır.Ensimmäisen kerran palkinnot myönnettiin 4. kesäkuuta 1917.