1977 yılından bu yana verilmektedir.Przyznawana jest od 1973.
Mahallede eğitime önem verilmektedir.Interesujące są dzieje miejscowego szkolnictwa.
3)Gözaltındakilerin geri verilmesi.W pasie przewiązani są powrósłami.
Diğer taraftan kafa ve yüze diz veya tekmelere izin verilmektedir.Dozwolone są ataki na głowę i krocze.
Telefon yoluyla yakınları kaybolanlara destek verilmektedir.Kontaktowali się oni z obradującymi za pomocą telefonów.
Bu ödül her sene en başarılı amatör atlete verilmektedir.Stypendium przyznawane jest corocznie w listopadzie dla najbardziej obiecującego dziecięcego artysty.
Antibiyotik tedavisi ilaçlara kötü reaksiyon gösteren yetişkinlere verilmeyebilir.Antybiotykoterapii nie należy stosować u zdrowych osób dorosłych, które źle reagują na leki.
Cenaze töreninin Ankara'da yapılmasına izin verilmemiştir.Rada miejska nie chciała dopuścić do jego pogrzebu we Wrocławiu.
Enstitü bünyesinde iki programda doktora eğitimi verilmektedir.Pod jego kierunkiem dwie osoby wykonały rozprawy doktorskie.
Ödüller üç ana kategoride verilmektedir.Nagrody przyznano w dziewięciu głównych kategoriach.
Ancak heyet Batum'a geldiğinde sınırdan içeri girmelerine izin verilmez.Gdy tylko są na Wembley Arena nie mogą się powstrzymać od wejścia za kulisy.
Türkiye'de bu izinler Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından verilmektedir.W Polsce jest to koncesja na wykonywanie przewozu lotniczego wydawana przez Urząd Lotnictwa Cywilnego.
Fiziksel temasa izin verilmez.Nie było żadnego kontaktu fizycznego.
Ödüller on beş dalda verilmektedir.Nagrody zostały przyznane w 15 kategoriach.
Ayrıca kadınlara ön saflarda görev verilmemektedir.Mimo to nie mianowano kobiet na stanowiska sędziowskie.
İlk üç kısmın yarısında kısa bir ara verilip katılımcıların kalan soruları okumasına imkan verilmektedir.Trzeci dokument wydaje się zbyt krótki, żeby pomieścić nazwiska 30 krewnych.
Ödül,2004 yılından beri verilmektedir.Nagroda przyznawana jest od 1999.
Velhasıl diğer devletlerin hiçbirine verilmeyen imtiyaz, İtalya'ya verildi.Jedynym krajem, który nie przyznał jej żadnego punktu, były Włochy.
Buyuk metropoliten Napoli nüfusu ise yaklaşık 3 ile 5 milyon olarak verilmektedir..Populacja w bagnie Zapata jest szacowana pomiędzy 3000 a 5000 osobników.
İlçede posta isleri Merkez Müdürlüğünce hizmet verilmektedir.Usługę wysyłania telegramów świadczył urząd pocztowy.
Aslında 45 kiloya düşmesi planlanmış ama sağlık nedenleri ile buna izin verilmemiş.Podrzuciła 50 kilogramów, jednak nie została sklasyfikowana.
Tahliyesinden sonra yeniden fakülteye dönmesine izin verilmedi.Po wojnie nie wrócił na studia.
Batı Avrupa'daki komünist partilere ise hiçbir şekilde bilgi verilmez.O krańcach zaś Europy na zachód nie umiem nic pewnego powiedzieć.
1900 yılından itibaren verilmedi.Ostatecznie rozebrana przed 1900 rokiem.
İtirazının nedeni bu unvanın veliaht olan erkek prenslerin eşlerine verilmesidir.Jest to jedyna znana źródłom żona tego księcia.
O tarihten sonra bir daha bu madalya kimseye verilmemiştir.Po tej wieczerzy nie ma już następnego posiłku.
Otomatik meteoroloji hizmetleri de verilmektedir.Zapoczątkował też regularne pomiary meteorologiczne.
Tüm bu olaylar büyük puntolarla manşetten verilmekteydi.Reżyser przykładał dużą wagę do wszelkich detali.
İkinci kişiye verilmesi beklenen ödül, kimsenin talepte bulunmaması üzerine verilmedi.W przypadku gdy żaden zawodnik nie zgłosi się do odpowiedzi, nagroda nie jest przyznawana nikomu.
Savunma avukatları verilmesine rağmen Bundy savunmasını kendisi yaptı.Pomimo że otrzymał 5 adwokatów, Bundy występował jako własny obrońca, przesłuchując nawet świadków.
Bu görevinden sonra herhangi bir devlet görevi verilmedi.Po odejściu z urzędu nie pełnił funkcji państwowych.
Böylece, bir nâzım şeklinde konu birliğine önem verilmesi yoluna geçilebilmiştir.Dzięki temu procesowi możemy np. skupić wzrok na danym przedmiocie ruszając jednocześnie głową.
Ödüllerin kapsamında sadece Broadway yapımlarına verilmektedir.W bazie znajdują się wyłącznie dane dotyczące produkcji z Broadwayu.
1980'lere kadar Sovyet TV'sinde hiçbir şekilde reklama yer verilmedi.Do końca lat osiemdziesiątych nie było w tym kraju telewizji prywatnej.
Herastrau Gölü'nde küçük teknelere izin verilmektedir.Pływanie w jeziorze Esrum jest dozwolone.
Avusturya Hükûmeti mültecilerin serbest bırakılmasını protesto ettiyse de ehemmiyet verilmedi.Z uwagi na ściganie powstańców przez władze austriackie postanowił emigrować.
Her yaz "Teramo Edebiyat Ödülü" verilmektedir.Przyznano doroczne nagrody „Literatury na Świecie”.
Çiftin evlilik geçmişlerine dair bilgi verilmez, karakterlerin geçmişlerine dair de çok şey bilinmez.Oboje są sierotami, nie wiedzieli wiele o przeszłości swych rodziców.
Ve 41 adet T-90S Rusya'ya sipariş verilmektedir.Do 2011 roku zdobyto zamówienia na 34 eksportowe C-17A.
Örneğin, hırsızlık yapan bir kişiye, hırsızlık yağtığı için hapis cezasının verilmesi.Kto kradnie z włamaniem podlega karze...
Ağabeyli'de 1 adet İlköğretim okulu eğitime hizmet verilmektedir.W Wycombe Abbey School uczyło się początkowo 40 dziewcząt.
Üniversitede Fince ve İsveçce eğitim verilmektedir.Wykłady odbywają się w językach fińskim i szwedzkim.
Mücadele sonunda gümüş madalya verilmedi.W tej konkurencji nie przyznano zatem srebrnego medalu.
Kalan 28 tanesinde karma eğitim verilmektedir.Do działań desantowych szkolono przede wszystkim 28.
2. yabancı dil olarak Almanca dersi verilmektedir.Jako język wykładowy wprowadzono język niemiecki.
(1900’lerin başlarında kadınların teleskop kullanmalarına izin verilmemekteydi.)(I början av 1900-talet tilläts inte kvinnor hantera teleskop.)
Tuvalet kullanmaya izin verilmemektedir.Hon får inte använda toaletten.
Fiziksel temasa izin verilmez.Fysisk kontakt är inte tillåten normalt.
Ama bu sefer de hapis cezası verilmedi.Det blev denna gång ingen påföljd.
Not: 1992'den beri yalnızca seçmelere katılmış yüzücülere de madalya verilmektedir.Not: sedan 1992 tilldelas även tävlande som enbart simmat i de kvalificerande omgångarna medaljer.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Han stödjer inte att illegala immigranters barn automatiskt ska få medborgarskap.
Siyasal partilere izin verilmedi.Partipolitiska arrangemang tillåts inte.
23 Haziran 1925'te yaratıldı ve 1934'e kadar verilmeye devam edildi.Priset instiftades den 23 juni 1925 och utdelades sedan fram till 1934.
Ödüller üç ana kategoride verilmektedir.Priset delas ut i tre kategorier.
B 1948 yılında Nobel Barış Ödülü kimseye verilmemiştir.C 1948 delades Nobels fredspris inte ut.
İlk dozun 12 - 18 aylık iken verilmesi önerilir.Den inledande rekommenderade dosen sker mellan 12 och 18 månaders ålder.
Bu eser ona uluslararası ün kazandırdı ve birkaç sanat ödülü verilmesine neden oldu.Den målningen gav honom internationellt erkännande och han fick flera priser för den.
Mahkeme sanıkların talep ettiği sürenin verilmesine karar vererek, duruşmayı 15 Şubat 2017’ye erteledi.Överklagan gick vidare till regeringen som 15 juni 2017 beslutade att avslå överklagandena.
İngiliz Toraks Derneği hafif hastalığı olan kişilere antibiyotiklerin verilmemesini tavsiye etmektedir.British Thoracic Society rekommenderar att antibiotika undanhålls för de som är lindrigt sjuka.
Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükûmetleri tarafından izin verilmedi.Fyra nobelpristagare tilläts inte motta priset av sina regeringar.