Ana içeriğe geç
Sözlük

verilme ile cümle

verilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kapalı devre bir sisteme sahip motorun içine dışarıdan bir yakıt verilmez.Tuttavia non ha un ciclo del combustibile chiuso.
Her kategoride her yıl ödül verilmeyebilir.Per ciascun anno non può essere assegnato più di un premio.
Bunlardan birincisine "tohum yatırımı" adı verilmektedir.Il primo fa riferimento alla cosiddetta "appartenenza di specie".
Bu alanda çalışan işletme enformatiği uzmanlarına sistem analisti adı verilmektedir.La componente del SO che si occupa di tutto ciò viene chiamata file system.
Fakat Sultan Murat tarafından amacı anlaşıldığından kendisine yüz verilmedi.Nell'ascoltare la condanna capitale Murat non si scompose.
4. bölümde 3, diğer bölümlerde ise 6 görev verilmektedir.La terza parte è un trattato, in quattro capitoli, sulle vocali.
Düşüşünün ertesi günü ölürken son sözleri "Kurbanlar verilmelidir" olmuştur.Si spense il giorno dopo dicendo: "Opfer müssen gebracht werden!"
Hem yazar hem de yapımcılara ödül verilmektedir.Gli autori e gli illustratori vengono premiati, invece, per la loro produzione complessiva.
1946 yılında ödül verilmemiştir.Nel 1933 non è stato assegnato alcun premio.
Ancak mühürlü zarf hiç açılmayacak ve kimsenin içindekileri görmesine izin verilmeyecektir.A parte gli occhi scrutatori, nessuno sa cosa ci sia all'interno.
Corday'a ise eserde yer verilmemiş.Burāq non è menzionato in alcun modo nel Corano.
P273 Çevreye verilmesinden kaçının.P273 – Non disperdere nell'ambiente.
Bu sürece sistem yaşam döngüsü adı da verilmektedir.Il periodo è conosciuto anche con il nome di Ricostruzione.
Bu işlemlerin tamamına ise sinema endüstrisi adı verilmektedir.L'insieme di tali attività è chiamato "distribuzione cinematografica".
Kadınlara oy hakkının verilmesini savundu ve bu hakkı 1919'da kabul ettirdi.Questo movimento culminò con la concessione del suffragio femminile nel 1919.
Ödüllerin ilk kez verildiği 1954 yılı Ulusal Film Ödülleri'nin de verilmeye başlandığı yıldır.I Filmfare Award sono stati consegnati per la prima volta nel 1954, stesso anno del National Film Awards.
Muayene hizmetleri, randevu ile verilmektedir.La riserva è visitabile dietro appuntamento.
Hegel'e göre bütün, Mutlak olarak adlandırılmakta ve ruhsal bir anlam verilmektedir.Il Dio di Hegel è necessità assoluta che si fa identità assoluta.
Ayrıca APS ile de hizmet verilmektedir.È presente anche l'ABS.
1986'de televizyon alanı için de ödüller verilmeye başlandı.Nel 1967 aggiungono anche la consegna dei premi anche per la radio.
Seçici Kurul ödül verilmemesi yolunda karar alabilir.Per l'assegnazione di un premio la decisione deve essere unanime.
1991-1996 yılları arasında ödül verilmedi.Dal 1992 al 1996 il premio non è stato assegnato.
Programda bir dizi hayâli karaktere yer verilmektedir.Nel programma intervengono diversi personaggi famosi.
Son olarak gazetede ilanlar bölümüne de yer verilmektedir.Infine si passa alla sala dei pani quotidiani.
2 branşta madalya mücadelesi verilmektedir.Si preannuncia una lotta a due per l'oro.
Eöl Anglachel'i Nan Elmoth'ta kalmasına izin verilmesinin bedeli olarak Doriath Kralı Thingol'e vermişti.Egli donò Anglachel a Thingol, risentendosene, come pegno per il permesso di vivere a Nan Elmoth.
Dini nikaha ise ancak resmi nikahtan sonra ve eğer taraflar isterse cevaz verilmektedir.Il divorzio è stato concesso, ma le richieste di risposarsi e legittimare i suoi figli furono rifiutati.
Bazen operaevinde bulunan opera kumpanyasının adı da verilmektedir.A volte si esibisce la compagnia reale svedese dell'Opera.
Özel mülkiyete izin verilmemekteydi.Proprietà privata non visitabile.
Ayrıca 1997 yılından itibaren Arapça olarak yayın hizmeti verilmektedir.Dal 2013, questo dizionario è disponibile anche online.
1953'ten beri her yıl verilmektedir.Viene disputata annualmente dal 1935.
III. tabakanın çanak çömleği hakkında bilgi verilmemiştir.Non sa di aver lasciato il portasigarette sulla scena del delitto.
5 erkek, 4 kadın ve 1 karışık branşta madalya mücadelesi verilmektedir.Cinque giovani del villaggio, quattro scapoli e uno sposato, sono stati chiamati alle armi.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.I membri dell'Ordine ricevevano una pensione.
Benzer bir hizmet Google tarafından Google Answers adıyla verilmektedir.È stato concorrente del progetto fallito di Google, dal nome Google Answers.
Yahudiler, kendi etnik gruplarına bir toprak verilmesini talep ettiler.I gesuiti ottennero il permesso di formare proprie milizie.
Köyde ilköğretim okulu vardır ama öğrenci yokluğundan öğretmen verilmemektedir..Köy Konağı Bulunmaktadır.Il quale decide di cogliere l'occasione che gli si presenta: il maestro di scuola del villaggio è scomparso.
Bu uzaylara Banach uzayı adı verilmektedir.Tali spazi sono chiamati spazi di Banach.
Mannitol kesinlikle verilmemelidir.Non è ammesso lo schienamento.
Hoktopus bunun ikinci kere verilmesine kızgındır.L'Académica si è aggiudicata il titolo per la seconda volta.
Eski okul binasında bu öğrencilere her gün öğlende 3 çeşit sıcak yemek verilmektedir.Ha anche foraggia a quanto pare il cassonetto scuola per cibo ogni giorno alle 3:00.
Şimdiler de ise "Yıldız Takımı" eki dergiyle birlikte verilmektedir.Innanzitutto si sviluppò lo stile "squadrato".
Bu konfigürasyona allokorteks (veya heterotipik korteks) adı verilmektedir.Quindi, viene definito un antiossidante terminale (o suicida).
Her gün aynı zamanda verilmesi şartıyla, gün içinde de her zaman diliminde uygulanabilirler.Nel Peso, com'è ormai consuetudine, si fa tutto in un giorno.
Bunun için verilmesi gereken güç birkaç kilowatt ila bir gigawatt arasında değişebilir.Lo spazio utilizzato per la partizione di swap può variare da pochi megabyte fino a qualche gigabyte.
Buna rağmen ilk görevinde ihmalkar davrandığı için, bir süre katılımcı olmasına izin verilmedi.Infatti, nella sua prima causa come avvocato non riuscì nemmeno a parlare.
Bu listelerde bulunan yapılara "listelenmiş yapılar" adi verilmektedir.Elenco delle opere disponibili in "Liber Liber".
Öğrenciye bol bol kılavuz verilmektedir.Il numero degli studenti è oscillato parecchio.
Ülkeden göç etmeye zorlanan Yahudilerin ise mal varlıklarını yanlarına almasına izin verilmemiştir.Questi ebrei furono costretti ad emigrare in Israele dove nessuno gli avrebbe preso i beni.
Yunanlara Anadolu'da toprak verilmelidir.I greci lasciano Adrianopoli.
Grup 47 Edebiyat Ödülü’nün verilmesine 3 yıl ara verilmiştir.Nel 1952 le venne conferito il premio letterario del "Gruppe 47".
Polis Akademisi'nde bu konu üzerinde bir de ders verilmektedir.Si aggiunge a questi anche lo spettacolo Scuola di Polizia.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Женщинам запрещено водить машину.
1969 ve 1979 yılları arasında hiç Altın Aslan verilmemiştir.В 1969—1979 годах «Золотой лев» не вручался.
Düşüşünün ertesi günü ölürken son sözleri "Kurbanlar verilmelidir" olmuştur.Он умер на следующий день, его последними словами были: «жертвы должны быть принесены».
Durumu kontrol etmek isteyen İbrahim saraya yeniden girmek istedi, ancak ona izin verilmedi.Ибрагимов уступал в росте, и поэтому не успевал за своим противником.
Libya şu anda turist vize vermemektedir fakat 2014 yılında turist vizesi verilmesi ile ilgili planlar vardır.Саудовская Аравия не выдает туристические визы, но есть планы по их введению в 2018 году.
Hediye Ağustos 2011'de duyuruldu ama aslında 2010 yılında bir hediye olarak verilmesi gerekiyordu.Подарок был обещан в августе 2011, хотя первоначально он должен быть подарен в 2010 году.
Copley Madalyası 1731 yılından beri her yıl bilim insanlarına verilmektedir.С 1731 — Медаль Копли, вручается ежегодно за достижения в какой-либо из областей науки.
Günümüzde en tehlikeli Antisemitizm Yahudi devletine izin verilmeyen dünya isteyenlerin olabilir.”Сегодня самые опасные антисемиты — те, кто хочет сделать мир без еврейского государства».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod