(1900’lerin başlarında kadınların teleskop kullanmalarına izin verilmemekteydi.)(Au début des années 1900, les femmes n'étaient pas autorisées à se servir de télescopes.)
Bu nedenle jüri FACE ödülünün “Bamako”/”Mahkeme” filmine verilmesine karar vermiştir.”C'est pour cette raison que le jury a décidé de décerner le Prix du film FACE à Bamako/La Cour ».
Bir yabancı ülke vatandaşının pasaport süresinin bitimine 3 aydan az bir süre varsa, vize verilmeyecektir.S'il y a moins de 3 mois pour l'expiration du passeport d'un citoyen étranger, un visa ne sera pas accordé.
Eşi (veya eşlerinin) ismi verilmemiştir.Il n'a donné aucune descendance à ses épouses.
B 1948 yılında Nobel Barış Ödülü kimseye verilmemiştir.B En 1948, le prix Nobel de la paix n'a pas été attribué.
Ancak şöyle önemli bir bilgi verilmeliydi: Dikkat!Elle avait appris une chose : Le Courage.
Ancak, hastalık ya da kaza sonucu ölen milis ve gönüllülerin sayısı üzerine hiçbir rakam verilmemiştir.Il n'existe pas de chiffres quant au nombre de miliciens et de volontaires morts de maladie ou d'accident.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le Passeport argentin est utilisé par les citoyens argentins pour voyager à l'étranger.
Bombalar patlamadan önce hiçbir uyarı verilmedi.Les bombes explosèrent sans qu'aucun avertissement ne soit donné.
Tony Ödülleri'nin ilk yılında en iyi oyun için ödül verilmedi.Il n'y a pas eu de Tony pour la meilleure pièce la première année.
Ama bu sefer de hapis cezası verilmedi.Cette fois encore, il n'y a eu aucune peine de mort.
Bu araştırma alanına günümüzde kuantum kozmolojisi adı verilmektedir.Ce domaine de recherche est ce que l’on appelle la cosmologie quantique.
Kazak pasaportu Kazakistan vatandaşlarının yurtdışına seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Le passeport kazakh est un document délivré aux citoyens du Kazakhstan pour voyager en dehors de leur pays.
3 Köy İlköğretim Okulunda 69 Öğrenciye 3 Öğretmen tarafından birleştirilmiş sınıf eğitimi verilmektedir.L'école primaire publique accueille 69 élèves répartis en 3 classes.
Not: 1980 ve 1984 yılında ödül verilmemiştir.Note : En 1980 et 1984, le prix n'a pas été décerné.
777-300'ün daha önce Boeing 747'ler tarafından uçulan ana hava hatlarında çalıştırmasına izin verilmektedir.Elle permet au 777-300 de voler sur des lignes aériennes importantes précédemment opérées par des 747.
Tuvalet kullanmaya izin verilmemektedir.La baignade n'y est pas autorisée.
Yaşlılara emekli maaşı verilmelidir.Les plus âgés reçoivent une pension.
1928 yılında devletin dininin İslam olduğu ibaresi kaldırıldı fakat laiklik ibaresine yer verilmedi.En 1928 l'Islam n'est plus religion d'État, elle demeure toutefois sous sa tutelle.
Bu kılıçlar asla geri verilmedi.Ces échantillons n'ont jamais été récupérés.
Bir armağanmış gibi verilmemeli."Ça doit être un cadeau."
Esas tabaka Erken Tunç Çağı tabakası olarak verilmektedir.Le nombre maximum de thread doit être connu à l'avance.
Böylece kadılık unvanının verilmesinde bir düzen kurulmuştur.Quand c'est le cas, un classement féminin est établi.
Millî park içinde araç trafiğine izin verilmemektedir.Aucun véhicule motorisé n'est autorisé dans le parc.
Temmuz 1992'de, puanlamaya dayalı iznin verilmesine karşı protesto etmek için böyle bir hareket kurulmuştur.En juillet 1992, elles se multiplient pour protester contre l'instauration du permis à points.
Not: 1980 yılında ve 1984 yılından 1988 yılına kadar ödül verilmemiştir.Note : en 1980 et de 1984 à 1988 le prix n'a pas été décerné.
1871 - Paris Komünü, eşit işe eşit ücret verilmesini kabul etti.En 1891, Coleman se déclare en faveur de l'égalité salariale pour les femmes - à travail égal, salaire égal.
1987'den beri verilmektedir.Il existe depuis 1987.
Adına Aurora Ödülleri verilmektedir.Il a d'ailleurs donné son nom aux Prix Aurore.
B6 vitamini verilmesi tedavi edici olabilir.La vitamine B6 pourrait être utile.
O yıldan beri bu ödül verilmemiştir.Aussi le prix ne fut-il pas attribué cette année-là.
Öğrenciye bol bol kılavuz verilmektedir.De nombreux services sont offerts aux étudiants.
Araca henüz bir isim verilmemiştir.La tournée n'a pas encore de nom officiel.
Eserde tanrının ismi verilmez ama bu tanrının Perun olması kuvvetle muhtemeldir.Le nom de ce dieu n'est pas mentionné mais néanmoins il est hautement probable qu'il fasse référence à Péroun.
Öyküde verilmek istenen bir ders varsa bile, Poe bunu metin içinde doğrudan belirtmemiştir.Si l'histoire a vraiment une morale, Poe n'établit pas explicitement quelle est cette morale.
Halk tarafından yapılan oylama sonucunda verilmektedir.Résulte d'un vote du public.
Bu tür genel kabul görmemiş üçlemelere "gayrıresmi üçlemeler" adı da verilmektedir.Ils sont même souvent étonnés du comportement incompréhensible de ces « tribus locales ».
Her bölüm sonunda, gösterilen başarıya göre oyuncuya bir not verilmektedir.À la fin du niveau, un score est attribué à chaque joueur.
Philippe Pétain'e tam yetki verilmesini amaçlayan kararı destekledi.Vote des pleins pouvoirs à Philippe Pétain.
Corday'a ise eserde yer verilmemiş.Kormesius n'est cité nulle part ailleurs.
Adına şiir ödülü verilmektedir.Un prix de poésie porte son nom.
1977 yılından bu yana verilmektedir.Il est reconnu depuis 1977.
Bal 1 yaşın altındaki bebeklere verilmemelidir.Les crèches (daghem) n’accueillent pas de bébés de moins de un an.
Ailesi hakkında yeteri bilgi verilmemiştir.Peu d'informations sont données sur sa famille.
Fakat romanda savaşla alakalı bilgi verilmemektedir.Pour autant, le roman ne peint en rien la guerre elle-même.
Bütün gruplara hayatta eşit şans verilmelidir.Toutes les populations sont atteintes de façon égale.
Bundan sonraki yıldan itibaren,2002 yılında ek olarak "Yeni Ufuklara" adlı küçük bir dergi verilmeye başlandı.À partir de septembre 1990, quelques-unes reçoivent également la nouvelle décoration « taxi ».
Ama bu izin verilmedi.Ils n'étaient pas autorisés...
Adı hiç verilmemiştir.Son nom n'est jamais cité.
1991-1996 yılları arasında ödül verilmedi.1994-1995 Aucun prix n'a été délivré ces années-là.
Kararın önemli noktaları şunlardır: Çatışmalara son verilmesi.C’est le cœur serré que je vous dis aujourd’hui qu’il faut cesser le combat.
Bazı Avrupa ülkelerinde tüzel kişilere de ceza verilmektedir.Beaucoup de pays européens ont en effet emprisonné des terroristes palestiniens.
Her iki tarafta da fazla kayıp verilmemiştir.Aucune perte de chaque côté.
Ki buna işlemsel leasing adı verilmektedir.C'est ce que l'on appellera l'affaire Milka.
2006 yılından bu yana verilmektedir.Logo depuis 2006.
Bundan rahatsız olan Muhammed bu duruma son verilmesini istedi.Mahomet qui s’inquiétait pour lui, cherchait le moyen de le sortir de cette situation.
Darüşşifa'da tedavi hizmeti ücretsiz verilmekteydi.Il continuait pourtant de délivrer ses traitements homéopathiques gratuitement.
O tarihten sonra hiçbir zaman bu madalya verilmedi.Cette médaille ne fut plus jamais attribuée ensuite.
Vücut yapısı geometrik şemaya uygundur, çok ince belle genç bir kızın nazik görünümü verilmektedir.Ce démon destructeur a l'apparence d'une fort belle jeune femme.
En az 1000 entry giren yazarlara azimli " unvanı verilmektedir.Les usines de moins de 1 000 ouvriers enverront également un député ».