Ana içeriğe geç
Sözlük

verilme ile cümle

verilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Siyasal partilere izin verilmedi.Politische Parteien waren nicht zugelassen.
Sonradan adı verilmeyen bir Batı Bloğu ülkesi için gizli ajan olarak çalıştığı ortaya çıkar.Später stellt sich heraus, dass er zugleich Agent eines nicht näher benannten westlichen Geheimdienstes ist.
O devirde, Çelebi ünvanı ilim adamlarına ve Mevlevî tarikatı büyüklerine verilmekteydi.Sie dienten der Ahnenverehrung und waren Häuser, in denen Männer zusammen lebten und lernten.
Tekrarları dahi verilmedi.Wiederholungen sind davon ausgeschlossen.
Biletler Birleşik Krallık'ta iTunes kullanıcılarına ve hayranlara çekiliş yoluyla ücretsiz verilmektedir.Tickets werden kostenlos per Losverfahren an iTunes-Nutzer und Fans vergeben.
İlçede ayrıca seracılığa destek verilmektedir.Trunkierung wird ebenfalls unterstützt.
Kadınların araba kullanmasına ise izin verilmemektedir.Offiziell gibt es kein Verbot für Frauen, Auto zu fahren.
1987'den beri verilmektedir.Sie wird seit 1987 verliehen.
Birçok ülkede liberaller, kadınlara seçme hakkı verilmesi konusunda ılımlıydı.In vielen Staaten sympathisierten die Liberalen mit dem Frauenwahlrecht.
NEGATIVE: "Hayır", "doğru değil", "izin verilmedi" veya "yapmam mümkün değil".Sag' nicht ja, sag' nicht nein Okay, o käme doch...
Hiçbir koşulda bir oyuncuyu tutmak, elle itmek ve çelme takmaya izin verilmez.In keinem Fall ist das Festhalten eines Spielers, Schieben mit den Händen oder Beinstellen erlaubt.
P273 Çevreye verilmesinden kaçının.P273 Freisetzung in die Umwelt vermeiden.
Belediye başkanlarına da şehremini adı verilmekteydi.So hieß der Maire jetzt Bürgermeister.
B6 vitamini verilmesi tedavi edici olabilir.B6) therapiert werden.
Mannitol kesinlikle verilmemelidir.Die Mantellinie ist nicht eingebuchtet.
Fiziksel temasa izin verilmez.Emotionale Bindung nicht erlaubt!
Pek çoğuna vatandaşlık verilmemiştir.Häufig sind Personen ohne Unionsbürgerschaft gemeint.
Ödül, 1991 yılından beri verilmektedir.Die Auszeichnung gibt es seit 1991.
1959 yılından itibaren kantonlarda kadınlara oy hakkı verilmeye başlandı.In Kuba ist seit 1965 ein Schwangerschaftsabbruch in den ersten 12 Wochen auf Antrag der Frau möglich.
Kullanıcılara 7 gün 24 saat internet erişim imkânı da verilmektedir.Interessierte können nun 24 Stunden sieben Tage in der Woche Uhren und Schmuck auch online bestellen.
1967 Ödül verilmemiştir.1957 wurde kein Award verliehen.
Bar kaymakamlığı sınırları dâhilinin 2011 yılındaki toplam nüfusu 42.038 olarak verilmektedir.Die Volkszählung aus dem Jahr 2011 ergab für die Gemeinde Bar eine Einwohnerzahl von 42.048.
(Bu tür füzelere kısaca "Ateşle ve unut" adıda verilmektedir. )(Siehe dazu: Liste von Hagel- und Brandprozessionen.)
Burada ancak seçilmiş bir liste verilmektedir.Hier ist nur eine Auswahl aufgeführt.
Verilmeyeni almamak.Nichtgegebenes nicht nehmen.
Özellikle, bölgesel ekonomik ve kültürel gelişmeye önem verilmektedir.Besonderes Augenmerk wird auf die kulturellen und nationalen Unterschiede gelegt.
Ama bu izin verilmedi.Aber das wurde nicht gestattet.
Bu yıldan sonra aynı kategoride ödül verilmedi.Seit 2008 wurden keine Preise mehr in dieser Kategorie vergeben.
2006 yılından bu yana verilmektedir.Sie werden seit 2006 vergeben.
1995 yılından bu yana verilmektedir.Sie werden seit dem Jahr 1995 vergeben.
Futbolcuya herhangi bir bonservis bedeli verilmedi.Im Bereich Fußball wurden keine besonderen Leistungen erzielt.
Ayrıca Bakınız: ATP Ödülleri Not: 2002'de ödül verilmemiştir.Geisendörfer-Preis 2002: Nicht schuldig.
Bütün çocuklara çok iyi eğitim verilmeye çalışılıyor.Allen drei Kindern wurde eine gute Ausbildung zuteil.
Ödüller 8 kategoride verilmektedir.Die Prix Lumières werden in insgesamt 8 Kategorien verliehen.
Ödüller üç ana kategoride verilmektedir.Der Preis wurde in drei Kategorien vergeben.
Bu listelerde bulunan yapılara "listelenmiş yapılar" adi verilmektedir.Diese Aufzüge sind „in Gebäude eingebaute Maschinen“.
Madalya gümüş kaplama olup 5000 sterlinlik bir para ödülü ile birlikte verilmektedir.Die Preis besteht aus einer Silbermedaille und einem Preisgeld von 1000 Britischen Pfund.
Mağlubiyetlerde ise puan verilmez.Auch in der Zucht werden sie nicht angenommen.
Adına Aurora Ödülleri verilmektedir.In: Aurora Prize.
Von Plötzke, Tötonlara verilmek üzere Wladyslaw’a 10.000 gümüş Mark sundu.Von Demosthenes soll sie vergeblich 10.000 Drachmen verlangt haben.
Formül gizlidir ve aynı anda sadece iki keşiş tarafından bilinmesine izin verilmektedir.Das Rezept wird streng gehütet; nur zwei Brüder des Klosters kennen es.
Bu nedenle ona mekanik bir destek verilmedi.Dafür waren keine mechanischen Hilfsmittel erforderlich.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Die argentinische Regierung erklärte seine argentinische Staatsangehörigkeit für ungültig.
Ömrü boyunca bir daha yazı yazmasına izin verilmedi.In seinen letzten Jahren konnte er nicht mehr schreiben.
1987'de Çin ile Portekiz arasında, Makao'nun 1999'da Çin'e geri verilmesini öngören bir antlaşma imzalandı.1987 einigten sich China und Portugal auf die Rückgabe Macaus im Jahr 1999.
Türkiye'de TSE tarafından helal sertifikası verilmektedir.In Deutschland erfolgt die Zertifizierung durch das BSI.
Ülke yasalarında askerlik koşullarında eşcinsellere askerlik yapma izni de verilmektedir.Zum Militärdienst sind homosexuelle Menschen zugelassen.
Sağlık ocağıvardır fakat nüfusu az oldugundan ebe ve hemşire verilmemektedir.Floriot: Tut mir leid, aber mein Klient hat überhaupt keine Schwester.
Arkadaşları bu durumu:"Ona büyük ölçüde bir şans hiç verilmedi." diye yorumladı.Er aber legte seine rechte Hand auf mich und sagte: Fürchte dich nicht!
Dağcılıkta bu malzemeye "Carabiners" adı verilmektedir.Dieser Gebirgsknoten wird als die Caraballo-Berge bezeichnet.
Kızamığın ihbarı (haber verilmesi) mecburidir.Doch ist die Deutung umstritten.
Ödül 1977 yılından bu yana her yıl verilmektedir.Seit 1973 wird der Preis jährlich verliehen.
Not: Bu listede yükseklik metre olarak verilmektedir.Diese Zahlen sind in den Listen als Sortierkriterium beibehalten.
İşte bu toplantıda 12 Mart günü hükümete muhtıra verilmesi kararı alındı.Diese Petition sollte am 4. März dem Senat übergeben werden.
Ayrıca ihtiyaç sahibi kişilere de verilmektedir.Weiterhin sollen hilfebedürftige Menschen gefördert werden.
Otomatik meteoroloji hizmetleri de verilmektedir.Ebenfalls sind von ihm meteorologische Schriften bekannt.
4 enstitüde lisans üstü eğitim verilmektedir.Arbeitslosen wird dort eine Ausbildung in vier Berufen angeboten.
Köyde eğitim 3. sınıfa kadar verilmektedir.Schwimmen wird nur in der 3. Klasse angeboten.
Dilekçe verilmesi şart değildir.Eine Anmeldung ist nicht erforderlich.
2011 yılından itibaren "yılın müzisyeni" kategorisinde uluslararası bir müzisyene de ödül verilmektedir.Seit 2014 wird im Rahmen des Wettbewerbs auch ein Preis für den „Lehrer des Jahres“ vergeben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
verilme ile cümle - Sayfa 19 - verilme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App