Ana içeriğe geç
Sözlük

veri ile cümle

veri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.Japan is still struggling to emerge from recession.
Pazar günleri biz her zaman işi boş veririz.We always take it easy on Sundays.
Verimli toprak tarım için zaruridir.Fertile soil is indispensable for agriculture.
Verimli toprak tarım için olmazsa olmazdır.Fertile soil is indispensable for agriculture.
Bir ata binmek gerçekten heyecan verici.Riding a horse is really thrilling.
Konuşmam için izin verirseniz, her şeyi açıklayabilirim.If you permit me to speak, I can explain everything.
Yargılama yarın verilecek.Judgement will be given tomorrow.
Bana onun yarısını verin.Give me half of it.
Eğer çabucak cevap verirsen aferin alırsın.You'll get brownie points if you respond quickly.
Suçlu er geç yakayı ele verir.Crime does not pay.
Gelecek Cumartesi bir akşam yemeği verilecek.A dinner will be given next Saturday.
Onun onu bana ödünç verip vermeyeceği umurumda değil.I don't care whether he'll lend it to me or not.
Eğer o İngilizce konuşabilseydi ona hemen iş verirdim.If he could speak English, I would employ him right away.
Onun sınavdaki başarısızlığı hakkında bana bilgi verildi.I was informed of his failure in the examination.
Ona Amerikan vatandaşlığı verilecek.He will be given American citizenship.
Ona verilen görev pazarlama araştırması yapmaktı.The task assigned to him was to do marketing research.
Onun köpeğine onun tarafından Popeye adı verildi.His dog was named Popeye by him.
Tekniği kesinlikle hayret vericiydi.His technique was absolutely amazing.
Ona büyükbabasının adı verilmiş olmalı.He must have been named after his grandfather.
Ona büyük babasının adı verildi.He was named after his grandfather.
O, onun hikayesinde verilen mesajı alamadı.She couldn't get the point of his story.
İstediği her şeyi ona verir.He gives her everything she asks for.
O, her zaman karısının görüşlerine değer verir.He always values his wife's opinions.
O, eski arabasına hâlâ değer veriyor.He still cherishes his old car.
O ona verilen görevi başaracağından emin.He is sure to carry out the task assigned to him.
Her zaman karısına hediyeler veriyor.He is always giving presents to his wife.
Yakında onun yüzmesine izin verilecek.He will soon be allowed to swim.
O, ailesine hükmeder ve bütün kararları verir.He dominates his family and makes all the decisions.
O, profesöre oldukça değer veriyor.He esteems the professor highly.
Üniversiteye kayıt yaptırmasına izin verilmedi.He was not allowed to enroll in the college.
Ona Fransızca öğretildi ve bir sözlük verildi.He was taught French and given a dictionary.
Çoğunlukla daktilosunu kullanmama izin verir.He often lets me use his typewriter.
Ona kralın adı verildi.He was named after the king.
O, onura her şeyden daha çok değer verir.He values honor above anything else.
O, neye karar verildiğini uzun uzadıya açıkladı.He explained at length what had been decided.
Parasını yüksek faiz oranıyla ödünç veriyor.He lends money at a high rate of interest.
O, şimdi en umut verici yazarlardan biri olarak tanınmaktadır.Now he is recognized as one of the most promising writers.
Nadiren eşine hediyeler verir.He seldom gives his wife presents.
Ona benim tarafımdan bir kitap verildi.He was given a book by me.
Ona içecek bir şey verildi.He is given to drink.
Ona önemli bir görev verildi.He was given an important mission.
Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.He rescued a girl from drowning and was given a reward.
Ona bir görev verildi.He was assigned a task.
O, umut verici genç bir adamdır.He is a promising young man.
Eve erken gitmesi için ona izin verildi.He was granted permission to go home early.
Erken gitmesi için izin verildi.He was granted permission to leave early.
Ona çiftlikte iş verilmektedir.He is employed on the farm.
Ona babasının anısına Robert ismi verildi.He was named Robert after his father.
Ona bir ödül olarak altın bir saat verildi.He was given a gold watch as a reward.
Sessiz kalmasına izin verilmedi.He was not allowed to remain silent.
Onların çocuklarına Edward adı verildi.Their boy was named Edward.
Birbirlerine hediyeler verirler.They give presents to one another.
Onların her birine bir ödül verildi.Each of them was given a prize.
İşlerinde kalma mücadelesi veriyorlar.They are struggling to survive in business.
Onlar özgürlük için mücadele veriyorlar.They are struggling for freedom.
Onlar yarın bir parti veriyorlar.They are having a party tomorrow.
Ona zaman verin.Give him time.
Onun çok verimli olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that she is very efficient.
Geldiğinde bu mektubu ona verin.Give her this letter when she comes.
O sağlığa zenginliğin üzerinde değer verir.She values health above wealth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod