Ana içeriğe geç
Sözlük

veri ile cümle

veri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ona zaman verin.Give him time.
Onun doğum günü partisi yarın akşam verilecek.Her birthday party will be given next evening.
Saat ona kadar geri dönmesi şartıyla onun diskoya gitmesine izin verildi.She was allowed to go to the disco on condition that she was back by ten.
O neşeli bir verici.She is a cheerful giver.
Ona büyükannesinin adı verildi.She was named after her grandmother.
Cevap verip vermemem önemli değil.It doesn't matter whether you answer or not.
Cevap verip vermemenin önemi yok.It doesn't matter whether you answer or not.
Bugün ne hizmeti veriyorsun?What are you serving today?
Arkadaşıma kupa verildiği zaman sevinçle bağırmaktan başka bir şey yapamadım.I could not but cheer when my friend was handed the trophy.
O her zaman pisti ve yeterince yiyecek verilmemiş gibi görünüyordu.He was always filthy and looked like he wasn't given enough food.
Kediye bir hap veriyorum.I'm giving a pill to the cat.
Veri açığının üstesinden gelmek için, basit bir yöntem geliştirdim.In order to overcome the data gap, I developed a simple methodology.
Burslar artık geçen yıl olduğu gibi bu yaz aynı öğrencilere verilmedi.This summer, no scholarships were awarded to students who received one last year.
Hiç kimsenin kararlaştırılmış işlerini gevşetmelerine izin verilmemesi önemlidir.It is important that no one is allowed to slack off on their assigned work.
Trang'in partisi ölüyü beklerken verilen bir ziyafet gibiydi.Trang's party was like a wake.
Kadın gözlemler, erkek karar verir.Woman observes, man decides.
Bir yıl sonra bir zam alacağına sana söz veriyorum.I promise you that you'll get a raise after a year.
Çocuğa ne ad verilecek.What name will be given to the child?
Uygurlar arasında, isim verme töreni bir çocuğa isim verildikten sonra düzenlenir.Among the Uighurs, a "Naming Celebration" is held after a child is given a name.
Restoranda sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not allowed in the restaurant.
Neyin yanlış gittiğini çözmak için bana biraz zaman verin.Give me some time to figure out what went wrong.
Bunu ona verip vermeyeceğini bana söyle.Tell me if you're going to give it to him or not.
Neden bu olaya önem veriyorsunuz?Why do you attach importance to this incident?
Sınıfta uyumaya izin verilmez.Sleeping in class is not allowed.
Artık içmemeye söz veriyor.He promises not to drink anymore.
Benim tartışmayı destekleyecek adil bir miktar bilimsel veriyi sıralayacağımI will marshal a fair amount of scientific data to support my argument.
Yiyecekler ve battaniyeler mültecilere verildi.Food and blankets were given to the refugees.
Hata için özür diliyor ve bunu tekrar olmayacağına söz veriyoruz.We apologize for the mistake and promise that it won't happen again.
Sana kim ders veriyor?Who teaches you?
Herkes yeni kelimeleri göstermek için veritabanını besleyebilir.Everyone can feed the database to illustrate new vocabulary.
Her çocuğa iki elma veriyor.She's giving each child two apples.
Üç dondurma verir misiniz?Three ice-creams, please.
Bana bisikletini ödünç verir misin?Would you lend me your bicycle?
Bana kalemini ödünç verir misin?Would you lend me your pencil?
Sözlüğünüzü bana ödünç verir misiniz?Would you lend your dictionary to me?
Yol kalabalık bu yüzden muhtemelen söz verilen zamanda varmayacağız.The road is crowded so we probably won't get in promised time.
Onların Kanada'ya geçmeleri için izin verilmedi.They were not permitted to cross into Canada.
Kadınlara oy hakkı verildi.Women were given the right to vote.
Kim için oy veriyorsun?Who are you voting for?
Bu hoş kokulu gülleri sana veriyorum.This sweet-scented roses I give to you.
Bana tüm ayrıntıları verin.Give me all the details.
İnekler bize süt verir, tavuklar da yumurta.Cows give us milk and chickens, eggs.
O, ona bütün aylığını ona vermesini söyler ve o verir.She tells him to give her all of his salary and he does.
Hangi klimanın en verimli olduğunu düşünüyorsunuz?Which air conditioner do you think is the most efficient?
Kampüsümüzde sigara içilmesine izin verilmez.There is no smoking allowed on our campus.
Lütfen bana bir düzine krem ponponu verin.Please give me a dozen cream puffs.
Tom'a sıcak bir kabul verildi.Tom was given a warm reception.
Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.Tom certainly gives the impression that he doesn't know what he's doing.
Bana düşüncelerinizi verin.Give me your thoughts.
Evimde 80'in üzerinde insan var. Biz bir parti veriyoruz.There are over 80 people in my house. We're having a party.
Çok yakındın, bu yüzden sana son bir şans veriyoruz.You were so close, so we'll give you one last chance.
Ne ilham verici bir konuşmacı!What an inspiring speaker!
Sophie'nin kendi midillisi vardı. Ona babası tarafından verilmişti.Sophie had her own pony. It had been given to her by her father.
Geçmişin gözyaşları geleceği verimli kılar.The tears of the past fertilize the future.
Tehlike maceraya zevk verir.Danger gives relish to adventure.
Bu nehire ne ad veriyorsunuz?What is this river called?
O, bize çok heyecan verici bir macera hikayesi anlattı.He told us a very exciting adventure story.
Bana bir sigara verir misiniz?Would you give me a cigarette?
Bebeğine Barack adını koymamalısın. Her Tom, Dick ve Harry'ye Barack adı verilir.You should not name your baby Barack. Every Tom, Dick and Harry is named Barack.
Alkol almama izin verilmez.I'm not allowed to drink alcohol.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod