Ana içeriğe geç
Sözlük

veri ile cümle

veri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bize üç referans verin.Please give us three references.
Yukarıda verilen örneğe bak.See the example given above.
Lütfen bana biraz uçak tutması ilacı verin.Please give me some airsickness medicine.
Bana biraz kredi verin.Give me some credit.
Buna gerçekten değer veriyorum.I really appreciate it.
Yeni köprüye Rainbow Bridge adı verildi.The new bridge was named Rainbow Bridge.
Bana yeni bir ceket verildi.I was given a new jacket.
Yeni üretim süreci, yüksek verim elde eder.The new production process achieves a high yield.
Ormandaki sessizlik huzur verici.The silence in the forest is restful.
Üzgünüm, ama yarın için daha önceden verilmiş bir randevum var.I'm sorry, but I have a previous appointment for tomorrow.
Bir gece yarısı telefon konuşması bize hem şok hem de hoşnutsuzluk verir.A midnight telephone call gives us both shock and displeasure.
Bir sinir hücresi hafif bir uyarıcıya yanıt verir.A nerve cell responds to a slight stimulus.
Gelişme günlük olarak takip edilir ve bir veritabanında saklanır.Progress is monitored daily and stored in a database.
İnsana da aşırı sıcaklıklara karşı koruyucu cihazlar verilmektedir.Man, too, has been given protective devices against extreme temperatures.
Tüm rehineler zarar verilmeden serbest bırakıldı.All the hostages were released unharmed.
Kütüphanede konuşmaya izin verilmiyor.Talking in the library is not allowed.
Uyku eksikliği gizliden gizliye onun sağlığına zarar veriyordu.Lack of sleep was undermining her health.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Richard adı verildi.The baby was named Richard after his grandfather.
Batılı ülkeler doları güçlendirmek için baş başa verip düşünüyorlar.Western nations have to put their heads together to strengthen the dollar.
İşimi barış içinde yapmama izin verin.Let me do my work in peace.
Bana iki kırmızı karanfil daha verin.Please give me two more of the red carnations.
Bebeğe büyük babasının anısına hürmeten Peter adı verildi.The baby was named Peter after his grandfather.
Geçen cumartesi heyecan verici bir beyzbol oyunu izledim.I saw an exciting baseball game last Saturday.
Öğretmen, sınavlarımızda not verirken çok adildi.The teacher was very fair when she marked our exams.
Gemi ile seyahat etmek bize büyük zevk veriyor.Traveling by ship gives us great pleasure.
Hiçbir yolcunun köprüye girmesine izin verilmiyor.No passengers are allowed on the bridge.
Ofis bir veda partisi veriyor.The office is having a farewell party.
Lütfen parayı bana yirmi dolarlık banknotlar halinde verin.Please give me the money in twenty-dollar bills.
Dava karar verilmeden kalır.The lawsuit remains undecided.
İnşallah çabuk karar verirsin.I hope you'll make up your mind quickly.
Erken kalkmazsan, sağlığına zarar verirsin.Unless you keep early hours, you will injure your health.
Derin bir nefes alıp verin, lütfen.Take a deep breath in and out, please.
Başka ülkelerin işgali utanç verici bir etkinliktir.The invasion of other countries is a shameful action.
Birçok sözler verilmiş.Many promises had been made.
Güneş ışık ve ısı verir.The sun gives light and heat.
Güneş bizi ışık ve ısı verir.The sun gives us light and heat.
Güneş bize ısı ve ışık verir.The sun gives us heat and light.
Güneş bize her gün ısı ve ışık verir.The sun gives us heat and light every day.
Bir üniversite işi çok sana daha çok istirahat zamanı verirdi.A university job would give you a lot more free time.
Üçüncü dünya savaşının patlak verip vermeyeceğini merak ediyorum.I wonder if a third world war will break out.
Oraya kimin gideceğine henüz karar verilmedi.Who will go there is not yet decided.
Herkes verimlilik için çaba gösteriyor fakat birkaçı ulaşıyor görünüyor.Everyone strives for efficiency but few seem to attain it.
Soruya nasıl cevap verileceğini kimse bilmiyordu.No one knew how to answer the question.
Kimsenin odadan çıkmasına izin verilmedi.Nobody was allowed to go out of the room.
Kadınlar ve erkekler arasında hiçbir eşitsizliğin var olmasına izin verilmemesi gerekir.No inequality should be allowed to exist between men and women.
Ne kadar utanç verici!How embarrassing!
İlk oğluma amcamın ismi verildi.My first son was named after my uncle.
Lütfen bana bir ağrı kesici verin.Please give me a painkiller.
Bahçedeki armut ağacı çok meyve verir.The pear tree in the garden bears a lot of fruit.
Hava izin verirse, gelirim.I will come, weather permitting.
Hava durumu, geçmiş verileri temel alarak tahmin edilir.The weather is forecast, using the past data as a basis.
Sınav kağıtlarınızı verin.Hand in your examination papers.
Sokakta öğretmenime selam veririm.I greet my teacher on the street.
Çocuklara yol verin lütfen.Make way for the children, please.
Okuma bize zevk verir.Reading affords us pleasure.
Okumak bana büyük bir zevk verir.Reading gives me great pleasure.
Okumak bana büyük zevk veriyor.Reading gives me great pleasure.
Lütfen içeriği gözden geçiriniz ve herhangi uygun bir geri bildirim veriniz.Please review the contents and provide any appropriate feedback.
Karbon dioksit bazen insanlara zarar verir.Carbon dioxide sometimes harms people.
Lütfen bir daha asla yalan söylemeyeceğinize dair bana söz verin.Please promise me that you will never tell a lie again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
veri ile cümle - Sayfa 8 - veri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App