Buna izin verilmemeli.This shouldn't be allowed.
Tom aşırı tepki veriyor.Tom is overreacting.
Tom'a 20 haftalık hapis cezası verildi.Tom was given a 20-week prison sentence.
Eğer ona bir şans daha verilirse o elinden gelenin en iyisini yapar.If he were given another chance, he'd do his best.
Bir şans daha verilirse elinden geleni yapar.Given another chance, he'd do his best.
Kaybettiği parayı geri getiren kim olursa olsun ödül verilecek.A reward will be paid to anyone who brings back the money that he lost.
Müşterilerimize değer veriyoruz.We value our customers.
Bana bir dondurma alırsan sana bir öpücük veririm.If you buy me an ice cream, I'll give you a kiss.
Okul ne zaman Noel için çıkmaya izin verir?When does school let out for Christmas?
Tom ve Mary heyecan verici bir şey keşfettiler.Tom and Mary discovered something amazing.
Julia kızına bir öpücük veriyor.Julia gives a kiss to her daughter.
Bana dört beyaz tabak verin.Give me four white plates.
Hayatımın en gurur verici anıydı.It was the proudest moment of my life.
O Arjantinli ve tenis dersleri veriyor.He's Argentinean and he gives tennis lessons.
Çevrenin tahribi dehşet vericidir.The destruction of the environment is appalling.
Biz dakikliğe değer veririz.We value punctuality.
Bir nehir havzasının genellikle verimli tarım arazileri vardır.The basin of a river usually has rich farmland.
Bir şarkı söylememize izin verin.Let us sing a song.
Birkaç şey bize müzik kadar çok zevk verir.Few things give us as much pleasure as music.
Müzik öfkeye ses, eğlenceye şekil verir.Music gives sound to fury, shape to joy.
Müzik bize çok zevk verir.Music affords us much pleasure.
Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.Musical talent usually blooms at an early age.
Genel anlamda, Japonya'da bir garson iyi hizmet verir.Generally speaking, a waiter in Japan gives good service.
O okulda bana eğitim verildi.I was given training in that school.
Bana biraz daha su verin.Give me a little more water.
Mary'ye işvereni tarafından bir zam verildi.Mary was given a raise by her employer.
Bama bir bardak süt verir misin?Will you give me a glass of milk?
Bana bir bardak daha süt verir misin?Will you give me another glass of milk?
Bilgiler her havaalanında İngilizce olarak verilir.Information is given in English at every airport.
Onu duymama izin verin.Let me hear it.
Bu endişe verici bir problem.It's a worrying matter.
Bana pas veriyor musun?Are you making a pass at me?
Ağaç meyvece verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Ağaç meyve bakımından verimlidir.The tree is abundant in fruit.
Adama ömür boyu hapis cezası verildi.The man was given a life sentence.
Küçük çocuk babası tarafından kendisine verilen parayı kaybetti.The little boy has lost the money given to him by his father.
Lütfen o resimlere göz atmama izin verin.Please let me have a look at those pictures.
Veri tamamen işe yaramaz.The data was completely useless.
Sarah paralarının geri verilmesini talep etti.Sarah demanded that she be given a refund.
Bu kitap, İç Savaş sırasında Amerika'daki yaşamın iyi bir resmini verir.This book gives a good picture of life in America during the Civil War.
Bu nehirde yüzmeye izin verilmez.Swimming is not allowed in this river.
Bu bilet, herhangi bir istasyonda durmanıza izin verir.This ticket allows you to stop over at any station.
Bu ev kolayca kiraya verilir.This house will let easily.
Ben bir hafta içinde bu video kaseti geri getirmeye söz veriyorum.I promise to return this videotape within a week.
Bayan Klein her Cuma bir test verir.Miss Klein gives a test every Friday.
Bana biraz ödünç para verir misin?Would you lend me some money?
Paranız varsa, lütfen bana biraz ödünç verin.If you have any money, please lend me some.
Eğer paraya ihtiyacın varsa, sana biraz ödünç veririm.If you need money, I'll lend you some.
Kate'e annesinin adı verildi.She was named Kate after her mother.
Kazanın hesabını nasıl verirsin?How do you account for the accident?
Sizin için yeni olan birçok şeyi göstermeme izin verin.Let me show you many things which will be novel to you.
Size biraz tavsiye verirsem umursamayacağınızı ümit ediyorum.I hope you won't mind if I give you some advice.
DNA örneklerinin saklanmasına izin verilmemelidir.It shouldn't be permitted to store samples of DNA.
20 kişiden fazla sipariş verirsek, fiyatta indirim yapıyor musunuz?If we place an order for more than 20 units, would you reduce the price?
Yarın bu odayı kullanmana izin verilecek.You will be allowed to use this room tomorrow.
Altın kupa final maçının galibine verildi.The gold cup was given to the winner of the final match.
Final maçı çok heyecan verici değildi.The final match was not so exciting.
Çok heyecan verici.It's so exciting.
Parola "Dağ" dır. Birisi "dağ" diyorsa, siz "nehir" diye yanıt verin.The password is "Mountain". If someone says "Mountain", you reply "River".
Tahvilde verim %6.The yield on the bond is 6%.