Ana içeriğe geç
Sözlük

veri ile cümle

veri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bana ateş verin.Give me fire.
Eğer paranı arkadaşına ödünç verirsen, paranı ve arkadaşını kaybedersin.If you lend your money to your friend, you will lose your money and your friend.
Tom güvence verilmiş görünüyordu.Tom seemed reassured.
Artık konuşmana izin verilmiyor.You're no longer allowed to speak.
Ben onu geri vereceğime söz veriyorum.I promise I'll give it back.
Biz gitmene izin veriyoruz.We're letting you go.
Tom'a uyumak için izin verildi.Tom was allowed to sleep.
Tom her zaman derse ara veriyor.Tom is always spacing out in class.
Sizi ağırlamama izin verin.Let me entertain you.
Lütfen bana izin verir misiniz?Can you excuse me, please?
Tanrı neden buna izin verir?Why would God allow this to happen?
Bana bilgi verir misin?Could you fill me in?
Onu görmek için Mary'ye neden izin verilmediği Tom'a söylenmedi.Tom wasn't told why Mary wasn't allowed to see him.
Bu et biraz tavuk gibi tad veriyor.This meat kind of tastes like chicken.
Lütfen patates püresini verir misin?Would you pass the mashed potatoes, please?
Sana bunu bedava veriyorum.I'm giving it to you for free.
Bana kaç tane çiçek verirsen ver seninle çıkmayacağım.No matter how many flowers you give me, I won't go out with you.
Sana Tom'a yardım edeceğime söz veriyorum.I promise you I'll help Tom.
Tom bunu yapmamıza izin verilmediğini söylemedi.Tom didn't say we weren't allowed to do this.
Bana kalsa sana bir zam veririm.I'd give you a raise if it were up to me.
Bana verilen broşürü okudum.I read the flyer that was handed to me.
Çok çalışmak için söz veriyorum.I promise to work hard.
Bize biraz daha ayrıntı verir misin?Could you give us more details?
Bunu bize verir misin?Will you give this to us?
Bunu onlara verir misin?Will you give this to them?
Bunu bana verir misin?Will you give this to me?
Bunu ona verir misin?Will you give this to him?
Ona teklif veriyordum.I was quoting him.
Tom'u ziyaret etmek için hastaneye gittim ama onu görmeme izin verilmedi.I went to the hospital to visit Tom, but I wasn't allowed to see him.
Tom'un komşuları parti veriyordu.Tom's neighbors were having a party.
Çocuk, izin verilmemesine rağmen sigara içti.The boy smoked even though it was not allowed.
Dan'ı ne için mahkemeye veriyorsun?What are you suing Dan for?
Tom ve Mary gizliliklerine değer verir.Tom and Mary value their privacy.
Lütfen patatesleri verir misin?Could you please pass the potatoes?
Bana sadece bir an izin verir misin?Would you excuse me just one moment?
Bize bir an için izin verir misin?Will you excuse us for one moment?
Siz ikiniz bana bir an izin verir misiniz?Would you two excuse me one moment?
Bir an için bana izin verir misiniz?Would you excuse me for a moment?
İkiniz de bana bir an izin verir misiniz?Would you both excuse me a moment?
Lütfen bize bir an izin verin.Please excuse us a moment.
Kendimi açık seçik ifade etmeme izin verin.Let me make myself crystal clear.
Benim apartmanımda köpeklere izin verilmez.Dogs aren't allowed in my apartment building.
Ona bir şey yazmamaya söz verirsen ders kitabımı sana gönderirim.I'll lend you my textbook if you promise not to write anything in it.
Bir kullanım örneği verin lütfen.Please give an example of usage.
Yeterli paran yoksa, sana biraz ödünç veririm.If you don't have enough money, I'll lend you some.
Nükleer savaş patlak verirse insanoğlu helak olur.If nuclear war broke out, mankind would perish.
Tom tedaviye iyi yanıt veriyor.Tom is responding well to the treatment.
Tom yeni tedaviye iyi yanıt veriyor.Tom is responding well to the new treatment.
Ne zamandan beri herhangi birinin ne düşündüğüne önem veriyorsun?Since when do you care what anyone thinks?
Ne zamandan beri başka birinin ne düşündüğüne önem veriyorsun?Since when do you care what anybody else thinks?
Ne zamandan beri ne düşündüğüme önem veriyorsun?Since when do you care about what I think?
Çiçeklere ne zamandır önem veriyorsun?Since when do you care about flowers?
O güven verici görünüyor.That sounds reassuring.
Eğer dikkatini verirsen, bir şey öğrenirsin.You might learn something if you pay attention.
Ödüller verilecek.Prizes will be awarded.
Bu veriler Tom tarafından derlenmiştir.This data was compiled by Tom.
Hiçbir şeye karar verilmedi.Nothing has been decided.
Henüz hiç bir şeye karar verilmiyor.Nothing is decided yet.
Sonunda bize gitmemiz için izin verildi.We've finally been given permission to leave.
Her gün sana e-posta yazmaya söz veriyorum.I promise to write you email every day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
veri ile cümle - Sayfa 33 - veri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App