Burada hiç kimseye izin verilmez.No one's allowed in here.
Lütfen sessiz olun ve bitirmeme izin verin.Please be quiet and let me finish.
Lütfen bana açıklamak için bir dakika verin.Please give me a minute to explain.
Bu gerçekten biraz heyecan verici.It's really kind of exciting.
Bay Jackson bize her gün bir sürü ev ödevi verir.Mr. Jackson gives us a lot of homework every day.
Tom eğer olsaydı sana ödünç para verirdi.Tom would lend you money if he had any.
Birçok ülke biraz tarihsel revizyonizme izin verirler.Most countries indulge in a little historical revisionism.
Tom, dikkatini veriyor gibi görünmüyordu.Tom doesn't appear to be paying attention.
Kendimi açık seçik ifade etmeme izin verin.Let me make myself crystal clear.
Ben zamanında orada olacağıma söz veriyorum.I promise that I'll be there on time.
Biraz paraya ihtiyacın olursa sana veririm.I'll give you money if you need some.
Eğer istesen Tom sana ödünç para verir.Tom would lend you money if you asked him to.
Onu tekrar yapmamaya söz veriyorum.I promise never to do that again.
Bana düşünmek için biraz zaman verin.Give me a little time to think.
Benim apartmanımda köpeklere izin verilmez.Dogs aren't allowed in my apartment building.
Bundan sonra iyi olacağıma dair sana söz veriyorum.I promise you that from now on I'll be good.
Ona emir verildi.He was awarded order.
Bunun uzun sürmeyeceğine sana söz veriyorum.I promise you that it won't last long.
Karar henüz verilmedi.The decision hasn't yet been made.
Ona bir şey yazmamaya söz verirsen ders kitabımı sana gönderirim.I'll lend you my textbook if you promise not to write anything in it.
Karar verir vermez size bildireceğiz.As soon as we decide, we'll let you know.
Bana biraz zaman verir misin?Will you give me some time?
Bir kullanım örneği verin lütfen.Please give an example of usage.
Bu soru iki cevaba izin veriyor gibi görünüyor.This question seems to allow two answers.
Burada sigara içmeye izin verilmiyor.Smoking isn't allowed here.
Burada sigara içmene izin verilmez.You're not allowed to smoke here.
Yeterli paran yoksa, sana biraz ödünç veririm.If you don't have enough money, I'll lend you some.
O, köpeğe et verir.He gives meat to the dog.
Onlar birbirlerine hediyeler verir.They give each other presents.
Tom'a son bir şans veriyorum.I am giving Tom a last chance.
Büyük anneme büyük büyük annemin adı verildi.My grandmother was named after my great-great-grandmother.
Bana adını ve telefon numaranı verir misin?Could you give me your name and phone number?
İstediğini sana veriyorum.I am giving you what you want.
Nükleer savaş patlak verirse insanoğlu helak olur.If nuclear war broke out, mankind would perish.
Tom tedaviye iyi yanıt veriyor.Tom is responding well to the treatment.
Tom yeni tedaviye iyi yanıt veriyor.Tom is responding well to the new treatment.
Verin ve size verilecektir.Give, and it will be given to you.
Kendime bir çeki düzen verirken bekle.Wait while I make myself decent.
Sana yardım etmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to help you.
Bana salata tarifini verir misin?Will you give me the recipe for your salad?
Bana iki siyah gömlek verin.Give me two black shirts.
Savaş Odası'nda savaşmaya izin verilmemektedir.Fighting is not permitted in the War Room.
Eğer onu kurtarsaydı ona kendi hayatımı verirdim.I would give up my own life if it would save hers.
Bana bir öneri yapmam için izin verir misin?Would you allow me to make a suggestion?
Ben dikkat edeceğim. Söz veriyorum.I'll pay attention. I promise.
İlk sen bileceksin, söz veriyorum.You'll be the first to know, I promise.
Bir şey olursa bilecek ilk kişi sen olacaksın. Söz veriyorum.If anything happens, you'll be the first to know. I promise.
Ne zamandan beri herhangi birinin ne düşündüğüne önem veriyorsun?Since when do you care what anyone thinks?
Ne zamandan beri başka birinin ne düşündüğüne önem veriyorsun?Since when do you care what anybody else thinks?
Ne zamandan beri ne düşündüğüme önem veriyorsun?Since when do you care about what I think?
Çiçeklere ne zamandır önem veriyorsun?Since when do you care about flowers?
Yarın bir ofis partisi veriyoruz.We're having an office party tomorrow.
Tom çok verimliydi.Tom was very efficient.
Tom'a şövalye nişanı verilmeli.Tom should be knighted.
Bu veri doğru mu?Is this data accurate?
Tom verimliydi.Tom was efficient.
Bu endişe verici.This is worrisome.
Tom'un neden oraya gitmesine izin verilmediğini anlamak kolay.It's easy to understand why Tom wasn't allowed to go there.
Buna izin verilmeli mi?Should this be allowed?
Neden buna izin veriliyor?Why is this allowed?