Ona söylememeye söz veriyorum.I promise not to tell him.
Ona teklif veriyordum.I was quoting him.
Bunu yapmana izin verirdim.I would've let you do it.
Onu yapmalarına izin verirdim.I would've let them do it.
Bunu yapmasına izin verirdim.I would've let him do it.
Sen bize gözdağı veriyorsun.You intimidate us.
Sen ona gözdağı veriyorsun.You intimidate him.
Onlara bir dakika verir misin?Could you give them a minute?
Tom'a bakacağıma dair sana söz veriyorum.I promise you I'll take care of Tom.
Kaydedilmiş verinin üzerine yazmak ister misin?Do you want to overwrite the saved data?
Burada yüzmeye izin verilmez!No swimming allowed here!
Kazanmama izin veriyorsun, değil mi?You've been letting me win, haven't you?
Bize izin verir misiniz, lütfen?Will you excuse us, please?
Bize biraz zaman verir misiniz, lütfen?Could you give us a little time, please?
Bana bir dakika izin verir misin, lütfen?Would you pardon me one moment, please?
Bize bir dakika izin verir misiniz, lütfen?Would you excuse us for a minute, please?
Bana bir dakika izin verir misiniz, lütfen?Would you excuse me for a minute, please?
Bana izin verir misin, lütfen?Would you excuse me, please?
Bize yol verir misin, lütfen?Would you let us by, please?
O gerçekten ilham vericiydi.It was truly inspirational.
Lütfen sessiz olun ve bitirmeme izin verin.Please be quiet and let me finish.
Bay Jackson bize her gün bir sürü ev ödevi verir.Mr. Jackson gives us a lot of homework every day.
Ben zamanında orada olacağıma söz veriyorum.I promise that I'll be there on time.
Onlar beni utanç verici bir durumda yakaladılar.They caught me with my pants down.
Sana kalbimi veriyorum.I give you my heart.
Söyleyecek bir şeyiniz olmadığında susmak utanç verici değil.It's not shameful to be silent when you have nothing to say.
Jeofizikçi okulda ders veriyor.The geophysicist teaches in the school.
Bize ödev verilmedi.We weren't given homework.
Bana numaranı verir misin?Would you give me your number?
Karanlıktan sonra tek başıma burada olmama izin verilmiyor.I'm not allowed to be here by myself after dark.
Babamın arabasını sürmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to drive my father's car.
Tom'un evine gitmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to go to Tom's house.
Bana onu seninle tartışmama izin verilmiyor.I'm not permitted to discuss that with you.
Gerçekten çok heyecan verici.It's just so exciting.
Burada yüzmeye izin verilmiyor.Swimming isn't allowed here.
Tom'u tedavi eden doktor yanlış tedavi için mahkemeye verilmeli.The doctor who treated Tom should be sued for malpractice.
Tom ve Mary nadiren birbirlerine hediyeler verirler.Tom and Mary seldom give each other presents.
Artıkları köpeğe verin.Give the scraps to the dog.
Tom genellikle iyi tavsiye verir.Tom usually gives good advice.
Buradaki herkese Tom adı veriliyor.Everyone here is named Tom.
Baba her zaman ona cesaret verir.Dad always encourages him.
Aşkımın bir sembolü olarak bu yüzüğü sana veriyorum.I give you this ring as a symbol of my love.
Söz veriyorum seni Instagram'dan takip edeceğim.I promise I'll follow you on Instagram.
Sana ikinci bir şans veriyorum.I'm giving you a second chance.
Yarın yapacağım. Söz veriyorum.I'll do it tomorrow. I promise.
Sana bir emir veriyorum.I am giving you an order.
Ben bu gece bir parti veriyorum ve herkes davetli.I'm having a party tonight and everyone's invited.
Bunun bir daha olmasına izin verilemez.That can't be permitted to happen again.
Bunu satın aldığım mağaza aynı fiyata satıyor ancak daha iyi hizmet veriyor.The store I bought this at sells it for the same price, but has better service.
Bütün bu mesele bana bir baş ağrısı veriyor.This whole affair is giving me a headache.
Bu bana bir fikir veriyor.This gives me an idea.
Lütfen bize yer verin.Please give us room.
Oh, bana bir mola verin.Oh, give me a break.
Bize sadece üç hafta verin.Just give us three weeks.
Sadece bize bir şans verin.Just give us a chance.
Lütfen sipariş verin.Just give the order.
Ona birkaç hafta verin.Give it a couple of weeks.
Ders verir misiniz?Do you give lessons?
Bana bir saniye verir misiniz?Could you give me a second?
Bunu Tom'a veriyor musun?Are you giving this to Tom?