Ana içeriğe geç
Sözlük

veri ile cümle

veri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İkinize de gerçekten Tom adı mı verildi?Are both of you really named Tom?
Gerçekten aklını verirsen bunu yapabilirsin.You could do this if you put your mind to it.
Bunu yapmamıza izin verildiğinden emin misin?Are you sure we're allowed to do that?
O, ona verilen her ödev hakkında tartışır.He argues about every assignment he's given.
Buradaki herkese Tom adı veriliyor.Everyone here is named Tom.
Bunu yapmak için hiç kimseye izin verilmez.Nobody's allowed to do that.
Tom yeniden güven verilmiş görünmüyor.Tom doesn't look reassured.
Tom zaman zaman bana bir şeyler verir.Tom gives me things from time to time.
Tom uğrarsa, lütfen ona bu belgeyi verin.If Tom drops by, please give him this document.
Baba her zaman ona cesaret verir.Dad always encourages him.
Bana bir hava posta pulu verin lütfen.Give me an airmail stamp, please.
Tom sana kötü tavsiye veriyor.Tom has been giving you bad advice.
Aşkımın bir sembolü olarak bu yüzüğü sana veriyorum.I give you this ring as a symbol of my love.
Söz veriyorum seni Instagram'dan takip edeceğim.I promise I'll follow you on Instagram.
Tom'u bir daha hiç görmeyeceğiz, sana garanti veriyorum.I'll make sure we never see Tom again.
Bir adam bir kadına anahtarını verirse bunun ne demek olduğunu düşünüyorsun?What do you think it means when a man gives a woman his key?
Tom'un onu yapmasına asla izin verilmemeliydi.Tom should never have been allowed to do that.
Sana ikinci bir şans veriyorum.I'm giving you a second chance.
Yarın yapacağım. Söz veriyorum.I'll do it tomorrow. I promise.
Onlar yazın burada konserler verir.They give concerts here in the summer.
Sana son bir şans veriyorum.I'm giving you one last chance.
Sana son bir fırsat veriyorum.I'm giving you one last chance.
Tom Mary’nin bisikletini kullanmasına izin veriyor.Tom has been letting Mary use his bicycle.
Sana bir emir veriyorum.I am giving you an order.
Biz birlikte karar veririz.We make decisions together.
Verilecek kararlarımız var.We have decisions to make.
Ben bu gece bir parti veriyorum ve herkes davetli.I'm having a party tonight and everyone's invited.
Daha sonra her şeyi açıklayacağıma söz veriyorum.I promise I'll explain everything later.
Eski köpeğine Cookie adı verilmedi mi?Wasn't your old dog named Cookie?
Onun olmasına izin verilmeyecek.That won't be allowed to happen.
Bunun bir daha olmasına izin verilemez.That can't be permitted to happen again.
Doğum yapma süreci çok acı vericidir.The process of giving birth is very painful.
Buralarda hiç heyecan verici bir şey olur mu?Does anything exciting ever happen around here?
Bu asla tekrar olmayacak. Sana söz veriyorum.This will never happen again. You have my word.
Tom'un istediğini yapmasına izin verirsek ne olacağını görelim.Let's see what happens if we let Tom do what he wants.
Bir şey olursa bana haber verirsin, değil mi?You'll call me if anything happens, right?
Tom'un Boston'daki işi alıp almayacağına hala karar verilmedi.Whether or not Tom gets the job in Boston is still very much up in the air.
Bunu satın aldığım mağaza aynı fiyata satıyor ancak daha iyi hizmet veriyor.The store I bought this at sells it for the same price, but has better service.
Bütün bu mesele bana bir baş ağrısı veriyor.This whole affair is giving me a headache.
Lütfen Tom'a bir mesaj verir misin?Would you please give Tom a message?
Bana bir ipucu verir misin?Would you give me a hint?
Bana bir mola verir misin?Would you give me a break?
Biraz huzur verir misin?Would you give it a rest?
Bilgelik bize güç verir.Wisdom gives us power.
Neden onu bana veriyorsun?Why give it to me?
Neden şimdi onu bana veriyorsun?Why give it to me now?
Onu yapma hakkını sana ne veriyor?What gives you the right to do that?
Onun doğum günü için Tom'a ne hediye veriyorsun?What are you giving Tom for his birthday?
Sana bir seçme hakkı veriyoruz.We're giving you a choice.
Tom'a bir madalya verildi.Tom was given a medal.
Tom, Mary'ye başka bir şans veriyor.Tom is giving Mary another chance.
Bu bana bir fikir veriyor.This gives me an idea.
Lütfen bize yer verin.Please give us room.
Oh, bana bir mola verin.Oh, give me a break.
Bize sadece üç hafta verin.Just give us three weeks.
Sadece bize bir şans verin.Just give us a chance.
Lütfen sipariş verin.Just give the order.
Sadece buna zaman verin.Just give it time.
O verilecek olan benimki değil.It's not mine to give away.
Onu sana veriyorum.I'm giving it to you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod