İthalat ve ihracat yüzde 10 oranında eşit olarak vergilendirilirdi.Import og eksport ble beskattet med et stabilt nivå på ti prosent.
Vergilerle, ticaretle ve krallık gücü arttırılarak kazanılır.Ved hjelp av toll og skatter økte kongens formue.
Vergi sisteminde bir denge vardı.Det ble også gjort en omlegging av skattesystemet.
Bu nüfus vergi veren erkek sayısıdır.5 beskriver den såkalte folkelønnskatten.
Vergi nüfusu 38 haneye yükselmiştir.Villareal er inndelt i 38 barangayer.
Vergi denetimi, sağlıklı işleyen bir vergi sisteminin sağlanması açısından önem arz etmektedir.Endelig er det et uttalt mål at skattesystemet skal sikre effektiv ressursutnyttelse.
Kıbrıs’tan alınan vergiler eşit olarak iki taraf arasında bölüşülecekti.Netto innsamlede midler ble delt likt mellom de to organisasjonene.
Bu nedenle devletin giderlerini karsilamak icin vergi gelirlerini artırma yolunu seçti.Regjeringa valgte derfor i stedet å øke skatten på oljeproduksjon.
Gebekilise 9 vergi nüfusundan ibarettir.Sagay er inndelt i 9 barangayer.
İki kişi arasında yapılan sözleşmelerde damga vergisinin mükellefi iki tarafa da aittir.En ansettelse forutsetter avtalefrihet for begge parter.
Vergi gelirleri belirlenirken, vergiye tabi tahıllardan da bahsedilmektedir.Samtidig med skatteoppgjøret gjøres skattelistene tilgjengelig for publikum.
Vergi mevzuatı ile ilgili görüş ve önerilerde bulunmak.I vedtaket fastsettes satser og innslagspunkt for formuesskatten.
İkta sisteminin sonucu olarak tarımdan alınan vergiler hazineye değil ikta sahibine ödenirdi.Fra statens synspunkt var det bruksretten som ble skattlagt, ikke eierskapet til jorda.
Osmanlı maliyesinin farklı gelir kaynakların başında halktan toplanan vergiler geliyordu.Utvalget drøftet så ulike alternativer til skatt på grunnrente.
Ülke ekonomisi gümrük vergisi gelirleri ile ülke bütçesine destek sağlar.Statlige investeringsfond administrerer et lands nasjonale sparemidler ved å investere i markedet.
Vergi ve Muhasebe Sözlüğü.Revisjon og Regnskap.
Vergi toplama yetkileri de bulunur.Det er også taximulighet.
Savaş vergileri gündeme geldi.Perang Belasting pun meletus.
KDV dahil, mazot vergileri bir yıl içinde %14 ve benzin vergileri %7,5 arttı.Termasuk PPN, pajak solar meningkat sebesar 14% selama satu tahun dan pajak bensin sebesar 7,5%.
Judaea'daki ekonomik başarısından dolayı vergileri dörtte bir oranında düşürdü.Karena kemakmuran di Yudea ia menghapuskan seperempat dari pajak.
Bazı devlet teşebbüsleri özelleştirildi ve bazı vergi oranları değiştirildi.Beberapa perusahaan negara diprivatisasi dan beberapa tarif pajak diubah.
Vergilerin üçte birinden feragat etti.Ia juga menghapuskan sepertiga dari pajak.
Bunda 1504 ve 1508 mali reformları ve vergi toplama süreçlerinde artan verim sebeptir.Reformasi fiskalnya pada tahun 1504 dan 1508 diperketat dan ditingkatkan prosedurnya untuk pemungutan pajak.
Kral, çiftçilerden yüksek vergiler aldığı için nefret edilmekteydi.Raja sendiri juga tidak populer karena telah memungut pajak yang tinggi dari para petani.
Yüzden fazla kabile sık sık gelerek vergilerini öderler."Mereka ada lebih dari dari 100 suku, mereka sering datang dan membayar upeti."
Böyle bir zaruretin, örfî vergilerin konmasına cevaz ve imkân sağladığı daha önce anlatılmıştı.Dia juga dapat menceritakan masa lalu orang tersebut dengan ganjaran atau balasan yang diberikan."
Bunun yanında vergi sistemi için reformlar getirdi ve khrisargiron vergisini kaldırdı.Ia juga mengubah sistem perpajakan, serta menghapuskan pajak chrysargyron yang tidak disukai.
Kilise vergileri doğrudan Roma'ya ödenecek ve Papa, piskoposların atanması hakkında son söz sahibi olacaktı.Pajak Gereja dibayar langsung pada Roma, dan Paus memiliki hak untuk memutuskan pengangkatan uskup.
Kurumlar vergisi (KV), kurum kazançları üzerinden alınan vergidir.Muhal alaih, yakni orang yang dibebani untuk melunasi hutang si pemberi piutang (muhtal).
Özel ek ücretler ve vergiler.Kepabeanan dan Cukai.
Kent devletlerinin çoğu vergiyi tercih etmişlerdir.Sebagian besar negara memilih untuk membayar pajak.
Antlaşma ayrıca, gümrük vergilerinin karşılıklı olarak azaltılmasını öngörüyordu.Selain itu, perjanjian ini juga mendorong penghapusan tarif bea cukai yang berlaku.
Apokaukos, Konstantinos'un otoriter yönetimini ve halktan istediği fahiş vergileri protesto etmiştir.Apokafkos memprotes pemerintahan otoriter Konstantinos dan tuntutan pajak yang berlebihan dari penduduk.
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)Hantu jail yang tidak suka melihat persahabatan hantu (Tomi) dengan manusia (Yos).
10 talant altın ve 1000 talant gümüş vergi alıp onları Asur'a getirdim.Aku menerima dari mereka 10 talenta emas, 1,000(?) talenta perak sebagai upeti dan membawanya ke Asyur."
İsveç vergi sistemi-en:taxation Riksdag (parlamento) tarafından kontrol edilmiştir.Sistem perpajakannya diatur oleh Riksdag (parlemen).
Günümüz Türkiye'sindeki deprem vergileri aynen buna benzer.Pemungutan pajak di Turki diberlakukan secara sama.
Allah vergisidir onlar siz ilerletirsiniz.Maka Allah akan memelihara kamu dari mereka.
Vergiyi kişiler öder.Berkewajiban membayar pajak.
Duruma göre devlet adamları da bu vergiye iştirak ediyorlardı.Dalam hal ini, pemerintah kota tetap menggunakan agen-agen yang sama yakni para pemungut cukai.
Çalışanlar için gelir vergisi sınırı %80'e dayandı.Gaji para pemain pun dipaksa dipotong hingga 80 persen.
20 Şubat - Vergi affı yasalaştı.Februari 2014: Bebas bersyarat.
Güney Dakota, ABD'deki en düşük kişisel vergi oranına sahip olan eyalettir.Di sisi lain, Alaska adalah negara bagian dengan pajak individu paling ringan di Amerika.
Halktan vergi topladı.Pajak rakyat berupa uang.
Makarna, irmik ve bisküvilerin vergi oranı kilo başına 2 kuruş olarak belirlenmiştir.Perusahaan Beras dan Jagung Nasional (NARIC) diciptakan dan diberi modal empat juta peso.
Test aracının maliyeti vergiler dahil 812 sterlin idi.Biaya tes mobil ini £ 834, sudah termasuk pajak.
Vadesi geçen borçların ödenmesi vergi dairelerine yapılır.Membayar pajak harus datang ke kantor pajak.
İslamiyet’i yaymak ve vergi toplamak üzere Umman' a gönderildi.Islam lalu dijadikan sebagai agama kerajaan dan dijadikan pula sebagai sumber hukum.
Ama insan Tanrı vergisi özgürlüğünü bilerek kötüye kullanmış ve günaha düşmüştür.Manusia sekarang kehilangan kebebasan kemauan, dan secara menyedihkan masuk ke dalam perbudakan.
2000 yılında, Kazakistan bu kazanımları pekiştirmek amacıyla yeni bir vergi kodu kabul etti.Năm 2000, Kazakhstan đã thông qua một luật thuế mới trong một nỗ lực nhằm củng cố những thành quả đó.
Buna ilaveten, gizli devlet vergi kayıtları halka açık hale getirildi.Thêm vào đó, các hồ sơ thuế bí mật của chính phủ được công bố đến cộng đồng.
Bir uzlaşma göstergesi olarak, vergiler % 4,5'dan % 2,5'a düşürüldü.Sau đó, kết quả cuộc thỏa hiệp là thuế từ 4.5% xuống thành 2.5%.
Caligula duruşmalardan, fahişelikten ve evlilikten ağır vergiler almayı denemiştir.Caligula đánh thuế đối với các vụ kiện tụng, hôn nhân và tệ nạn mại dâm.
İslamiyet’i yaymak ve vergi toplamak üzere Umman' a gönderildi.Tenkan là chuyển động xoay (âm) và irimi là chuyển động dẫn nhập (dương).
İsveç, Danimarka'nın ardından ikinci en yüksek toplam vergi gelirine sahip bir ülke konumundadır.Thụy Điển có tỷ lệ thu từ thuế trong tổng thu ngân sách nhà nước cao thứ hai sau Đan Mạch.
Ayrıca vergi konularını içeren detaylı bölümlere sahiptir.Sách cũng có riêng một phần về việc tính thuế đất.
Alımsatım maliyeti veya vergi yoktur.Không có chi phí giao dịch và thuế.
Vergiler yüksekti, hasatın yaklaşık %40'ını oluşturuyordu.Thuế cao, khoảng 40% mùa vụ.
Bu tepkiler o dönemde "temsil yoksa vergi de yok" sloganıyla özetlendi.Tình trạng này đương thời được tóm tắt thông qua khẩu hiệu "Không đại biểu, không nộp thuế".
Koydukları ağır vergiler halkı zor durumda bıraktı.Các loại thuế nặng mà chính quyền áp đặt lên dân chúng của họ đã hứng chịu những phản đối sâu sắc.