Ana içeriğe geç
Sözlük

vergi ile cümle

vergi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta tahakkuk eden vergiler de bu isimle kaydedilmiştir.Unele dintre numele personajelor sunt preluate tot din această carte.
Maiyetindeki diğer yöneticiler ile birlikte her türlü hizmet ve vergiden muaftı.Sub administrația sa, toți liderii religioși erau scutiți de taxe și servicii publice.
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.Pentru a finanța această nouă ordine taxele au trebuit să fie majorate.
Allah vergisidir onlar siz ilerletirsiniz.Te implor, o, Allah, să-i învingi!"
Hitler, iktidar yükselişi boyunca gelir ve ödenekleri üzerinden vergi ödemeyi ihmal etti.Smith a cheltuit bani de-a lungul carierei, neplătindu-și taxele.
Doğrudan vergiler göz önünde tutuluyordu.Erau scutite de plata unor impozite.
Bu verginin amacı kişilerin harcamalarını vergilendirmektir.Scopul taxei este de a descuraja deținerea de autovehicule.
Bu vergilendirme bütün yurttaşların olanaklarına göre eşit ölçüde bölünmelidir.Aceasta va fi raportată în mod echitabil fiecărui cetățean, în funcție de veniturile fiecăruia.
(Lüks Araç Vergisi).(Asamblarea produselor construcției de mașini).
Bunlar; emlak vergisi, gelir vergisi ve tüketim vergisidir.Ei urmăresc veniturile, cheltuielile și impozitele.
Kırım Hanlığı Osmanlı'ya vergi ödemedi.Ștefan cel Mare a hotărât să nu mai plătească tribut otomanilor.
Araç sahibi olma ücretleri ve yakıt vergileri, enerji verimliliğini arttırmak için kullanılır.Creșterea prețului combustibilor convenționali îl face mai competitiv.
Vergi veremeyen insanlar borç almak zorunda kaldı.Cei care nu acceptau convertirea erau obligați să plătească taxe.
Bu tutar vergi içermektedir.Această sumă conține și impozit.
Hükümet bize vergi ödetir.Guvernul ne pune să plătim taxe.
Vergi artışları hayatlarımızı önemli ölçüde etkiledi.Creșterile fiscale au afectat viața noastră, într-o măsură semnificativă.
Tüm bu mallar ağır biçimde vergilendiriliyor.Toate aceste bunuri sunt impozitate într-o măsura prea mare.
Ölümlerden ve vergilerden başkası yalan.În afară de moarte și taxe, orice altceva este minciună.
1850'li yıllarda gerçekleşen vergi reformları, ucuz gazetlerin daha geniş bir şekilde yayılmasını sağlamıştır.Az 1850-es évek adóreformjai lehetővé tették olcsóbb lapok terjesztését.
Askerî gücünü artırmak için vergi gelirlerinin artması gerekmekte idi.Hadseregének fönntartására Sápúrnak növelnie kellett adóbevételeit.
(Lüks Araç Vergisi).(Uj olcsó czím-kiadás).
Macarca adıysa ilk kez 1532 yılında bir vergi kaydında görünür.A magyar névvel először az 1532. évi adóösszeíráskor találkozhattunk.
Wyoming, eyalet içine ihraç edilen ürünlerden %5 vergi toplamaktadır.Az állam minden Wyomingon kívül vásárolt termékre 5% fogyasztási adót számol fel.
Eva Sparda'nın eşi, Dante ve Vergil'in annesidir.Eva férje, Dante és Vergil édesapja.
Buna göre: 1. Kral halkın onayını almadan vergi toplayamayacaktı.A király ez után nem vethetett ki adót a királyi tanács beleegyezése nélkül.
İngilizler kolonilerden vergi alıyordu.Nagy-Britannia megtarthatta gyarmatait.
Bu tür yatırımlar özellikle olumlu vergi muamelesi yapan bölgelerde kaydedilir.Ezt az iparágat többek között éppen a kedvező adóviszonyok vonzották ide.
Halk yüksek vergilerden şikayete başladılar.A város lakosságát magas adók sújtották.
İlhanlılara vergisini ödemediği gibi davetlerine de katılmadı.A tárgyaláson – társaihoz hasonlóan – nem kért kegyelmet.
Gerekli vergileri vermişmi?Kértem, lényeges Nyereség?
Celali isyanlarının temel nedenleri şunlardır: Vergilerin yükseltilmesi.A lázadás kezdeti oka az emelkedő adók voltak.
Sadece belediye vergileri öderler.Csak a bolondok adóznak.
Ülkenin nispeten fakir olmasına rağmen Napolyon çok ağır yeni vergiler ve ödemeler talep etti.Ígéretei ellenére Napóleon csak igen sovány javadalmazást nyújtott nekik, szűkösen éltek.
Koydukları ağır vergiler halkı zor durumda bıraktı.A többszörös adók nagyon megterhelték a népet.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Eközben az átlagembereket magas adók sújtották.
Ancak, vergi izni alabilmek için 1640 yılında parlamentoyu tekrar toplanmaya çağırmak zorunda kaldı.Ezért kénytelen volt 1640-ben összehívni a parlamentet.
Bununla birlikte, Osmanlı vergilendirme sisteminde de değişikliklere gidildi.Ezzel egyidejűleg került bejelentésre a lebegtetett árfolyamrendszer bevezetése.
Dördüncü grup olan thetes vergiden muaftı, ancak seçimlere katılma hakları yoktu.A 4-es sorszámot a Munkáspárt listája kapta, de kellő ajánlás hiányában a választásokon nem vehetett részt.
Bazen ya çok düşük bir vergi ödüyorlar, bazen de vergilerden dahi muaf hale geliyorlardı.Gyakran van pénzzavarban, ilyenkor a fiúk pénzt kölcsönöznek neki.
1943 - Varlık Vergisi ödemesinin son günüydü.1943 Az adóerkölcs.
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.Ennek ellátását csak az a adók növelésével tudták biztosítani.
Ülke ekonomisi gümrük vergisi gelirleri ile ülke bütçesine destek sağlar.Támogatói az állami költségvetési adóbevételek emelkedését emlegetik.
Bir süre gümrük ve vergi memuru olarak çalıştı.Rövid ideig lakatosként és építőmunkásként dolgozott.
Bunun karşılığında yerlilerden vergi alma hakkını kazanmıştır.Cserében privilégiumokat adott a városnak.
İngiliz tüccarlar, iç ticarette en imtiyazlı yerli tüccardan daha fazla vergi ödemeyecekti.Ezzel a brit kereskedők olcsóbban árulhatták a teát, mint a helyi kereskedők.
Wyoming'deki 2001 maden üretimi vergiler dahil 6,7 milyar dolarlık bir değere sahiptir.A bányászatból származó adóztatható jövedelem 2001-ben meghaladta a 6,7 milliárd dollárt.
Eyalette vergi oranları oldukça düşüktür.Az adók nagyon alacsonyak voltak a Köztársaságban.
M.S. 1. yüzyılda eser vermiş Vergilius, bu söylenceden söz eden ilk Latin ozanıdır.1. században élt Vergilius volt az első író, aki említést tett a babonáról.
Genel olarak satış vergisi %5'tir.Az általános forgalmi adó 6%.
Birçok iş değiştirdikten sonra vergi memuru oldu.A rendszerváltás után vállalkozó lett.
Vergi affı Vergiden kaçınma Vergi uyumsuzluğuProporcionális adó Regresszív adó Vagyonadó Áfa
Vergi Reformu ve Kalkınma Davamız.Büntetési és börtönrendszerünk reformja.
Askere alınmayacak müslüman olmayanlardan, devletten bir koruma vergisi olarak alınacaktı.Egy muszlim államnak védelmi pénzt csak a könyv népeitől lehet beszedni.
Colbert döneminde sanayi çeşitli şekillerde desteklenmiş ve gümrük vergileriyle korunmuştur.Colbert a külföldi árukat védővámokkal tartotta távol, a hazai ipart kölcsönökkel támogatta.
Diğer Leleg kentleri içinde en fazla vergi ödeyen kenttir.A városokban a legcélszerűbb taxit igénybe venni.
Doğrudan vergi toplama Antik Yunanistan'da yaygınlaşmiş bir olgu değildi.Az ókori Görögországban általános adófizetés nem létezett.
Yüksek vergi koyuldu çünkü Mısırlılar köle ticaretini bitirmeye çalıştı.A spanyol hivatalnokok vámok kivetésével próbálták megakadályozni azt, hogy Hawkins eladja a rabszolgákat.
Yıllar sonra vergi dairesine, gümrük dairesine ve postaneye ev sahipliği yaptı.Egy évvel később felépült az iskolája, óvodája, a postahivatal és a községháza.
Hepsi vergi veriyor.Ők adót is fizettek.
Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tâbidir.A tényleges közvetlen adószedők az eminek voltak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vergi ile cümle - Sayfa 27 - vergi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App