Ana içeriğe geç
Sözlük

vergi ile cümle

vergi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Vergi sisteminde bir denge vardı.Виникла монетна система грошового обігу.
Arap kasabalar, kasaba sakinlerinden vergi toplama konusunda çekingendirler .Округа збирає податки на нерухомість у місті.
Lütfen vergi ödeyin.Будь ласка, заплатіть податок.
Bir uzlaşma göstergesi olarak, vergiler % 4,5'dan % 2,5'a düşürüldü.Bylo proto sjednáno kompromisní řešení zahrnující snížení daňové sazby ze 4,5 procent na 2,5 procenta.
Sonradan bu vergi yüzde 20ye düşürülmesine rağmen ülke genelinde 'Dans Etmek Yasaktır.' tabelaları asılmıştır.Ačkoliv se daň později snížila na 20 %, cedulky, zakazující tancování, byly po celé zemi.
MÖ 738 — Asur kralı Tiglath-Pileser III, İsrail'i istila etti ve vergi ödemeye mahkûm etti.738 – Asyrský král Tiglatpilesar III. napadl Izrael a donutil ho k platbě tributu.
Bazı vergiler kaldırıldı.Zrušil některé daně.
Genel olarak satış vergisi %5'tir.Jednotná sazba daně z prodeje je 5 %.
Reformdan sonra fiyatlar aşırı artmış, devlet harcamaları azaltılmış ve ağır vergiler yürürlüğe konmuştur.Protože prudce vzrostly ceny, vládní výdaje byly přísně omezeny a byly zavedeny tvrdé daně.
Hıristiyanlar çok ağır vergiler vermek zorunda bırakılmışlardı.Dozorci nakládali s křesťany velice tvrdě.
Alımsatım maliyeti veya vergi yoktur.Nechtějí plat ani neplatí daně.
81 vergi nüfusu mevcuttur o dönemde.Aktuálně zde žije 81 obyvatel.
Frank Sr., gelir vergisi kaçırdığı için karısı Paula'yı ve servetinin büyük bir kısmını kaybetmiştir.Když se dopustí daňového úniku, ztratí svou ženu Paulu a většinu svého jmění.
Güney Dakota, ABD'deki en düşük kişisel vergi oranına sahip olan eyalettir.Jižní Dakota patří k nejméně zalidněným státům USA.
Varlık Vergisi kanunu ile toplam 314.900.000 TL vergi tahsil edildi.Na náboženské a vlastenecké účely odkázal celkem 6 930 zlatých.
Vergi nüfusu 38 haneye yükselmiştir.Počet obětí stoupl na 38. iROZHLAS . .
Bir diğer öneri, vergilerin eşit olarak yüklenilmesidir.Existuje hypotéza, že jde o stejný taxon.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Musel však udržet stávající výši příjmů nebo ji dokonce zvednout.
Bu antlaşmayla vergi iki katına çıkarılmıştır.Za ty klienti platili dvojnásobnou taxu.
Vergi skandalı Türk medyasında da büyük yankı uyandırmıştır.Tureckou politickou scénou otřásá rozsáhlý korupční skandál.
1932 - Al Capone, vergi kaçırma suçundan Atlanta'da hapse girdi.V roce 1931 byl Al Capone odsouzen za daňové úniky.
Man Adası, düşük vergilere sahip bir ekonomidir.Využití ostrova lidmi je minimální.
Vergi müfettişi olarak çalışmıştır.Působil jako daňový poradce.
Lefter 17 yaşındayken gayrimüslimlere karşı Varlık Vergisi yasası çıkarıldı.Ve 27 letech mu byl přiznán invalidní důchod.
Örfi bir vergidir.Je to regresivní daň.
Sermaye dahil tüm gelirler, aşamalı gelir vergisi yoluyla vergilendirilmelidir.Navíc je vždy nutné brát v úvahu, že i tyto příjmy podléhají různému zdanění podle platných zákonů.
Vergi ve döviz kaçakçılığı suçları da af kapsamına alınmıştı.Obvinění z obchodování s lidmi a kuplířství byl zproštěn.
Dünya vergiye bağlandı ve buna itiraz edemedi.K našemu zdanění, aniž bychom dali svůj souhlas.
Dünya üzerinde herkes tarafından kabul gören dolaylı vergileme yöntemi rezerv gereksinimi uygulamasıdır.Poskytnutí jakékoli požadované finanční pomoci v rámci tohoto mechanismu bude podléhat přísné podmíněnosti.
Yönetimi merkezîleştirme, özel yetkileri kısıtlama ve vergiyi yeniden getirmesi ile itibar kazanmıştır.Zasloužil se o centralizaci správy, omezil různé výsady, a zrevidoval výjimky z pozemkové daně.
Yine aynı kayıtlara göre 250 Osmanlı Altını vergi vermiştir.Dva natáčecí dny v roce 1978 ji vynesly honorář 250 tiíc dolarů.
Hepsi vergi veriyor.Myslím na Daně.
Zamanla bunların yerini düzenli ödenen vergiler aldı.Za tuto činnost mu StB vyplácela pravidelný honorář.
Yaklaşık üç yüz yıl boyunca komşuları onlara vergi ödemek zorunda kaldılar.Během třech století se na něm vystřídalo deset majitelů.
Buna karşılık barış zamanlarında bütün vergilerden muaf sayılıyorlardı.V dobách míru byli také odpovědní za vybírání daní.
Bunu yapmak için yüksek vergiler konması gerekebilir.Tomu může zabránit jeho vysoká cena.
Vergi mükellefiyeti için kanuni ehliyet şart değildir.Na udělení víza není právní nárok.
Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir.Byla zavedena proto, aby se zvýšily daňové příjmy.
Hatta tahakkuk eden vergiler de bu isimle kaydedilmiştir.Jenomže některé domény s tímto nebo podobným názvem byly již registrovány.
Lehistan'ın Kırım Hanlığı'na vergi ödemeye devam etmesi kararlaştırıldı.Nadále však musela odvádět poplatky krymskému chanátu.
Bunlardan biri Şer'î Vergiler, diğeri de Örfî vergilerdir.Jedna je zbraněmi, druhá prostřednictvím dluhu.
İsveç, Danimarka'nın ardından ikinci en yüksek toplam vergi gelirine sahip bir ülke konumundadır.K výdobytkům sociálního státu patří například to, že má Dánsko nejvyšší minimální mzdu na světě.
Bu yüzden ne askerlik hizmetine ne de vergi sistemine dahil olmuyorlardı.Krom toho se nemohl opřít ani o podporu aristokracie a armády.
Bundan sonra Selendi de vergilerin artırıldığı söylenir.De Montesquiou se rozhodl zvýšit daně násilím.
Bu dönemde artan vergi yükü ve enflasyon nedeniyle devlet- halk çatışması baş göstermiştir.Také je díky čerpání dotací z veřejných zdrojů a státním zákázkám obviňován ze střetu zájmů.
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)Sundo (Hangul: 선도; Hanja: 仙道) by nemělo být zaměňováno se Sonmudo (Hangul: 선무도; Hanja: 禅 武 道).
Vergi toplama yetkileri de bulunur.Pracovní sílu lze také najímat.
Caligula duruşmalardan, fahişelikten ve evlilikten ağır vergiler almayı denemiştir.Caligula a percepute taxe pe procese, căsătorie și prostituție.
Wojsko kwarciane: Vergilerden pay alan düzenli birlikler.Armata era formată din: Wojsko kwarciane: Armata regulată cu soldele plătite din taxe.
Vergiyi kişiler öder.Cu toate acestea, locuitorii plătesc impozit.
Bazı devlet teşebbüsleri özelleştirildi ve bazı vergi oranları değiştirildi.Unele întreprinderi de stat au fost privatizate și au existat și unele modeste reduceri de taxe.
Maliyesinin ana gelir kaynağı ise toprak vergisiydi.Principala sursă de venit era pământul.
İthalat ve ihracat yüzde 10 oranında eşit olarak vergilendirilirdi.Importuri și exporturi au fost uniform impozitate cu 10%.
Vergi ve sübvansiyonlar öncesinde fiyatı 115 € olarak belirlenmiştir.De la 150 de euro, este necesar să se plătească TVA și vamă.
MÖ 738 — Asur kralı Tiglath-Pileser III, İsrail'i istila etti ve vergi ödemeye mahkûm etti.738 BC: Regele Tiglath-Pileser III- a Asiriei invadează Israel , forțându-i pe evrei să plătească tribut.
Bu sayımdan sonra vergiler toplandı.Atunci când se treceau granițele, erau colectate taxe.
Köylülerin yeri yurdu belliydi ve vergi öde­mekteydiler.Țăranii statului trăiau pe pământurile publice și erau datori să plătească o serie de taxe.
Homeros, Vergilius ve Dante ile karşılaştırıldı.Măiestria versurilor sale a fost comparată cu cea a lui Homer, Vergilius și Dante.
Vergileri kaldırdı, tefeciliği ve borç vermeyi yasakladı.Va părăsi SUA fără să obțină clauza și împrumutul.
Alınan gümrük vergileri ülke için bir gelir kaynağıdır.Taxele vamale reprezintă o sursă importantă de venituri în țările în curs de dezvoltare.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod