Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Nu te pot lasa sa mananci pranzul pe care Ha Ni l-a pregatit pentru tine.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Tôi không thể để cậu ăn cơm trưa Ha Ni làm cho cậu được.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Δεν μπορώ να σου επιτρέψω να φας το μεσημεριανό που σου έφτιαξε η Χα Νι.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Я не могу позволить тебе съесть ланч, который тебе Ха Ни упаковала.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem..אני לא יכול להרשות לך לאכול את האוכל שהאני הכינה לך
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.لا استطيع ان اسمح لك ان تأكل علبة غداء صنعتها ها ني لك
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.代わりに
Seni...! O iyi beyefendiye bir şey yapmana izin veremem!En anna teidän tehdä mitään hänelle.
Seni...! O iyi beyefendiye bir şey yapmana izin veremem!Nie pozwolę wam przeszkodzić dobremu panu.
Seni...! O iyi beyefendiye bir şey yapmana izin veremem!No dejaré que interfieras con los buenos señores.
Sevişme konusunda söz veremem, bazen havamda olmuyorum.A szeretkezést nem tudom garantálni, mert hát elég szeszélyes vagyok.
Sevişme konusunda söz veremem, bazen havamda olmuyorum.Não garanto fazer amor, porque não estou de muito humor.
Sevişme konusunda söz veremem, bazen havamda olmuyorum.No puedo garantizarle lo del hacer el amor... ...porque puedo ponerme de muy mal humor.
Sevişme konusunda söz veremem, bazen havamda olmuyorum.Nu garantez c-o să facem dragoste, pentru că se-ntâmplă să fiu indispusă.
Sevişme konusunda söz veremem, bazen havamda olmuyorum.Quant à faire I'amour, je ne vous garantis rien, je suis lunatique.
Sevişme konusunda söz veremem, bazen havamda olmuyorum.لا أضمن لك ممارسة الحب لأني مزاجية جدا
Şimdi senin özgürleştirip özgürleştiremeyeceğimizi bir görelim. Hiçbir şey için söz veremem.이제 여러분을 자유롭게 해드릴 수 있을지 보겠습니다. 저는 아무것도 약속하지 않을 겁니다.
Şimdi senin özgürleştirip özgürleştiremeyeceğimizi bir görelim. Hiçbir şey için söz veremem.האם אפשר להוציאכם לחופשי. אני לא מבטיח כלום.
Şimdi senin özgürleştirip özgürleştiremeyeceğimizi bir görelim. Hiçbir şey için söz veremem.هل سنستطيع تحريركم. لا أعد بشيء.
Şimdi senin özgürleştirip özgürleştiremeyeceğimizi bir görelim. Hiçbir şey için söz veremem.集中治療が私の仕事です
Şimdi size soruyu sorayım. Dünyanın placebo etkisi ile alıp veremediği nedir?Hier komt mijn volgende vraag: wat is er in mis met placebo's?
Şimdi size soruyu sorayım. Dünyanın placebo etkisi ile alıp veremediği nedir?Zadaję więc kolejne pytanie: co u licha jest nie tak z placebo?
Şirketten birkaç insanla telefon görüşmesi yaptım. Kimse bana net bir yanıt veremedi.Beh, parlai con un po' di gente dell'azienda e nessuno seppe darmi una risposta precisa.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.Anh còn không trả lời được những câu hỏi của cô ta nữa là.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.Haar vragen zijn vast veel te moeilijk voor je."
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.여러분은 심지어 그녀의 질문에 대답하게 될 수 있지도 않을 겁니다.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.Ni siquiera vas a poder contestarle las preguntas.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.Non riuscirai nemmeno a rispondere alle sue domande.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.Tu ne seras jamais capable de répondre à ses questions.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki."Uite cine e." "nu vei fi în stare să răspunzi la întrebările ei."
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.Дори няма да можеш да й отговориш на въпросите.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.Ты даже не сможешь ответить на ее вопросы".
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.אתה בכלל לא תצליח לענות על השאלות שלה.
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.ليس بإمكانك حتى الإجابة على اسئلتها
Sorduğu sorulara cevap bile veremeyeceksin ki.(笑)
Şu anda palmiye yağı tedarikçilerine ruhsat verip veremeyeceklerini araştıran bir çalışma yapıyorlar.Ils sont également entrepris une étude visant à examiner
Şu anda palmiye yağı tedarikçilerine ruhsat verip veremeyeceklerini araştıran bir çalışma yapıyorlar.그들은 야자기름을 만드는데 사용되는 물품들에 관한 연구를 하고있는데 그 물품들이 인증될 수 있는지,
Şu anda palmiye yağı tedarikçilerine ruhsat verip veremeyeceklerini araştıran bir çalışma yapıyorlar.Stanno anche sostenendo uno studio per vedere se
Şu anda palmiye yağı tedarikçilerine ruhsat verip veremeyeceklerini araştıran bir çalışma yapıyorlar.הם גם פתחו במחקר שיבחן את כל מקורות אספקת שמן הדקלים שלהם כדי לראות הם הם זכאים לאישור
Şu anda palmiye yağı tedarikçilerine ruhsat verip veremeyeceklerini araştıran bir çalışma yapıyorlar.هم أيضا الآن يجرون دراسة تتقصى كل مزوديهم بزيت النخيل ليروا ما إذا كانوا حاصلين على المعايير
Şu anda palmiye yağı tedarikçilerine ruhsat verip veremeyeceklerini araştıran bir çalışma yapıyorlar.認められるかどうか そして 彼らが 信用性のある評価プログラムに 認定された第三者機関になるためには
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.A kiszolgáló a nagy terhelés miatt nem tudott válaszolni a kérésre.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Der Server ist bereits mit anderen Anfragen ausgelastet.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.De server had het te druk met het beantwoorden van andere verzoeken om te reageren.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.El servidor estaba demasiado ocupado atendiendo otras peticiones para responder.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Il server era troppo occupato nel rispondere ad altre richieste per poter rispondere a noi.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.서버가 요청을 응답한다고 매우 바빴습니다.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Le serveur était trop occupé à satisfaire d'autres requêtes pour pouvoir répondre.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Máy phục vụ đang đáp ứng các yêu cầu khác nên quá bận để đáp ứng.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.O servidor estava demasiado ocupado a responder a outros pedidos.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Palvelin oli liian kiireinen vastatakseen tähän pyyntöön.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Server bol príliš zaneprázdnený inými požiadavkami.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Server byl příliš zaneprázdněn vyřizováním jiných požadavků.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Serveren havde for travlt med at svare på andre forespørgsler til at svare.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Servern var för upptagen för att svara på andra begäran för att svara.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Serverul a fost prea încărcat ca să răspundă la alte cereri.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Serwer był zbyt zajęty, realizując inne żądania.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Strežnik je bil preveč zaposlen z odgovarjanjem na druge zahteve, da bi se odzval.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Ο εξυπηρετητής ήταν πολύ απασχολημένος με άλλες αιτήσεις, για να απαντήσει.
Sunucu çok meşgul olduğu için cevap veremedi.Сервер был слишком загружен обслуживанием других запросов.