Ana içeriğe geç
Sözlük

verem ile cümle

verem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Il tasso di tubercolosi a Pine Ridge è circa otto volte più alto della media nazionale negli USA.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.La tasa de tuberculosis de Pine Ridge es unas ocho veces más alta que la media nacional de EE.UU.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Le taux de tuberculose à Pine Ridge est environ 8 fois supérieur à la moyenne nationale américaine.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Pojavljanje tuberkuloze na Pine Ridgeu je približno osemkrat višje kot povprečno v ZDA.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Rata de tuberculoză în Pine Ridge este de aproximativ 8 ori mai mare decât media naţională a Statelor Unite.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.TBC komt er acht keer vaker voor dan het Amerikaanse nationale gemiddelde.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Tingkat penyakit TBC di Pine Ridge sekitar 8 kali lebih tinggi daripada rata-rata di Amerika Serikat.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Tỷ lệ lao phổi tại Pine Ridge cao khoảng tám lần so với tỷ lệ mắc bệnh trung bình tại Mỹ.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Utspridningen av tuberkelos i Pine Ridge är ungefär åtta gånger högre än det amerikanska genomsnittet.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Výskyt tuberkulózy je v Pine Ridge přibližně osmkrát vyšší než americký národní průměr.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Výskyt tuberkulózy v Pine Ridge je približne osemkrát vyšší ako národný priemer USA.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Wskaźnik zachorowań na gruźlicę jest mniej więcej 8 razy wyższy niż średnia USA.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Το ποσοστό φυματίωσης στο Πάιν Ριτζ είναι περίπου οκτώ φορές μεγαλύτερο από τον εθνικό μέσο όρο.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Нивото на туберкулоза в Пайн Ридж, е около осем пъти по-високо от средното за САЩ.
Pine Ridge'deki verem oranı ABD ortalamasının aşağı yukarı sekiz katı.Уровень туберкулеза в Сосновом Хребте в среднем в 8 раз выше, чем в среднем по США.
Pine Ridge'deki verem oranı파인리지의 결핵 비율은 대략
Pine Ridge'deki verem oranıשיעור השחפת בפיין רידג'
Pine Ridge'deki verem oranıمعدل مرض السل في "باين ريدج"
Pine Ridge'deki verem oranı全国平均の およそ8倍
Sadece çocuğa iyi bakın doktor Elimden geleni yapıyorum ama bir söz verememFac tot ce pot, dar nu promit nimic.
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."사이마는 아들을 낳아주지 못할 거야."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima nem fog neked fiút szülni."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima ne va pas te donner un fils. "
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima nie da ci syna."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima non ti darà un figlio maschio."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima no va a darte un hijo".
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima nu îţi va naşte un fiu."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima sẽ không thể sinh con trai cho con được"
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima tidak akan memberikanmu anak laki-laki."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima ti ne bo dala sina. "
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima ti syna nedá."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima wird dir keinen Jungen gebären."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Saima zal je geen zoon geven."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Саима не собирается рожать тебе сына".
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."Саима няма да ти роди син".
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."סיימה לא עומדת להביא לך בן."
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."صائمة لن تنجب لك ولدا".
Saima sana erkek çocuk veremeyecek."次女が生まれた時のことです
Sana her şey için söz veremezsin demiştim.Mondtam, hogy mindenre engedélyt kell kérned.
Sana her şey için söz veremezsin demiştim.Δεν σου είπα ότι πρέπει να πάρεις την έγκριση μου πρώτα για να πας οπουδήποτε;
Sana kim gidebilirsin dedi? Sana her şey için söz veremezsin demiştim.بموافقة من؟ الم اقل انه عليك الحصول على موافقتي
Sana özel ders veremem. Ben senin öğretmeninim. Ama birkaç arkadaşıma söyleyebilirim.Не мога да ти давам частни уроци, аз съм ти учител, но мога да ти препоръчам мои колеги.
Sana özel ders veremem. Ben senin öğretmeninim.Ik kan je geen privéles geven, Ik ben jou school lerares.
Sana özel ders veremem. Ben senin öğretmeninim.Ja ti nemôžem dať súkromné hodiny, som tvoja učiteľka.
Sana özel ders veremem. Ben senin öğretmeninim.Já ti nemůžu dát soukromé hodiny, jsem tvoje učitelka.
Sana özel ders veremem.Dla kogo?
Sana özel ders veremem.Non ti posso dare lezioni private.
Sanatçının içinde yaşadığı ticarete dayalı maddi dünyayla bir alıp veremediği var.Îmi spune ceva despre relația dintre artist și de mediul comercial.
Sanatçının içinde yaşadığı ticarete dayalı maddi dünyayla bir alıp veremediği var.Isso é algo sobre o artista e o ambiente comercial.
Sanatçının içinde yaşadığı ticarete dayalı maddi dünyayla bir alıp veremediği var.Vypovídá to něco o vztahu umělce a komerční společnosti
Sende neden bu berbat hayvan korkusu olduğuna anlam veremiyorum.Ich kann nicht verstehen, warum Sie so schrecklich Angst vor Tieren haben.
Sende neden bu berbat hayvan korkusu olduğuna anlam veremiyorum.Nie rozumiem dlaczego masz w sobie tyle lęku przed zwierzętami.
Sende neden bu berbat hayvan korkusu olduğuna anlam veremiyorum.Non capisco perché abbia cosě tanta paura degli animali.
Sende neden bu berbat hayvan korkusu olduğuna anlam veremiyorum.Nu pot să-nţeleg de ce ţi-e atât de teamă de animale.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Aku tidak akan membiarkanmu makan bekal makan siang yang dibuatkan Ha Ni untukmu.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Ich kann es einfach nicht zu lassen,dass du eine Lunch-Box isst die Ha Ni gemacht hat.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Ik kan jou niet toelaten om de lunch die Ha Ni voor jou heeft ingepakt te laten eten.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Jag kan inte tillåta dig äta en lunch som Ha Ni har gjort för dig.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Je ne peux pas t'autoriser à manger le repas qu'Ha Ni a préparé pour toi.
Senin HaNi'nin yaptığı yemek kutusunu yemene izin veremem.Non posso permetterti di mangiare il pranzo che ti ha preparato Ha Ni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod