Ölmesine izin veremeyiz, değil mi?Нельзя ведь дать ему умереть?
Ona istediğini düşündüğü şeyleri veremediği için, sızlanıyormuş.Häntä suretti, koska hän ei uskonut voivansa antaa naiselle sitä, mitä tämä toivoi.
Ona istediğini düşündüğü şeyleri veremediği için, sızlanıyormuş.그녀가 원하는 걸 해줄 수 없어서 침통해 하는 내용이 담겨 있습니다.
Ona istediğini düşündüğü şeyleri veremediği için, sızlanıyormuş.והוא מקונן בשיר על כך שהוא אינו מסוגל להעניק לה מה שלדעתו היא רוצה ממנו.
Ona istediğini düşündüğü şeyleri veremediği için, sızlanıyormuş.وكان يندب كونه لا يمكنه حقاً أن يعطيها ما اعتقد أنها تريده منه.
Ona istediğini düşündüğü şeyleri veremediği için, sızlanıyormuş.彼女の欲しいものを何もあげられないことを嘆いています 「君に贈り物があるけれど 喜んではくれないだろうね」
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Ajarlah kami apa yang harus kami katakan kepada Allah; tak ada yang dapat kami jelaskan, pikiran kami hampa
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Arată-ne ce trebuie să -I spunem. Căci sîntem prea neştiutori ca să -I putem vorbi.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Elbeszélik-é néki, ha szólok? Ha elmondaná valaki: bizony vége volna!
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Ensina-nos o que lhe diremos; pois nós nada poderemos pôr em boa ordem, por causa das trevas.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Fais-nous connaître ce que nous devons lui dire; Nous sommes trop ignorants pour nous adresser à lui.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Insegnaci che cosa dobbiamo dirgli. Noi non parleremo per l'oscurità
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.우리가 그에게 할 말을 너는 우리에게 가르치라 우리는 어두워서 진술하지 못하겠노라
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Lær mig, hvad vi skal sige ham! Intet kan vi få frem for Mørke.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Lær oss hvad vi skal si til ham! Vi kan ikke fremføre noget for bare mørke.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Lär oss då vad vi skola säga till honom; för vårt mörkers skull hava vi intet att lägga fram.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Muéstranos qué le hemos de decir, pues no podemos organizar nuestras ideas a causa de las tinieblas
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Neuvo, mitä meidän on hänelle sanottava; pimeydessämme emme voi tuoda esiin mitään.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Nože nám daj vedieť, čo mu povieme? Neupravíme reči pre tmu.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Poúči nas, kaj naj Mu rečemo? Mi ne moremo urediti besed zaradi tmine.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Ukażże nam, co mu mamy powiedzieć; bo nie możemy sporządzić słów dla ciemności.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Zdaž jemu kdo oznámí, co bych já mluvil? Pakli by kdo za mne mluvil, jistě že by byl sehlcen.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Zeige uns, was wir ihm sagen sollen; denn wir können nichts vorbringen vor Finsternis.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Διδαξον ημας τι να ειπωμεν προς αυτον ημεις δεν δυναμεθα να διαταξωμεν τους λογους ημων εξ αιτιας του σκοτους.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Научи нас, что сказать Ему? Мы в этой тьме ничего не можем сообразить.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Научи ни що да Му кажем, Защото поради невежество* ние не можем да наредим думите си
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.הודיענו מה נאמר לו לא נערך מפני חשך׃
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.علّمنا ما نقول له اننا لا نحسن الكلام بسبب الظلمة.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.我 們 愚 昧 不 能 陳 說 、 請 你 指 教 我 們 該 對 他 說 甚 麼 話
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.我 們 愚昧 不 能 陳說 、 請 你 指教 我 們該對 他 說甚麼話
Önceleri pek bir anlam veremedim. Sonra çaktým manzarayý..That boy of yours fool, Ömar
Onlara para veremem. Çünkü A seviyesinin altındakilere para veremiyorum. -Porque a mi sólo se me permite prestar dinero a A o tipos de bonos con mayor clasificación.
Onlara para veremem.なぜなら、私はAランク以上の種類の債券にしか、
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.A isto nada puderam responder.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.A nemohli mu odpovedať na to.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Eivätkä he kyenneet vastaamaan tähän.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.E non potevano rispondere nulla a queste parole
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.És nem felelhetnek vala õ ellene semmit ezekre.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Et ils ne purent rien répondre à cela.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Họ không đối đáp gì về điều đó được.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Họ không đối_đáp gì về điều đó được .
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.I nemohli jemu na to odpovědíti.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.I nie mogli mu na to odpowiedzieć.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.In niso mu mogli odgovoriti na to.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.저희가 이에 대하여 대답지 못하니라
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Men de var ikke i stand til å svare ham på dette.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Och de förmådde icke svara något härpå.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Og de kunde ikke give Svar derpå.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Şi n'au putut să -I răspundă nimic la aceste vorbe.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Tetapi tidak seorang pun dapat menjawab Yesus mengenai hal itu
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Und sie konnten ihm darauf nicht wieder Antwort geben.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Y no le podían responder a estas cosas
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Ze wisten niet wat ze moesten antwoorden.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.Και δεν ηδυνηθησαν να αποκριθωσιν εις αυτον προς ταυτα.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.И не могли отвечать Ему на это.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.І не змогли вони відказати Йому знов проти сього.
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.ולא יכלו להשיב על זאת דבר׃
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.فلم يقدروا ان يجيبوه عن ذلك
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.他 們 不 能 對 答 這 話
Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.他 們 不 能 對答這話