"Hiçbir şey bana zarar veremez.Dit zal je begrip zijn:
"Hiçbir şey bana zarar veremez.Esto será tu entendimiento:
"Hiçbir şey bana zarar veremez."Niets kan je raken.
"Hiçbir şey bana zarar veremez.Пусть это будет твоим пониманием:
Hiçbir şey için söz veremem.És most lássuk, mi van a felszabadítással, de nem ígérek semmit.
Hiçbir şey için söz veremem.Ich verspreche nichts.
Hiçbir şey için söz veremem.Jeg lover ikke noget.
Hiçbir şey için söz veremem.Je ne vous promets rien.
Hiçbir şey için söz veremem.Não prometo nada.
Hiçbir şey için söz veremem.Nič však nesľubujem.
Hiçbir şey için söz veremem.Niczego nie obiecuję.
Hiçbir şey için söz veremem.No les prometo nada.
Hiçbir şey için söz veremem.Non prometto nulla.
Hiçbir şey için söz veremem.Nu promit nimic.
Hiçbir şey için söz veremem.Tôi không hứa hẹn điều gì cả.
Hiçbir şey için söz veremem.Δεν υπόσχομαι τίποτα.
Hiçbir şey için söz veremem.Наперед нічого не обіцяю.
Hiçbir şey için söz veremem.Я ничего не обещаю.
"İkinci bir eş alsan daha iyi olacak, Saima sana erkek çocuk veremeyecek.""Καλύτερα να πάρεις δεύτερη γυναίκα. η Σάιμα δεν θα σου κάνει γιο".
İkisini birden veremem.- ich kann nicht beides."
İkisini birden veremem.Ik kan ze niet allebei geven."
İkisini birden veremem.하지만 이 둘 다를 못할 수도 있습니다."라고 그들에게 말했습니다.
İkisini birden veremem."Mas não posso dar as duas coisas".
İkisini birden veremem.אני לא יכול לתת לכם את שניהם.
İkisini birden veremem.لا يمكنني تقديم الأمرين معاً."
İkisini birden veremem.彼らに何を作ってあげたらいいのか
İkisinin birden mahvolmasına izin veremem.Δεν μπορώ να αφήσω και τα δυο να καταστραφούν.
İlk çalışma buna cevap veremez.Acest prim studiu nu a putut răspunde acestor întrebări.
İlk çalışma buna cevap veremez. Bu yüzden biz ikinci bir çalışma yaptık.El primer estudio no cubría eso, entonces hicimos un segundo estudio.
İlk çalışma buna cevap veremez.Cette première étude ne pouvait pas contredire ça.
İlk çalışma buna cevap veremez.Die erste Studie konnte das nicht ausschließen.
İlk çalışma buna cevap veremez.Ensimmäisessä tutkimuksessa ei voitu selvittää tätä.
İlk çalışma buna cevap veremez.Ez az első tanulmány ezt nem tudta megvizsgálni.
İlk çalışma buna cevap veremez.Il primo studio non considerava questo.
İlk çalışma buna cevap veremez.Jenom jedna studie k potvrzení nestačila.
İlk çalışma buna cevap veremez.첫 번째 연구는 그걸 짚어내지 못했어요.
İlk çalışma buna cevap veremez.O primeiro estudo não permitia avaliar isso.
İlk çalışma buna cevap veremez.Pierwsze badanie tego nie rozstrzygnęło.
İlk çalışma buna cevap veremez.Prva študija se s tem ni ukvarjala.
İlk çalışma buna cevap veremez.המחקר הראשון הזה לא היה יכול להתייחס לזה.
İlk çalışma buna cevap veremez.لم يدرس البحث الأول ذلك الاحتمال.
İlk çalışma buna cevap veremez.それで次の研究を行いました
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.Ahol az emberek nem beszélhetnek, nem szavazhatnak, nem csinálhatnak semmit.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.Dove la gente non possa parlare, votare, non possa fare niente.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.În care oamenii nu pot vorbi, nu pot vota, nu pot face nimic.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.사람들로하여금 말할 수도, 투표할 수도, 아무 것도 할 수 없게하기 때문입니다.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.Nie lubię pięknych budynków wybudowanych w totalitarnych reżimach, gdzie ludzie nie mogą mówić czy głosować.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.Nơi mà con người không thể nói, không thể bỏ phiếu, không thể làm bất cứ điều gì.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.Où les gens ne peuvent pas parler, ne peuvent pas voter, ne peuvent pas faire quoi que ce soit.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.Wo die Leute nicht reden, nicht wählen können, nichts machen können.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.Където хората не могат да говорят, не могат да гласуват, не могат да правят нищо.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.שבהם אסור לאנשים לדבר, להצביע או לעשות כל דבר.
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.حيث لا يستطيع الناس ان يتكلموا , ان يصوتوا , لا يستطيعون ان يفعلوا شيئا
İnsanların konuşamadığı, oy veremediği, hiçbir şey yapamadıkları yapılar.我々はこのような建物をあまりに称賛し過ぎです 美しいと思うのです
İş bitene kadar imza veremeyeceğim.Keine Autogramme bis wir das geschäftliche hinter uns gebracht haben.
İş bitene kadar imza veremeyeceğim.Nada de autógrafos até termos o negócio fechado.
İş bitene kadar imza veremeyeceğim.Niente autografi prima di aver finito il lavoro.
İş bitene kadar imza veremeyeceğim.Pas d'autographe tant qu'on n'a pas conclu l'affaire.
İş bitene kadar imza veremeyeceğim.Όχι αυτόγραφα μέχρι να καθαρίσει η υπόθεση.
İş bitene kadar imza veremeyeceğim.Никаких автографов, пока мы не закроем наше дельце.