Ana içeriğe geç
Sözlük

verem ile cümle

verem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta onlara en ufak bir zarar bile veremez.少貳賴尚終於堅持不住大敗而走。
Ölüm nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber, verem üstünde durulmaktadır.由於文獻未有嗣教的消息,所以可以推斷在同時期因連坐而死。
Ne kadar uğraşsa da dikkatini bir türlü kitaba veremez.穎敏強記,於書無不精研。
Fakat Goethe’nin bu romanı, beklentilerine karşılık verememiştir.汤普森的留言并未起到他希望的效果。
Yakalandığı verem hastalığından kurtulamayarak 1920 yılında öldü.1810年,她因病搶救無效逝世。
Çocuklardan hiç birisi sorulara doğru cevap veremediler.但是谁也回答不了芽心的疑问。
Bu durum tamamen nefes verememeyle sonuçlanır.이는 숨을 완전히 내쉴 수 없게 하는 원이 된다.
Bu gözlemlerini anlatınca Serhas'da bunlara bir anlam verememiştir.그러나 이 건도 있어서 그 후에도 오사와에게는 고개를 들지 못했다고 한다.
Daha sonraki yayınlar ise, bu sebeple okurun su yüzüne çıkmış beklentilerine karşılık verememiştir.그러나 그 후의 후손에 대한 기록이 없어 후손 이공정(李公靖)을 시조로 하고 있다.
Bu yasalar: 1. Yasa, Bir robot bir insana zarar veremez.제1법칙:로봇은 인간에게 해를 끼쳐서는 안 되며, 위험에 처해 있는 인간을 방관해서도 안 된다.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.로봇은 인류에게 해를 가하거나, 행동을 하지 않음으로써 인류에게 해가 가도록 해서는 안 된다.
Beni arayıp yer verip veremeyeceğimizi sordular.그들은 우리들에게 점령하고 다스려달라고 요청하지도 않았다.
Ancak Yıldırım büyüsü aynı hasarı veremez.단, 같은 대왕문어는 삼킬 수 없다.
Vadinin kime ait olduğuna devlet görevlileri de karar veremezler.박중양도 대구역을 어디에 지을지 알지 못했다.
1864'te tıp sınavlarını veremeyince, tam zamanlı ressamlığa başladı.1864년 의학 시험에 불합격한 뒤 바지유는 모든 시간을 그림을 그리면서 보낸다.
Bu dönemde Virginia vereme yakalandı.이 시대에 아라비아인의 대정복이 개시되었다.
Bu krizin bize de zarar vermesine izin veremeyiz.우리도 그 위기에서 자유로울 수 없습니다.
Ne kadar uğraşsa da dikkatini bir türlü kitaba veremez.두루마리는 배우지 않은 주문이나, 책 형식으로 획득할 수 없는 주문을 욀 수 있게 한다.
1882 - Alman bilim insanı Robert Koch, verem mikrobunu keşfetti.1890년 독일의 의사 로버트 코흐(Robert Koch)가 발견했다.
Ve kendisinden beklenileni veremedi ve etkili bir araç olamadı.그는 이 작품에 만족하지 못하였으며, 악보 출판을 허락하지 않았다.
Bana zarar veremezsin.그러나 우리들은 당신들을 해칠 수 없소.
Şenay Aydemir: “Bence ne olduğuna tam karar verememiş; komedi mi, drama mı?“박정현, 서바이벌 포맷『나가수』…무서워도 출연 결심한 계기는?”.
Bu durum tamamen nefes verememeyle sonuçlanır.בכנות: אני בקושי מסוגל לנשום.
Bana zarar veremezsin."לא אפגע בכם...
Ancak bu tür silahlar, fırkaetyn gibi daha küçük ve hızlı gemilere etkili bir şekilde zarar veremeyecektir.בשל כך, לא היו יכולים לפגוע בספינות קטנות וזריזות.
Fakat 1867 yılında o da veremden vefat etti.בשנת 1867 הוא יצא לגמלאות.
Siz insana yeteneği veremezsiniz, siz insana kapasite veremezsiniz.לא תוכל לתת עליך איש נכרי, מצות לא תעשה.
1948 yılında ülkedeki verem savaş derneği sayısı 48'e ulaşmıştı.בשנת 1948 הגיע המושב לשיאו, עם 48 משפחות.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.לא יפגע רובוט לרעה באנושות ולא יניח, במחדל, שהאנושות תיפגע.
Pompey ordusunun kuşatılmasına izin veremezdi.פומפיוס למעשה לא רצה לפזר את צבאו.
Bu grupta bulunan herkes gerçekleri tümüyle bilmedikleri için doğru dürüst cevap veremezler.בזמן שכולם רואים את המציאות, לא לכולם קל כל כך להיזכר בזה.
Eddington durmuş ve hiçbir cevap verememiştir.לפתע קופא קוויג ולא מגיב.
6. adam Jamal Crawford beklentileri veremeyerek hayal kırıklığı yarattı.יכולתו של ג'מאל קרופורד נותרה לא עקבית.
Birkaç mutlu yıldan sonra, 1909 Temmuz ayında Marie Planck muhtemelen veremden öldü.След няколко щастливи години, през юли 1909 г. Мари Планк умира, предполага се от туберкулоза.
Konstantinos, aynı yıl nisan ve mayıs arası veremden öldü.Константин III обаче умира от туберкулоза между април и май същата година.
Ama Mimi çok ağır verem hastasıdır ve ölümü yakındr.Мариан си разболява тежко и е на границата на живота и смъртта.
(İngiltere yeterli sayıda öğrenciye sınavı veremediğinden uluslararası karşılaştırmaya dahil edilmemiştir.)(Дотогава в Германия жените не са имали право да се явяват на държавен изпит.)
Kimse buna bir anlam veremedi.Никой не разбира за това.
Henry 1831'de yirmi dört yaşında veremden öldü.Хенри умира от туберкулоза през 1831 Г. на 24-годишна възраст.
Michael Beasley de bekleneni verememişti.Алберт Бийрщат кандидатства, но не е приет.
Johnny bu duruma anlam veremez.Антонио обаче не е много сигурен в това.
Çok yeteneklidir fakat sorunları yüzünden kendini oyuna tam veremez.Поставя си високи цели и не се оставя на предизвикателствата, към които се отнася като към игра.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.Robot ne smije naškoditi čovječanstvu ili svojom pasivnošću dopustiti da se čovječanstvu naškodi.
1864'te tıp sınavlarını veremeyince, tam zamanlı ressamlığa başladı.Nakon što je pao na medicinskom ispitu 1864. god., posvetio se samo slikarstvu.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.Roberta Kocha koji je 1882. godine otkrio uzročnika tuberkuloze - bakteriju Mycobacterium tuberculosis.
Cezasının yedi yılını çektikten sonra baş gösteren verem hastalığından ötürü tahliye edildi.Nakon 10 godina službe, podnio je ostavku zbog bolesti.
İstanbul Verem Dispanseri Müfettişliğini yaptı.Bazaar, decentralizirani sustav kontrole revizija.
Evlendiği eşini de annesi gibi verem nedeniyle yitirdi.Spremna mu je oprostiti sve njegove prijestupe, jednako kao i svojoj majci.
Almanlar hemen bir yanıt veremedi.Nijemci nisu niti imali pravo glasovanja.
13 yaşında iken annesini veremden kaybetti.S 13 godina ostaje bez majke.
Başta buna bir anlam veremez.Od samog početka, mislim da je to nepotrebno.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.Robot nesmie ublížiť človeku alebo svojou nečinnosťou dopustiť, aby mu bolo ublížené.
Başta buna bir anlam veremez.Tie však na prvý pohľad nedávajú zmysel.
Nikolay, 2017'de hastaneye kaldırıldı, hastalığı nedeniyle konser veremedi.V roku 2017, Nikolaj bol hospitalizovaný s trombom v krčnej časti, z dôvodu choroby trpel koncertov.
Vézina'ya verem teşhisi koyuldu ve 27 Mart 1926'da öldü.V novembri 1925 Vézinovi diagnostikovali tuberkulózu, na ktorú zomrel 27. marca 1926.
Küçükleri hasar veremez.Deti hlúpe nie sú.
Genç yaşta veremden öldü.Zomrel bezdetný v mladom veku.
ASCII kodu ile yazılmış bir takım grafikler (şekiller) haricinde resim grafik çıktısı veremezler.Tlač grafiky (okrem ASCII umenia) samozrejme neprichádzala do úvahy.
Vézina'ya verem teşhisi koyuldu ve 27 Mart 1926'da öldü.Na njem so opazili znake tuberkuloze in umrl je 27. marca 1926.
0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.Robot ne sme škodovati človeštvu oziroma mu škodovati s svojim nedelovanjem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod