Ana içeriğe geç
Sözlük

verem ile cümle

verem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Будучи алкоголиком и наложил на себя руки.
Bunlardan birine karar veremiyorum.«Один я не решу.
Ancak bekleneni veremedi.Не только то, что ты подумал.
Almanlar hemen bir yanıt veremedi.Но немцы не сразу стали принимать бой.
Ancak hükümet buna izin veremezdi.Король ничего подобного не сделал бы .
Pompey ordusunun kuşatılmasına izin veremezdi.Мекканцы не сумели организовать сопротивление армии Абрахи.
Verem hastalığından orada 17 Mart 1862'de ölmüştür.Он умер от этой болезни 22 марта 1761 года.
Müttefik Devletler 3 Eylül'de Almanya'ya savaş ilan ettiler, ancak işe yarar bir destek veremediler.أعلنت حكومات الحلفاء الحرب على ألمانيا في 3 سبتمبر لكنها فشلت في تقديم أي دعم يذكر.
Schumacher "kendimi sinema kültürüne iyi bir Batman filmi veremediğim için borçlu hissediyorum.قال (سكوماشير)" أشعر انني مدين بسبب أنني لم أقدم فيلم باتمان جيد الي ثقافة السينما .
Eleştiri: Newton ve Euler lokmanruhunun yoğunluğunun değişmesi için bir sebep verememiştir.النقد: لم يعط كل من نيوتن و أويلر أي سبب لماذا كثافة الأثير يجب أن تتغير.
Yapılan tahminlere göre verem, mide kanseri ya da ikisinin birleşimi olduğu söylenmektedir.هناك جدل حول ما إذا كان هذا هو نفس المكورات الرئوية أو مزيج من الاثنين.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.وكان مدمن الكحول ليعطيه شهية.
Robert Koch tıbbi mikrobiyolojide bir öncü olmuş, kolera, şarbon ve verem üzerinde çalışmıştır.وكان روبرت كوتش رائداً في علم الأحياء الدقيقة الطبية، حيث قدم أبحاثاً عن الكوليرا، والجمرة الخبيثة، والسل.
Çocuklardan hiç birisi sorulara doğru cevap veremediler.لماذا نمنع أبناءنا من طرح أسئلتهم.
Ülke kendi şarkısına oy veremez.)المغني ليس الأغنية (1961).
Babası 15 Kasım 1896 tarihinde veremden öldü.ولقد توفي والدها بعد إصابته بمرض السل في الخامس عشر من نوفمبر عام 1896.
Hayrabolu Verem Savaş Dispanseri 1967 yılında açıldı.وضعت حرب عام 1967 أوزارها..
Uzmanlar bu olaya bir anlam verememiştir.ولا يفهم العلماء كنه هذه الحقيقة.
Muhtemelen ona izin veremem.لا يمكنني السماح بذلك.
1882 - Robert Koch, verem hastalığına neden olan bakteriyi (mycobacterium tuberculosis) keşfettiğini duyurdu.1882 — Robert Koch anuncia a descoberta da bactéria responsável pela tuberculose (Mycobacterium tuberculosis).
Bana zarar veremezsin.Eu não vos faço mal.
Bu durum tamamen nefes verememeyle sonuçlanır.Isto faz com que a pessoa seja incapaz de respirar na totalidade.
Burada da bekleneni veremedi.Também não rendeu o esperado.
Beni arayıp yer verip veremeyeceğimizi sordular.Disse que não e perguntou se poderia nos ajudar.
Baba (Köksal Engür) - Oğluna yardım edip etmeyeceğine karar veremiyor.O filho decide que não ajudará.
Genç yaşta (42) verem hastalığından vefat etti.Morreu aparentemente por doenças relacionadas ao álcool aos 42. *
Almanlar hemen bir yanıt veremedi.Os alemães não esperavam muito.
Size karşılık veremem.Você não pode replicá-la.
Johnny bu duruma anlam veremez.Para Amy nada disso importa.
Sağlık ocağı vardır ancak şu an hizmetli olmadığı için hizmet verememektedir.Possui um orelhão, que no momento não funciona por falta de manutenção da empresa concessionária.
Ancak bekleneni veremedi.Mas não rendeu o esperado.
Bakolaryasını veremediği için öğrenimine devam edemedi ve iş aradı.Não pôde continuar os estudos por não ter como pagá-los e, também, porque precisava trabalhar.
13 yaşında iken annesini veremden kaybetti.Quando tinha 13 anos de idade, perdeu sua mãe.
Got güçler şehir surlarına zarar veremedi ve geri çekildi.Os tervíngios foram incapazes de invadir as muralhas da cidade e retiraram-se.
Ve Ambrose tag veremez.Ambrosina Pinheiro Werneck.
Şiirin yayımlanmasından iki yıl sonra eşi veremden öldü.Sua esposa morreu de tuberculose dois anos após a publicação.
Bir daha konser veremedi, derin bir bunalıma düştü.Só que não conseguiu mais ganhar e acabou na zona do rebaixamento.
Hastalandı ve 1818 yılında kendisine bakan küçük kardeşi Tom'u veremden dolayı yitirdi.Ainda muito jovem, perdeu a mãe, por ocasião do nascimento de seu irmão José, em 1815.
Cevap veremedim.Eu não pude responder.
Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler.Bij de Varden zijn er niet veel magiërs.
ABD ilk yıllarında bir cumhuriyet olmasına rağmen zenciler ve kadınlar oy veremezdi.)Men gaat niet meer zo snel met een eerste lief of vriend(in) samenwonen.
Ancak hükümet buna izin veremezdi.De overheid stond dit echter niet toe.
Mycobacterium tuberculosis, verem (tüberküloz) hastalığına yol açan bakteridir.Mycobacterium tuberculosis is de bacterie die tuberculose bij de mens veroorzaakt.
Beni arayıp yer verip veremeyeceğimizi sordular.Hij verklaart desgevraagd dat hij zich niet wil laten insnoeren.
İki yanan gemi karşılanarak, zarar veremeden kenara çekildi.Enkele reddingsboten waren al verbrand voordat ze neergelaten konden worden.
İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez.De bomen groeien krachtig en zijn slechts matig vruchtbaar.
Hatta onlara en ufak bir zarar bile veremez.Zij hadden daarbij weinig geluk.
Ancak istenen verimi veremeyince çeşitli Anadolu kulüplerine kiralandı.Omdat Adu geen basisplaats kon veroveren werd hij achtereenvolgens uitgeleend aan diverse clubs.
Abel 1829 yılında, yirmi altı yaşındayken, verem sebebiyle hayatını kaybetti.Abel overleed in 1829 op zesentwintigjarige leeftijd aan tuberculose.
Vergi veremeyen insanlar borç almak zorunda kaldı.Debiteuren die niet betalen.
Altı yıl sonra annesi de veremden öldü.Zes dagen na zijn geboorte overleed zijn moeder reeds.
İkincisi ise kulenin hemen önüne düştü ama ağır hasar veremedi.Ze onderging direct daarop haar eerste dieptebomaanval, maar liep geen noemenswaardige schade op.
Yine çocukluğunda yakalandığı kemik veremi hastalığı onda derin etkiler bırakmıştır.Door een ziekte die hij had opgelopen in zijn kindertijd, was hij slecht ter been.
2 yıl sonra Marie'nin annesi verem sebebiyle öldü.Na twee jaar liet Maria's echtgenoot haar onthoofden.
Başta buna bir anlam veremez.In het begin lukt dat helemaal niet.
Hayrabolu Verem Savaş Dispanseri 1967 yılında açıldı.Het brugrestaurant werd in 1967 geopend.
Halen yılda 8 milyon yeni verem hastası teşhis edilmektedir.In Nederland zijn er 8.000 nieuwe gevallen van dikkedarmkanker per jaar.
Bunları bölgedeki Venedik filosu takip ettiyse de bir zarar verememişti.Indien de bemanning van de USS Vincennes het systeem gevolgd had, was het incident niet gebeurd.
Burada da bekleneni veremedi.Ik was ook niet bang om te wachten.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Het bleek dat hij een alcoholprobleem had en ook schulden maakte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
verem ile cümle - Sayfa 18 - verem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App