Ana içeriğe geç
Sözlük

verem ile cümle

verem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birkaç mutlu yıldan sonra, 1909 Temmuz ayında Marie Planck muhtemelen veremden öldü.After several happy years, in July 1909 Marie Planck died, possibly from tuberculosis.
1864'te tıp sınavlarını veremeyince, tam zamanlı ressamlığa başladı.After failing his medical exam in 1864, he began painting full-time.
Diğerleri ise saklanmaya devam ettiler ya da reaksiyon veremeyecek kadar şoktaydılar.Others continued to hide or were too shocked to react.
İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez.A sound tree cannot bear evil fruit, nor can a bad tree bear good fruit.
Bana zarar veremezsin.You can’t hurt me.
Eddington durmuş ve hiçbir cevap verememiştir.Eddington paused, unable to answer.
Ölüm nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber, verem üstünde durulmaktadır.The place of his death is not known with certainty.
Konstantinos, aynı yıl nisan ve mayıs arası veremden öldü.Constantine died of tuberculosis between April and May of the same year.
Eleştiri: Newton ve Euler lokmanruhunun yoğunluğunun değişmesi için bir sebep verememiştir.Criticism: Both Newton and Euler gave no reason why the density of that static aether should change.
Vézina'ya verem teşhisi koyuldu ve 27 Mart 1926'da öldü.Vézina was diagnosed with tuberculosis, and died on March 27, 1926.
Robert Koch tıbbi mikrobiyolojide bir öncü olmuş, kolera, şarbon ve verem üzerinde çalışmıştır.Robert Koch, a pioneer in medical microbiology, worked on cholera, anthrax and tuberculosis.
Bu rahatsızlıklar nedeniyle eser veremez oldu.We apologize for any inconvenience.
Dünya Sağlık Örgütü, Kamboçya nüfusunun 64%'ünün verem mikro bakterisini taşıdığını açıklamıştır.WHO estimates that 64% of all Cambodians carry the tuberculosis mycobacterium.
Barışçıl modda üstünüze gelirler ama hasar veremezler.Moses can be thrown around without harming him, but enemies cannot be harmed in any way.
1927–1931 yıllarını verem hastalığı nedeniyle bir sanatoryumda geçirdi.In 1916 and 1917 she spent some time in a sanatorium because of nerves.
Theseus bu bilmeceye doğru cevap veremez.Theseus fails to get the message.
Fakat arkadaşlarının bu destekleri veremden muzdarip Mimi'ye yardım için yetersizdir.This almost fails, until his parents volunteer to help.
Size karşılık veremem.I cannot complain.
Çocuklardan hiç birisi sorulara doğru cevap veremediler.None of the contestants were able to answer the question correctly.
Böylece saldırı sona erinceye kadar meşru isteklere yanıt veremez.The contestant cannot answer the question unless the time expires.
Ancak hükümet buna izin veremezdi.However the government did not allow it.
Eliza Poe üç çocuğunu öksüz bırakarak, 8 Aralık 1811'de veremden öldü.Eliza Poe died of tuberculosis on December 8, 1811, leaving her three children as orphans.
Vergi veremeyen insanlar borç almak zorunda kaldı.Creditors could not borrow funds to pay.
Federasyonun bu tutumuna anlam veremiyoruz.Not recognised by federation.
Kendi hayatına kendi yön verememiş, başkalarının istediği bir insan olarak hayatını sürdürmüştür.He couldn't lead a life as his father wanted.
Fakat performansı ile bekleneni veremeyince geri gönderilmiştir.When he doesn't arrive as expected, she is compelled to look for him.
Eğer beylerbeyi vezir değilse hüküm veremezdi.Whether he was the right tutor for me, I dare not decide.
Günler günleri kovalarken Şefika vereme yakalanır.Can be seen being worked on during running days.
II. Yezîd 724’te veremden öldü.Yazid II died in 724.
Henry 1831'de yirmi dört yaşında veremden öldü.Henry died of tuberculosis in 1831 at the age of twenty-four.
Kimse buna bir anlam veremedi.No one could understand that.
İki dönemden fazla hizmet veremez, bir dönem beş yıldır.It does NOT require a certain amount each year, or an even division between the five years.
Herhalde üzüntüden olacak ki, verem başlangıcı bir zafiyet geldi.Quod he, this wark has ill begynning.
Buffy "Alo," der, ancak Angel onun sesini duyunca cevap veremez ve telefonu usulca kapatır.Crossover with Angel: Buffy answers the telephone, but hears nothing, not even breathing.
ABD ilk yıllarında bir cumhuriyet olmasına rağmen zenciler ve kadınlar oy veremezdi.)The Qur'an does not state that marriages between first cousins are forbidden.
Buradaki en önemli nokta, antrenörlerin kendi takımlarındaki hiçbir oyuncuya oy verememesidir.The only twist is that the coaches couldn't vote a player from their own team.
Halen yılda 8 milyon yeni verem hastası teşhis edilmektedir.Before 1987 there were less than 100 new cancer patients registered each year.
6. adam Jamal Crawford beklentileri veremeyerek hayal kırıklığı yarattı.Jamal Crawford remained inconsistent.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.The driver was tested for blood alcohol and found to have none present.
Siz insana yeteneği veremezsiniz, siz insana kapasite veremezsiniz.You have no power; you have no resources.
30 lig maçında görev yapan Ulusavaş sadece 3 gol attı ve bekleneni veremedi.As a right-arm medium-pace bowler he bowled 30 balls but made no impression.
Başta buna bir anlam veremez.First of all, this makes no sense.
Diğer tıp fakülteleri öğrenci çokluğundan düzgün eğitim veremediklerinden yakınmaktadırlar.Professors of medicine did very little if any training of students.
Sağlık ocağı vardır ancak şu an hizmetli olmadığı için hizmet verememektedir.Serving is no serving till it pains to serve.
Sana özel ders veremem. Ben senin öğretmeninim. Ama birkaç arkadaşıma söyleyebilirim.I can't give you private lessons, I am your teacher, but I can recommend some of my colleagues.
Kimin kiminle evleneceğine siz karar veremezsiniz!- You can't tell another person who to marry!
Niçin bunları yasaklıyorlar anlam veremiyorum.- It used to be illegal for a black person to marry a white person.
Kadınlar oy veremiyordu örneğin. O zamandan bu yana çok geliştik.- Slavery wasn't abolished until Abraham Lincoln.
Hiç belli bir kızla... takılmaya... karar veremiyor.He never seems to settle on any particular girl.
İş bitene kadar imza veremeyeceğim.No autographs till we've concluded business.
Büyük soruya cevap veremem.I cannot answer the big question, whether aid did any good or not.
Herhangi birinin ansiklopedi yazmasýna izin veremezsin.You can't just let anyone author the encyclopedia.
Sende neden bu berbat hayvan korkusu olduğuna anlam veremiyorum.I can't understand why you have this terrible fear of animals in you.
Bu konuda bir karar veremem.I can't make a decision in that area
Ben bile cevap verememI even could not answer
Bir ođul daha veremem onlara!I can't give them another son
Herşeyi ele geçirmelerine izin veremeyiz.We can't allow them to grab it all.
Ayrıca bu bölgede, tek bir insan bile AIDS veya verem tedavisi görmüyordu.And not a single soul in this area was being treated for AlDS or tuberculosis.
Başka bir deyişle, bu makine bu hastanenin veremeyeceği bir sürü şey istiyor.In other words, this machine requires a lot of stuff that this hospital cannot offer.
Kendimiz dahil, herkesin ihtiyaçlarına karşılık veremiyoruz.If we don't take care of everybody, including ourselves.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod