Ebeveynlik iznine velilerden herhangi biri ayrılabilir.يجوز أن يأخذ إجازة الوالدين أي واحد من وليي أمر الطفل، ويمكنهما أن يتناوبا على الإجازة.
Ebeveyn ya da başka bir veliEl progenitor u otra persona titular de la custodia
Ebeveyn ya da başka bir veliFörälder eller annan vårdnadshavare
Ebeveyn ya da başka bir veliParent ou autre tuteur
Ebeveyn ya da başka bir veliVanhempi tai muu huoltaja
Ebeveyn ya da başka bir veliРодитель или иной опекун
Ebeveyn ya da başka bir veliالوالد/الوالدة أو ولي أمر آخر
Ebeveyn ya da başka bir veli父母或其他监护人
Eğer her iki veli de çalışıyorsa, çocuğun tam gün erken eğitim hakkı vardır.Jos molemmat vanhemmat ovat työssä, lapsella on oikeus kokopäiväiseen varhaiskasvatukseen.
Eğer her iki veli de çalışıyorsa, çocuğun tam gün erken eğitim hakkı vardır.Om båda föräldrarna arbetar, har barnet rätt till småbarnspedagogik på heltid.
Eğer her iki veli de çalışıyorsa, çocuğun tam gün erken eğitim hakkı vardır.Si ambos padres trabajan, el niño tendrá derecho a educación básica de jornada completa.
Eğer her iki veli de çalışıyorsa, çocuğun tam gün erken eğitim hakkı vardır.Si les deux parents travaillent, l’enfant peut bénéficier d'une éducation précoce toute la journée.
Eğer her iki veli de çalışıyorsa, çocuğun tam gün erken eğitim hakkı vardır.إذا كان كلا الوالدين يعمل، فإن الطفل لديه الحق في التربية المبكرة لليوم كاملاً.
Eğer her iki veli de çalışıyorsa, çocuğun tam gün erken eğitim hakkı vardır.若父母双方都在工作,孩子有权享受全天幼儿教育。
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Ai înţeles un singur cuvânt?" Managerul a cerut părinţilor, "Este el joaca prostul cu noi? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Ali ste razumeli eno samo besedo?" Upravljavec pozval starše, "Ali je igra norec z nami? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Avez-vous compris un seul mot?" Le gestionnaire a demandé aux parents: "Est-il jouer le fou avec nous? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Czy rozumie ani jednego słowa?" Kierownik zapytał rodziców: "Czy on gra głupiec u nas? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? "'De manager van de ouders vroeg:" Is hij het spelen de zot met ons? '
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Hai capito una sola parola?" Il direttore ha chiesto ai genitori: "Sta giocando il pazzo con noi? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Har du förstått ett enda ord?" Chefen frågade föräldrar ", spelar han dåren med oss? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Har du forstod et eneste ord?" Lederen spurgte forældrene, "Er han spille den nar med os? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""¿Has entendido una sola palabra?" El gerente le pidió a los padres, "¿Está jugando el tonto con nosotros? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Heb je begrepen een enkel woord? 'De manager van de ouders vroeg:" Is hij het spelen de zot met ons? '
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""당신은 하나의 단어를 이해 했나요?"매니저가 부모님을 요청한다 "고 장난인가 우리와 함께 바보? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Oletko ymmärtänyt sanaakaan?" Johtaja pyysi vanhempia "Onko hän pelissä tyhmä kanssamme? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Será que você entendeu uma única palavra?" O gerente pediu aos pais: "É ele jogar o tolo com a gente? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Te érteni egy szót?" A menedzser felkérte a szülőket, "Ő játszik A bolond velünk? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Vy jste rozuměl jediné slovo?" Manažer zeptal rodičů: "Je to hraje blázen s námi? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Vy ste rozumel jediné slovo?" Manažér opýtal rodičov: "Je to hrá blázon s nami? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Μήπως καταλάβει ούτε μια λέξη;" ο διευθυντής ζήτησε από τους γονείς, "Παίζει ο ανόητος μαζί μας; "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Знаете ли, разбира нито една дума?" Мениджърът попита родителите ", той играе глупак с нас? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Ти зрозумів жодного слова?" Менеджер запитав батьків, "Чи дійсно він грати дурень у нас? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""Ты понял ни единого слова?" Менеджер спросил родителей, "Действительно ли он играть дурак у нас? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""האם אתה מבין מילה?" המנהל שאל את ההורים, "האם הוא משחק השוטה איתנו? "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? ""هل يفهم كلمة واحدة؟" سألت مدير الوالدين ، وقال "هل هو يلعب مجنون معنا؟ "
"Eğer tek bir kelime anladı mı?" Yöneticisi veliler sordu, "diye oynuyor bizimle aptal? "私達とばか?" "神のために、"母は、おそらく彼は非常に病気だと我々がいる"、涙ですでに叫んだ
Eğer velilerden biri evdeyse, tam gün erken eğitim hakkı ikamet ettiğiniz yere göre değişir.Jos toinen vanhemmista on kotona, oikeus varhaiskasvatukseen riippuu kotikunnasta.
Eğer velilerden biri evdeyse, tam gün erken eğitim hakkı ikamet ettiğiniz yere göre değişir.Om den ena föräldern är hemma, beror rätten till småbarnspedagogik på hemkommunen.
Eğer velilerden biri evdeyse, tam gün erken eğitim hakkı ikamet ettiğiniz yere göre değişir.Si un des deux parents est à la maison, le droit à l’éducation précoce varie selon la commune de résidence.
Eğer velilerden biri evdeyse, tam gün erken eğitim hakkı ikamet ettiğiniz yere göre değişir.إذا كان أحد الوالدين في المنزل، فإن الحق في التربية المبكرة يعتمد على البلدية.
Eğer velilerden biri evdeyse, tam gün erken eğitim hakkı ikamet ettiğiniz yere göre değişir.若父母一方没有工作,享受幼儿教育的权利各地政策不同。
Ek olarak, çocuğun velisine çocuk 17 yaşını dolduruncaya değin çocuk parası (lapsilisä) ödenmektedir.Därtill utbetalas barnbidrag (lapsilisä) till barnets vårdnadshavare fram till dess att barnet fyller 17 år.
Ek olarak, çocuğun velisine çocuk 17 yaşını dolduruncaya değin çocuk parası (lapsilisä) ödenmektedir.De plus, les allocations familiales (lapsilisä)sont versées jusqu'à ce que l'enfant a 17 ans.
Ek olarak, çocuğun velisine çocuk 17 yaşını dolduruncaya değin çocuk parası (lapsilisä) ödenmektedir.Lisäksi lapsen huoltajalle maksetaan lapsilisää, kunnes lapsi täyttää 17 vuotta.
Ek olarak, çocuğun velisine çocuk 17 yaşını dolduruncaya değin çocuk parası (lapsilisä) ödenmektedir.وبالإضافة إلى ذلك تـُدفع لحاضن الطفل علاوة إعانة الطفل (lapsilisä) حتى يتم الطفل سن 17 سنة من العمر.
[ Eleuteria Huaman Slvador: Pitagoras Okulu Velisi][אאוטריה הואמן סלוודור: אם לתלמידים בבית הספר הפיתגוראי]
Emekli olan çocuk velileri emeklilik maaşlarına Kela’dan çocuk zammı alabilmek için başvuruda bulunabilirler.Lapsen huoltaja, joka on eläkkeellä, voi hakea Kelasta lapsikorotusta omaan eläkkeeseen.
Emekli olan çocuk velileri emeklilik maaşlarına Kela’dan çocuk zammı alabilmek için başvuruda bulunabilirler.راعي الطفل المتقاعد بإمكانه طلب إعانة الطفل على تقاعده من مؤسسة التقاعد الوطني الكيلا.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Dans chaque pays, je suis sûr que vous avez ce qu'on appelle la réunion parents-professeurs.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Estoy seguro de que tienen en cada país lo que llamamos la reunión de padres y profesores.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Ich bin mir ziemlich sicher, dass Sie alle in Ihrem Land sogenannte Elternsprechstunden haben.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.In elk van die landen hebben jullie vast ook ouderavonden.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.나라마다 학부모-교사 협의회라는 게 있겠죠.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Minden országban biztosan létezik az ún. szülői értekezlet.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Ở bất kì quốc gia nào, tôi cũng chắc chắn các bạn có 1 thứ được gọi là họp phụ huynh.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Sono sicuro che anche da voi c'è questo rito, il colloquio tra genitori e insegnanti.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Sunt sigur că aveți în fiecare ţară așa-numita ședință profesor și părinți.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.W każdym kraju istnieją wywiadówki.
Eminin her ülkede söyleyeceğim olgu mevcuttur: veli toplantısı.Във всяка държава, сигурен съм, имате така наречените родителски срещи.