Ana içeriğe geç
Sözlük

velayet ile cümle

velayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oğullarının velayeti Alfonsoya verildi.Hij werd opgevolgd door zijn zoon Alfons
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.Samen met zijn gezin (vrouw, twee zoons) keerde hij terug naar zijn geboorteplaats.
Kur'an-ı Kerîm Velâyet’in Dûnun’undan olan Nübüvvet’e özgü olarak yirmi sekiz hurûf ile indirilmiştir.Według jednego ze świadków pochodzili oni z Chełma i było ich około stu dwudziestu.
En son çocuklarının velayetini de kaybeder.Traci również najlepszą przyjaciółkę.
Kur'an Velâyet’in Dûnun’undan olan Nübüvvet’e özgü olarak yirmi sekiz harf ile indirilmiştir.Al-Qasas (arabiska: سورة القصص ) ("Berättelsen") är den tjugoåttonde suran i Koranen med 88 verser (ayah).
Bir süredir işsiz olması sebebiyle karısının avukatı, çocuklarının velayetinin anneye verilmesini talep eder.Du skulle ha instruerat din advokat att väcka talan mot din frus förförare...
Anne yeğeni Henry'nin velayetini üzerine aldı.Підозрює Френка у вбивстві племінника — Едді.
İkincisinde ise dört hurûftan ibaret olan Velâyet te onun içine dâhildir.Vypráví se v něm o dobrodružství čtyř hrdinů (dvou dvojčatech).
Pitezel'in karısını beş çocuğundan üçünü kendi velayetine vermesi için maniple eder.Důvod, proč Kazimír I. dal tři ze svých pěti synů na duchovní cestu byl prostý.
Oğullarının velayeti Alfonsoya verildi.Během obléhání mu Elvíra porodila syna Alfonse.
Marie'nin velayetini anneannesi ve dedesi aldı.Maria antoi anteeksi serkkunsa aviomiehelle.
Cemile çocuğun velayetini de almıştır.Τελικά ο Μπίρον ανέλαβε την κηδεμονία του παιδιού.
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.Derudover vil han heller ikke gå fra sin kone (selv om de senere bliver skilt) og sine to døtre.
Michael'dan boşanır, ama çocukların velayetini alamadığı için üzgündür.De krangler, men blir avbrutt av sønnen Michael.
Doktor “Ali Ekber Velayeti”; 1999 yılından 2002 yılına kadar.Ali Akbar Wilayati, dari tahun 1999 sampai 2002.
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.Ia bahkan kabarnya akan segera bercerai dari Richa, padahal saat ini istrinya tengah mengandung anaknya.
Ancak trajik bir kaza sonucu karısını kaybeder ve kızının velayeti elinden alınır.Nah, uh, kau kecelakaan, Anda baru saja kehilangan pekerjaan Anda, dan istri Anda meninggalkan Anda.
Cevap : Her Fakih, ihtilaflara konu olmayacak hususlarda velayet sahibidir.多項式 P の根体は必ずしも P の全ての根を含む(すなわち、KP において一次式の積に分解される)わけではない。
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.在自己的祖國有著自己的妻子和兩個女兒等著他。
Bu önerme kurgusal bir çocuk velâyet davası ile gösterilmiştir.该案件将按照青少年警告系统处理。
Ancak 17 yaşına geldiğinde babasının velayetine geçebildi.其父死后,17岁的他继承汗位。
Cevap : Her Fakih, ihtilaflara konu olmayacak hususlarda velayet sahibidir.以诸侯为郡县,人人自安乐,无战争之患,传之万世。
Cevap : Her Fakih, ihtilaflara konu olmayacak hususlarda velayet sahibidir.유전은 모든 유위법의 인과가 상속하여 끊임이 없이 계속(繼續)하여 이어지는 것을 말한다.
Yani ortak velayet durumu söz konusu.우왕 복위 사건 관련 인물.
Sansasyona neden olan şey, çocukların velayet davasıydı.Razlogom svađe ovaj put bila je budućnost djece.
İmam Taki, İmam Naki bu yolun erenleri, Velayetin gözü nuru Can Hasan-ül Askeri.Ja, koji na leđima nosim teret svih vas vojničkih gizdelina!
Oğullarının velayeti Alfonsoya verildi.Pojad saatis ta varakult altariteenriteks.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.18살때, 엄마의 훌륭한 지도아래서 저는, 여러분 아마 예상하시겠지만
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.A 18 anni, sotto l'ottima tutela di mia madre, diventai quindi, come potete immaginare, femminista.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.Tizennyolc éves koromra anyám remek gyámkodása nyomán tehát, ahogy sejthetik, dacos feminista lettem.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.Στα 18 μου, υπό την εξαιρετική καθοδήγηση της μητέρας μου, ήμουνα, όπως θα φαντάζεστε, αψήφιστα φεμινίστρια.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.К 18 годам, находясь под маминой опекой, я была, как вы можете догадаться, ярой феминисткой.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.На 18 години, под отличното напътствие на майка ми, бях, както можете да си представите, непокорна феминистка.
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.בגיל שמונה עשרה, תחת חסותה הנהדרת של אימי, הפכתי עד מהרה, כפי שאתם יכולים לצפות,
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.في سن الثامنة عشر و تحت الوصاية المتميزة من أمي, أصبحت و كما تتوقعون
18'lerimde annemin kusursuz velayeti altında, tahmin edebileceğiniz gibi, asi bir feminist olmuştum.素晴らしい母親の指導のもと、 ご想像通り、 完全にフェミニストになっていました
Aynı zamanda velayetinizde olan reşit olmayan çocuk için de vatandaşlık başvurusunda bulunabilirsiniz.Du kan samtidigt ansöka om medborgarskap för ett minderårigt barn som du har vårdnaden om.
Aynı zamanda velayetinizde olan reşit olmayan çocuk için de vatandaşlık başvurusunda bulunabilirsiniz.Puede solicitar la nacionalidad también para los hijos menores de edad que tenga a su cargo.
Aynı zamanda velayetinizde olan reşit olmayan çocuk için de vatandaşlık başvurusunda bulunabilirsiniz.Voit hakea kansalaisuutta samalla myös alaikäiselle lapselle, joka on sinun huollossasi.
Aynı zamanda velayetinizde olan reşit olmayan çocuk için de vatandaşlık başvurusunda bulunabilirsiniz.Vous pouvez également demander la naturalisation pour un enfant mineur dont vous êtes le tuteur.
Aynı zamanda velayetinizde olan reşit olmayan çocuk için de vatandaşlık başvurusunda bulunabilirsiniz.بإمكانك التقدم بطلب الجنسية في نفس الوقت أيضاً لأطفالك القاصرين الذين تحت وصايتك.
Boşanma ve çocuk velayetiAvioero ja lasten huoltajuus
Boşanma ve çocuk velayetiDivorce et garde des enfants
Boşanma ve çocuk velayetiDivorcio y custodia de los hijos
Boşanma ve çocuk velayetiSkilsmässa och vårdnad om barn
Boşanma ve çocuk velayetiРазвод и опека детей
Boşanma ve çocuk velayetiالطلاق وحضانة الأطفال
Boşanma ve çocuk velayeti离婚及儿童抚养
Çocuğun velayeti:Ejercer la patria potestad de un menor significa ocuparse de:
Çocuğun velayeti:La garde de l’enfant implique :
Çocuğun velayeti:Lapsen huolto tarkoittaa
Çocuğun velayeti:Vårdnaden om ett barn innebär
Çocuğun velayeti:Опека над ребёнком означает:
Çocuğun velayeti:الوصاية على الطفل تعني:
Çocuğun velayeti:孩子的监护是指:
Ebeveynler ortak velayet sözleşmesi yaparlarsa ve babalık tanındıysa baba da velayeti alır.Fadern får vårdnad om barnet om föräldrarna ingår ett avtal om gemensam vårdnad och faderskapet har erkänts.
Ebeveynler ortak velayet sözleşmesi yaparlarsa ve babalık tanındıysa baba da velayeti alır.Isä saa lapsen huoltajuuden, jos vanhemmat tekevät sopimuksen yhteishuollosta ja isyys on tunnustettu.
Ebeveynler ortak velayet sözleşmesi yaparlarsa ve babalık tanındıysa baba da velayeti alır.يحصل الأب على الوصاية على الطفل، إذا اتفق الوالدان بشأن الوصاية المشتركة وتم الاعتراف بالأبوة.
Ebeveynler ortak velayet ya da tek velayet şeklinde anlaşabilirler.Föräldrarna kan komma överens om gemensam vårdnad eller om att den ena föräldern har ensam vårdnad.
Ebeveynler ortak velayet ya da tek velayet şeklinde anlaşabilirler.Ils peuvent se mettre d’accord sur une garde partagée ou une garde monoparentale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod