Ana içeriğe geç
Sözlük

velayet ile cümle

velayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onun kocası da çocukların velayetini istedi.Her husband also wanted custody of the children.
Ama çocukların velayeti bir sorundu.But custody of the children was a problem.
Bence Tom'un çocukların velayetini alması çok zor.I think it's highly unlikely that Tom will get custody of the kids.
Tom çocuklarının velayetini kaybetti.Tom lost custody of his children.
Tom çocukların tam velayetini istiyor.Tom wants full custody of the kids.
Tom oğlunun velayetini aldı.Tom got custody of his son.
Çocukların velayetini henüz halletmedik.We haven't worked out custody of the children yet.
Tom'a çocukların tam velayeti verildi.Tom was given full custody of the children.
Tom kız kardeşinin çocuklarının velayetini almaya çalışıyor.Tom is trying to get custody of his sister's children.
Tom ve Mary'nin çocukları için sert bir boşanma ve velayet savaşı vardı.Tom and Mary had an acrimonious divorce and custody battle for their children.
Çocuklar için velayet davasından daha kötü bir şey yoktur.There's nothing worse for children than litigated custody.
Koruyucu velayeti isteyebilirim.I can ask for protective custody.
Fadıl, çocuklarının velayetini alacak.Fadil will get custody of his children.
Leyla, üç çocuğunun velayetini almak için yasal işlem başlattı.Layla launched a legal action to gain custody of her three children.
Leyla çocukların velayetine sahipti.Layla had custody of the children.
Tom çocukların velayetine sahip.Tom has custody of the children.
Sami ve Leyla çocuklarının velayetini tartıştılar.Sami and Layla argued over custody of their children.
Sami ve Leyla altı çocuklarının velayetini paylaştılar.Sami and Layla shared custody of their six children.
Sami kızının velayetini almaya çalıştı.Sami attempted to get his daughter's custody.
Sami velayet mücadelesini kazandı.Sami won his custody battle.
Sami çocuklarının velayetini kaybetti.Sami lost custody of his children.
Sami velayet davasını kazanmak üzereydi.Sami was about to win the custody case.
Sami, Leyla'yı öldürdü, çünkü Leyla velayet davasını kazanmak üzereydi.Sami killed Layla because she was about to win the custody case.
Sami'nin çocuklarına geçici velayet verildi.Sami was granted temporary custody of his children.
Sami'nin yasal velayeti var.Sami has legal custody.
Sami çocukların velayetini paylaşmadı.Sami didn't share custody of the children.
2011 yılında Wade eski eşi Funches'ten iki oğlunun velayetini aldı.In 2011, Wade was granted sole custody of his two sons with Funches.
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.He also divorced his wife, who left with their two children.
Michael'dan boşanır, ama çocukların velayetini alamadığı için üzgündür.Tom is disappointed but pleased that his colleague got the job.
Cemile çocuğun velayetini de almıştır.They shared custody of the boy.
Yani ortak velayet durumu söz konusu.สรุปความเป็นมาเกี่ยวกับการดำเนินการกรณีวัดพระธรรมกาย .
İşte burada (bu durumda) velayet (yardımcılık, dostluk) hak olan Allah'a aittir.The jurisdiction in this province belongs to God.
O an, velayet (güç ve egemenlik) tümüyle gerçek olan ALLAH'ındır.The jurisdiction in this province belongs to God.
2010 yılında, davaların %90'ında velayet anneye verilmiş.In 2010, in 90% of cases, mothers received custody.
Choi tek başına velayeti kazandı.Choi won sole custody.
İsmaililiğin yedi ayağı Velayet Taharet Namaz Zekât Oruç Hac CihatSeven pillars of Ismailism Walayah Taharah Salah Zakat Sawm Hajj Jihad
Leydi Augusta çocuklarının velayetini aldı ve yılda 4.000 sterlinlik bakım aldı.Lady Augusta retained custody of their children and received maintenance of £4,000 a year.
İran'da hükumet şekli İslam Hukukçularının Velayeti olarak bilinir.In Iran, the form of government is known as the Guardianship of the Islamic Jurists.
Kişisel statü, kadınların evlilik, boşanma ve çocuk velayeti konularındaki haklarını belirler.Shari'a is the basis for personal status laws in most Islamic-majority nations.
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.Ihren Mann lässt sie aber im Glauben, sie sei zur Scheidung fest entschlossen.
Mahkeme Kāmyār'ın velayetini babasına verdi.Das Gericht sprach das Sorgerecht für Aline dem Vater zu.
Çocukların velayet hakkını Usher kazandı.Nach langem Streit bekam Usher das Sorgerecht für die Kinder.
İmam Taki, İmam Naki bu yolun erenleri, Velayetin gözü nuru Can Hasan-ül Askeri.Erkennst du diese Pflichten an, dann bist du wahrer Soldat deiner Idee.
Marie'nin velayetini anneannesi ve dedesi aldı.C'est sa grand-mère qui obtient la tutelle d'Ana et de son frère.
En son çocuklarının velayetini de kaybeder.Finalmente, recupera la custodia de sus hijos.
Cemile çocuğun velayetini de almıştır.Julia ganó la custodia del niño.
Oğullarının velayeti Alfonsoya verildi.Ad Alfonso fu data la custodia dei loro figli.
Anne yeğeni Henry'nin velayetini üzerine aldı.Энн была помещена под опеку её сына Генри.
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.После него остались его жена, их дочь и один из их двух сыновей.
Cemile çocuğun velayetini de almıştır.Похищает для него детей лагеря.
Çocukların velayet hakkını Usher kazandı.Ашер получил единоправную опеку над детьми.
Marie'nin velayetini anneannesi ve dedesi aldı.تكبر عند جدته مريم - أم أبيه.
Anne yeğeni Henry'nin velayetini üzerine aldı.Ele foi sucedido por seu sobrinho, Henry.
Oğullarının velayeti Alfonsoya verildi.Hij werd opgevolgd door zijn zoon Alfons
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.Samen met zijn gezin (vrouw, twee zoons) keerde hij terug naar zijn geboorteplaats.
En son çocuklarının velayetini de kaybeder.Traci również najlepszą przyjaciółkę.
Bir süredir işsiz olması sebebiyle karısının avukatı, çocuklarının velayetinin anneye verilmesini talep eder.Du skulle ha instruerat din advokat att väcka talan mot din frus förförare...
Anne yeğeni Henry'nin velayetini üzerine aldı.Підозрює Френка у вбивстві племінника — Едді.
Pitezel'in karısını beş çocuğundan üçünü kendi velayetine vermesi için maniple eder.Důvod, proč Kazimír I. dal tři ze svých pěti synů na duchovní cestu byl prostý.
Oğullarının velayeti Alfonsoya verildi.Během obléhání mu Elvíra porodila syna Alfonse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod