Etiyopya modern sanatının babası olarak tanımlanan Gebre Kristos Desta Lawton, Oklahoma'da vefat etti.Gebre Kristos Desta, considéré comme le père de l'art moderne éthiopien, est mort à Lawton, en Oklahoma.
Etiyopya modern sanatının babası olarak tanımlanan Gebre Kristos Desta Lawton, Oklahoma'da vefat etti.Гебре Кристос Деста, которого называют отцом современного искусства Эфиопии, умер в Лотоне, штат Оклахома.
Etiyopya modern sanatının babası olarak tanımlanan Gebre Kristos Desta Lawton, Oklahoma'da vefat etti.توفي مولجيتا لول، أحد أهم الصحفيين في إثيوبيا، بمنفاه في واشنطن العاصمة سنة 2015.
Evet. 89 yaşında vefat etti. Dolu dolu yaşadı.العيش ل89 سنة ليس سيأ
Evet. 89 yaşında vefat etti.Τέλος πάντων, το να ζεις μέχρι τα 89 δεν είναι και τόσο άσχημα, παρά όλα αυτά.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.-Da, mož je že zdavnaj umrl.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Da, soţul meu a murit de mult timp.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Ja, mijn man stierf lang geleden.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Oui, mon mari est mort il y a bien longtemps.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Sė, mio marito č morto molto tempo fa.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Sí, mi marido murió hace tiempo.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Sim, o meu marido morreu há muito tempo atrás.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Ναι, ο σύζυγός μου πέθανε εδώ και πολύ καιρό.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.Да. Муж мой помер уже давненько.
Evet, kocam uzun zaman önce vefat etti.نعم ، زوجي توفي منذ وقت طويل
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potem gniew i depresja po śmierci ojca dały się we znaki.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potom sa dostavil hnev a depresia z otcovej smrti.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Ale potom se zloba a deprese z úmrtí mého otce přihlásili.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.A un certo punto però erano subentrati la rabbia e la depressione per la morte di mio padre.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Aztán eluralkodott rajtam a düh és a depresszió apám halála miatt.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Dar mai târziu, depresiunea și mâhnirea pricinuite de moartea tatălui meu s-au instalat.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Doch dann setzte die Wut und die Depression wegen meines Vaters Tod ein.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.En ik had tijd om te ontspannen en te rouwen.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.하지만 곧 저는 아버지의 죽음에 대한 슬픔과 분노가 찾아왔어요.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Mas a certa altura, veio a raiva e a depressão pela morte do meu pai.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Men så kom vreden og depressionen over min fars død.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Nato pa me je prevzela jeza in depresija zaradi smrti mojega očeta.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Nhưng rồi sự thất vọng và hằn học về cái chết của bố tôi lại quay về
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Pero llegaron la ira y la depresión por la muerte de mi padre.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Sitten iskivät isäni kuoleman aiheuttamat viha ja masennus.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Tapi kemudian kemarahan dan depresi tentang ayah saya datang.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Μετά ο θυμός και η κατάθλιψη σχετικά με τον θάνατο του πατέρα μου με κατέβαλαν.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Але потім прийшли злість та депресія, спричинені смертю мого батька.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Но затем появились гнев и депрессия, связанные со смертью моего отца.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.Но после дойдоха гневът и депресията заради смъртта на баща ми.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.אבל אז הכעס והדכאון שנוגעים למותו של אבי שקעו פנימה.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.لكن حينما الغضب والإحباط حول رحيل والدي حدث.
Fakat sonra, babamın vefatına dair kızgınlık ve depresyon beni sardı.フリーランスの仕事が終わり、支払いのために
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Aber natürlich sind sie beide gestorben, einer sechs Monate nach dem anderen.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Ale oczywiście skończyło się na tym, że oboje [ojciec i brat] umarli w odstępie sześciu miesięcy.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Claro que eles acabaram por morrer, com seis meses de diferença.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Dar, fireşte, până la urmă au murit amândoi, la distanţă de şase luni unul de altul.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.De persze mind a ketten meghaltak, hat hónap eltéréssel.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.하지만 물론, 그들은 육개월간격으로 결국 죽게되었죠.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Maar natuurlijk overleden ze, zes maanden na elkaar.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Mais bien sûr, ils ont fini par mourir, à six mois de distance.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Ma naturalmente sono morti, a 6 mesi di distanza.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Mutta tietenkin he kuolivat, kuusi kuukautta erillään.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Och sedan trodde min mor att det var ödet, eller förbannelser
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Pero, por supuesto, acabó muriendo, seis meses después.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Tetapi tentu saja, akhirnya mereka menghembuskan nafas terakhirnya, terpisah enam bulan.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Αλλά φυσικά, κατέληξαν να πεθάνουν, μεσα σε έξι μήνες.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Але, звичайно, вони обидва померли, з різницею в півроку.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Но, конечно, они оба умерли, с разницей в полгода.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.Но разбира се, те накрая умряха, шест месеца един след друг.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.אבל כמובן, הם מתו בסופו של דבר, בהפרש של חצי שנה זה מזה.
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.ولكن طبعا انتهي هذا بالموت
Fakat tabi ki, altı ay arayla sonunda vefat ettiler.その後、母はそれが運命か、又は呪いだと信じるようになりました。
Galile'yle yaklaşık aynı zamanda yaşamıştır, 32 yaş daha gençtir. Ama Galile'den az sonra vefat etmiştir.Descartes bol skoro súčastníkom Galilea bol od neho mladší o 32 rokov a zomrel krátko po jeho smrti.
Galile'yle yaklaşık aynı zamanda yaşamıştır, 32 yaş daha gençtir. Ama Galile'den az sonra vefat etmiştir.Descartes byl téměř současníkem Galilea, byl mladší o 32 let a zemřel krátce po smrti Galilea.