vazgeçmek ile cümle

vazgeçmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.Toutefois, à la conclusion de la paix en 1783, la Grande-Bretagne dut renoncer au contrôle direct de la côte.
Bu nedenle Henry Tudor İngiltere'ye dönme planından vazgeçmek zorunda kaldı.Tom évoque de nouveau son désir de quitter l'Angleterre.
Tom vazgeçmek istemiyor.Tom no se quiere dar por vencido.
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.Tras la firma de la paz en 1783 con España, los británicos tuvieron que ceder el control sobre la costa.
Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.Sin embargo, la flota sufrió graves daños producidos por las tormentas y se vio obligada a retirarse.
Tom vazgeçmek istemedi.Tom non voleva arrendersi.
Onlar tüm plandan vazgeçmekten başka seçenekleri olmadığını kabul ettiler.Они согласились с тем, что у них нет выбора, кроме как отказаться от всего плана.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.Ты никогда не сдавался, что бы ни было».
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.ولهذا السبب لم تعد له قيمة بالنسبة لنا."
Vazgeçmek nedir hiç bilmiyor.ولا يُعرف طريقة للتخلص منه.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.Então não tem o porquê de externar isso".
Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.Stracił jednak tak wiele okrętów, że zmuszony był w końcu wycofać się z bitwy.
Atina kente saldırdı ve Nakşa bu karardan vazgeçmek zorunda kaldı.Atens medborgare motsatte sig detta och körde ut honom ur staden.
Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.Fartyget var emellertid så illa skadad, att han måste återvända hem.
Vazgeçmek nedir hiç bilmiyor.Як зупинити це вона не знає.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.Тому, немає сенсу кидати справу».
Çoğu trans erkek bu sebeplerden dolayı bu müdahaleden vazgeçmektedir.Psihopații scapă de multe ori de justiție din aceste motive.
Vazgeçmek nedir hiç bilmiyor.Să mă renasc nu știu.
Sigara içme alışkanlığından vazgeçmek zor.Este greu să renunți la obiceiul de a fuma.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.Nem látom okát annak, hogy távozzak."
Vazgeçmek nedir hiç bilmiyor.Syytä luopumiseen ei tiedetä.
Bunun üzerine başsız kalan ahali protesto etmekten vazgeçmek zorunda kaldı.Κατά συνέπεια, ο Πρωθυπουργός αναγκάστηκε να παραιτηθεί.
Bu topraklardan vazgeçmek, devleti küçültmek ile değil, devletin parçalanması ile eşanlamlıydı.Ganske vist belejrede de ikke byen, men ødelagte landet.
Atina kente saldırdı ve Nakşa bu karardan vazgeçmek zorunda kaldı.Men Fontana var engageret andetsteds og måtte takke nej til tilbuddet.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.Det var bare ikke fornuftig å slutte.»
Atina kente saldırdı ve Nakşa bu karardan vazgeçmek zorunda kaldı.Borgerne i Athen protesterte mot dette og tvang ham ut av byen.
Vazgeçmek nedir hiç bilmiyor.中退の理由はわからない。
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.但是,在1783年的和平决议中,英国必须放弃对沿海的控制。
Benim bir seçeneğim yok fakat aile konularda eğitimden vazgeçmek.但是那不是我离开学校,离开家人搬到这里的目的。
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.그러니 불평을 할 이유는 없다”를 적어두고 있다.
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.אך, עם חתימת הסכם השלום ב-1783 נאלצו הבריטים לוותר על השליטה על אזור החוף.
Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.במקביל, איגוד הכורים נכנע והפסיד את השביתה.
Bu nedenle çoğu trans erkek, bu operasyondan vazgeçmektedir.למעשה, רובם של הטרנסקסואלים אינם עוברים את הניתוח.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.אין לי יותר סיבה לשתוק."
Ayrıca bu anlaşmayla Felipe, Fransa tahtındaki hak iddailarından da vazgeçmekteydi.Фелипе се отказва от всичките си претенции към френския престол.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.아드레날린이 질주합니다. 쉽게 포기하기 어렵지요.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.שטף האדרנלין הזה. קשה לוותר עליו.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.انه هورمون الأدرينالين. انه شيئ من الصعب التخلي عنه.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.形而上学的には
Ama sen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorsun.De te visszautasítod, hogy bármiről is lemondj.
Ama sen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorsun.Pourtant, tu refuses d'abandonner quoi que ce soit.
Ama sen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorsun.لكننك لا تريدين التخلي عن اي شيء
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Dar la momentul respectiv a trebuit să ne recunoaştem înfrânţi.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık. İmkansız sayılıyordu.Ale wówczas musieliśmy go porzucić, gdyż uznaliśmy go za niemożliwy.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.그렇지만, 결국은 포기하고 말았지요.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Maar we moesten de handdoek in de ring gooien.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Mais à l'époque nous avions du jeter l'éponge.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Pero tuvimos que tirar la toalla en ese entonces.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Αλλά εκείνη την περίοδο έπρεπε να το εγκαταλείψουμε.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Але тоді нам довелось здатися.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Но в онзи момент трябваше да се откажем.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Но в то время нам пришло сдаться.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.קיימנו פגישות רבות ולקחנו את זה ברצינות.
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.ولكن في ذلك الوقت كان علينا أن نستسلم لليأس .
Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.不可能だとみなされたのです
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Để đánh đổi mạng sống cho tình yêu. thật quá dễ dàng.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Memberikan hidupmu demi cinta... ...adalah jalan termudah.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Oddać swoje życie z miłości... jest najłatwiejszym sposobem.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Odreči se svojemu življenju zaradi ljubezni je najlažja pot.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Om je leven te geven voor de liefde... is de gemakkelijkste weg.

İlgili Sayfalar