vazgeçmek ile cümle
vazgeçmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Renunciar a tu vida por amor... ... es la vía más simple.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Sacrifier ta vie par amour est la voie la plus facile.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Să renunţi la viaţa ta pentru iubire... ... e cea mai simplă cale.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.Vzdát se svého života pro lásku je nejjednodušší způsob.
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.להקריב את חייך למען האהבה .זהו הדבר הקל ביותר לעשות
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Apa yang kau maksudkan dengan menyerah akan perasaan cintamu?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Cậu nói từ bỏ tình yêu là sao?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Che cosa intendi con rinunciare al tuo amore?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Co masz na myśli mówiąc, że chcesz zapomnieć o swojej miłości?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Cum adica sa renunti la dragostea ta?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Mitä tarkoitat luopumalla rakkaasta?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Que veux-tu dire par abandonner son amour ?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Vad menar du med å ge upp kärleken?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Was meinst du mit die Liebe aufgeben?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Wat bedoel je met het opgeven van liefde?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Τι εννοείς να παραιτηθείς απ'την αγάπη;
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?Что ты подразумеваешь под "отпустить любовь"?
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki??למה אתה מתכוון לוותר על אהבה
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?ماذا تعني بأن تتخلى عن حبك؟
Aşktan vazgeçmek derken ne kastediyorsun ki?あきらめたらダメだ
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.E io sicuramente non abbandonerei mai il mio aeroplano, il mio elicottero, o il mio Humvee, o la mia Porsche.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.Et je ne voudrais certainement pas abandonner mon avion, ou mon hélicoptère, ou mon Hummer, ou ma Porsche.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.저 역시 비행기를 포기할 수 없고, 헬리콥터나 험비나 포르쉐를 말입니다
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.Nie chciałbym pozbyć się swojego samolotu, helikoptera, dżipa czy Porsche.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.SUVやポルシェを 手放したいとは思いません それらは大切で 居間の飾り物ではありません
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.Y sin duda, yo no quisiera dejar de usar mi avión, o mi helicóptero, o mi todoterreno, o mi Porsche.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.Και σίγουρα δεν θα ήθελε να αφήσει το αεροπλάνο μου, ή το ελικόπτερο μου, η το Humvee μου, ή την Prosche μου.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.Я уж точно не отказался бы от собственного самолёта. Или вертолёта. Или Хамви.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.ואני בטח לא הייתי מוכן לוותר על המטוס שלי, או המסוק שלי, או ההאמר שלי, או הפורשה שלי.
Bende kesinlikle uçağımdan ,.. ...hummerımdan yada Porschemden vazgeçmek istemem.وبالتأكيد، لن استغني أبداً عن طائرتي الخاصة، ولا طائرتي العمودية، ولا سيارتي الهامر، ولا سيارتي البورش.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Au trebuit să renunțe la încheieturile lor.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Dovettero rinunciare ai loro polsi.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı. Ekipmanlarla sezgisel hareketi terk etmek zorunda kalmışlardı.Musieli poświęcić swoje nadgarstki i pozbyć się intuicyjnych ruchów instrumentami.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Ils durent abandonner leurs sensations.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.손목도 포기해야 했죠.(주:수술 도구를 다루는데 손목이 매우 아프다는 뜻)
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Museli se vzdát svých zápěstí.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Sie mussten ihre Handgelenke aufgeben.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Tenían que renunciar a sus muñecas.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Tiveram que abdicar dos pulsos.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Ze moesten hun polsen opgeven.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Έπρεπε να εγκαταλείψουν τους καρπούς τους.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Они должны были распрощаться с кистями своих рук.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Трябвало да се откажат от китките си.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.הם נאלצו לוותר על פרק היד שלהם
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.كان عليهم التخلّي عن استعمال معاصمهم.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.道具の直感的な使い方も諦めなくてはなりませんでした
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Jag vill inte överge vetenskap, men samtidigt känns det ibland som vetenskapen ger vika under oss.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.과학을 포기하고 싶진 않지만, 동시에 때때로 과학이 우리 밑에서 나온다는 생각이 들기도 합니다.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nechcem sa vzdať vedy, ale niekedy mám pocit, že veda vychádza spopod nás.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nie chcę rezygnować z nauki, ale jednocześnie mam czasem wrażenie, że nauka wymyka nam się spod kontroli.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Non voglio rinunciare alla scienza, ma allo stesso tempo sembra quasi che la scienza ci stia scivolando via.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.No quiero renunciar a la ciencia, pero al mismo tiempo a veces siento como que la ciencia se nos escapa.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nu vreau să renunţ la ştiinţă, dar în acelaşi timp mi se pare câteodată că ştiinţa ne provoacă.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Tôi không muốn từ bỏ khoa học, nhưng cùng lúc đó, đôi lúc tôi cảm thấy khoa học được tạo ra từ chính chúng ta.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Не искам да отричам науката, но същевременно ми се струва, че тя някак си ни изпреварва.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Я не хочу відмовлятися від науки, але іноді виникає відчуття, ніби наука йде проти нас самих.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Я не хочу отказываться от науки, но иногда возникает ощущение, что наука играет против нас.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.אינני רוצה לוותר על המדע, אך בו בעת זה מרגיש לעיתים שהטבע חותר מתחתינו.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.لا أريد التخلي عن العلم , ولكن في نفس الوقت أحياناً نشعر أن العلم يخرج إلينا من تحت أقدامنا .
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.科学の支えを失うような気が 時々するのです さて どうなるでしょうか