vazgeçme ile cümle

vazgeçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Borde jag bara ge upp skolan?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Devrai-je abandonner ?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Dovrei lasciare la scuola?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Em có nên thôi học không?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Haruskah aku menyerah begitu saja atas pembelajaran?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Moet ik gewoon school opgeven?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Może powinnam rzucić szkołę?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Naj kar pustim šolo?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Soll ich einfach die Schule aufgeben?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Μήπως θα έπρεπε να παρατήσω τη σχολή;
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?Не бросить ли мне школу?
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim??אולי אני פשוט צריכה לוותר על הלימודים
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?هل على ان أتخلى عن الدراسة؟
Ben sadece okuldan vazgeçmeli miyim?自分で頑張ってみたけど
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.여기서 우리가 다섯 마리째 토끼를 가지려면 딸기 100개를 포기해야 하는 거죠.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.A museli bychom se vzdát 100 bobulí, abychom získali pátého králíka.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.lecz aby to zrobić, musielibyśmy wyrzec się 100 jagód. Aby dostać piątego królika.
Beşinci tavşana sahip olabilmek için 100 tane böğürtlenden vazgeçmemiz gerekecek.Тогава трябва да се откажем от 100 боровинки, за да имаме този заек.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Au trebuit să renunțe la încheieturile lor.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Dovettero rinunciare ai loro polsi.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı. Ekipmanlarla sezgisel hareketi terk etmek zorunda kalmışlardı.Musieli poświęcić swoje nadgarstki i pozbyć się intuicyjnych ruchów instrumentami.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Ils durent abandonner leurs sensations.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.손목도 포기해야 했죠.(주:수술 도구를 다루는데 손목이 매우 아프다는 뜻)
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Museli se vzdát svých zápěstí.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Sie mussten ihre Handgelenke aufgeben.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Tenían que renunciar a sus muñecas.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Tiveram que abdicar dos pulsos.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Ze moesten hun polsen opgeven.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Έπρεπε να εγκαταλείψουν τους καρπούς τους.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Они должны были распрощаться с кистями своих рук.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.Трябвало да се откажат от китките си.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.הם נאלצו לוותר על פרק היד שלהם
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.كان عليهم التخلّي عن استعمال معاصمهم.
Bileklerinden vazgeçmek zorunda kalmışlardı.道具の直感的な使い方も諦めなくてはなりませんでした
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Jag vill inte överge vetenskap, men samtidigt känns det ibland som vetenskapen ger vika under oss.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.과학을 포기하고 싶진 않지만, 동시에 때때로 과학이 우리 밑에서 나온다는 생각이 들기도 합니다.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nechcem sa vzdať vedy, ale niekedy mám pocit, že veda vychádza spopod nás.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nie chcę rezygnować z nauki, ale jednocześnie mam czasem wrażenie, że nauka wymyka nam się spod kontroli.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Non voglio rinunciare alla scienza, ma allo stesso tempo sembra quasi che la scienza ci stia scivolando via.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.No quiero renunciar a la ciencia, pero al mismo tiempo a veces siento como que la ciencia se nos escapa.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Nu vreau să renunţ la ştiinţă, dar în acelaşi timp mi se pare câteodată că ştiinţa ne provoacă.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Tôi không muốn từ bỏ khoa học, nhưng cùng lúc đó, đôi lúc tôi cảm thấy khoa học được tạo ra từ chính chúng ta.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Не искам да отричам науката, но същевременно ми се струва, че тя някак си ни изпреварва.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Я не хочу відмовлятися від науки, але іноді виникає відчуття, ніби наука йде проти нас самих.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.Я не хочу отказываться от науки, но иногда возникает ощущение, что наука играет против нас.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.אינני רוצה לוותר על המדע, אך בו בעת זה מרגיש לעיתים שהטבע חותר מתחתינו.
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.لا أريد التخلي عن العلم , ولكن في نفس الوقت أحياناً نشعر أن العلم يخرج إلينا من تحت أقدامنا .
Bilimden vazgeçmek istemiyorum, ama aynı zamanda bilim ayağımızın altından kayıyor gibi hissediyorum.科学の支えを失うような気が 時々するのです さて どうなるでしょうか
Birçok toplantı yaptık ve projeyi ciddiyetle göz önünde tuttuk. Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık.Chúng tôi tiến hành nhiều cuộc họp và xem xét nó một cách nghiêm túc. nhưng tại thời điểm chúng tôi bỏ cuộc.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Azoknak közületek, akinek nehéz volt Ne hagyjátok veszni álmaitokat.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Für diejenigen von Euch, die keinen Ausweg sehen, gebt euren Traum nicht auf!
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Gửi tới những người đã trả qua những biến cố áy, đừng từ bỏ giấc mơ của mình.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.살아가며 고난을 겪어야 했던 분들 꿈을 포기하지 마십쇼.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Para aqueles que têm passado por dificuldades, não desistam do vosso sonho.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Para aquellos que hayan experimentado algunas dificultades: No abandones tu sueño.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pentru voi toţi acei care aţi întâmpinat greutăţi în viaţă, nu renunţaţi la visele voastre.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pour ceux d'entre vous qui ont connu des difficultés N'abandonnez pas votre rêve
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pre tích z vás, ktorí už zažili nejaké ťažkosti, nevzdávajte sa svojho sna.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Pro ty z vás, kdo zažili těžké časy: "Nevzdávejte se svých snů."
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Voor de mensen onder jullie die ervaringen hebben gehad met ontberingen, geef je droom niet op.

İlgili Sayfalar