vazgeçme ile cümle

vazgeçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Za vse, ki ste izkusili prenekatere stiske, nikar ne obupajte nad svojimi sanjami.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Για εσάς που έχετε περάσει δύσκολα, μην παρατάτε το όνειρο σας.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.Для тех из вас, кто испытывает трудности, не предавайте Вашу мечту.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.לאלו מכם שחוו קשיים, אל תוותרו על החלום שלכם.
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.لأولئك الذين لديهم خبره من بعض المصاعب لا تتخلى عن حلمك
Birçok zorluklara katlananlarınıza söylüyorum, hayallerinizden vazgeçmeyin.夢を諦めちゃだめだ 試練はやってくる でもそれは留まるものではなく
Bir de Başkan'ın isteğinin gerçekleşmesi için... ...Park Tae Jun'un kendi payından vazgeçmesi gerekiyor.Ahhoz, hogy az Elnök úr kívánsága teljesüljön, Park Tae Junnak is le kell mondania a részéről.
Bir de Başkan'ın isteğinin gerçekleşmesi için... ...Park Tae Jun'un kendi payından vazgeçmesi gerekiyor.لكن يجب على الوريث بارك تاي جون ان يتخلى عن نصيبه عندها يمكننا تحقيق رغبت الرئيس بارجاع الممتلكات للشعب
Bize hep kötü konuşuyor çünkü ondan vazgeçmemizi istiyor.Ha inventado esa maldad para convencerse y para que lo deje ir.
Bize hep kötü konuşuyor çünkü ondan vazgeçmemizi istiyor.Minął kolejny dzień. Jeśli chcesz odejść, idź! Hej, jest ktoś, kto chce cię widzieć.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Abbiamo bisogno di pace, e i nostri capi devono capire che non riposeremo finchè non ci sarà la pace.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Avem nevoie de pace şi avem nevoie ca liderii noştri să ştie că nu ne vom găsi odihna până va fi pace.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Békére van szükségünk, tudtára kell adnunk vezetőinknek, hogy addig nem lesz nyugtunk, amíg béke nem lesz.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.우리는 평화를 원해요. 우리는 우리의 지도자가 우리가 평화를 얻을때까지 멈추지 않을 것이란 것을 알길 원해요
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Necesitamos paz, y necesitamos que nuestros líderes sepan que no descansaremos hasta que haya paz.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Potrzebujemy pokoju i nasi liderzy muszą o tym wiedzieć. Nie spoczniemy póki nie będzie pokoju.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.We hebben vrede nodig, en onze leiders moeten weten dat wij niet zullen rusten tot er vrede is.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Wir brauchen Frieden, und unsere Anführer müssen wissen, dass wir nicht aufgeben, bis Friede ist.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Χρειαζόμαστε ειρήνη, και πρέπει οι ηγέτες μας να μάθουν ότι δε θα αναπαυθούμε εώς ότου υπάρξει ειρήνη.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Нам нужен мир, и мы должны показать нашим лидерам, что мы не остановимся, пока не наступит мир.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.Нуждаем се от мир и искаме нашите лидери да знаят, че няма да се спрем докато не настане мир.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.אנו צריכים שלום, ואנו זקוקים שהמנהיגים ידעו שאנו לא ננוח עד שייכון שלום.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.نحن نحتاج الى السلام. نحتاج أن يعلم حكامنا اننا لن نهدأ حتى يعم السلام.
Bizim barışa itiyacımız var ve liderlerimiz de barış sağlanmadan vazgeçmeyeceğimizi bilmeliler.休まないということを指導者達には知ってほしい」 レイマの友人には、イスラム教徒の婦人警察官がいました
Bu benim seçtiğim bir yol değil. O yüzden bunu söylemekten vazgeçmenizi istiyorum." dedim."Som gej a to nie je cesta, ktorou sa budem uberať a chem, aby si to prestala hovoriť."
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.C'est du fanatisme, et il nous faut arrêter de confondre les deux.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Das ist Fanatismus und wir dürfen dies nicht länger verwechseln.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.De är fanatiska och vi måste sluta att blanda ihop dem.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.É fanatismo, e nós temos de parar de confundir os dois.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.E fanatism şi nu trebuie să le mai confundăm.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Es fanatismo, y tenemos que dejar de confundir ambas cosas.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Ez fanatizmus, és meg kéne tanulnunk nem összekeverni a kettőt egymással.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Het is fanatisme. We moeten stoppen met die twee dingen door elkaar te halen.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Ini adalah fanatisme, dan kita harus berhenti mengacaukan keduanya.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Je to fanatizmus, a musíme si ich prestať zamieňať.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.이것은 광신이고, 우리는 이 둘 사이를 구별할 줄 알아야 합니다.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Nó là sự cuồng tín, chúng ta nên rõ ràng giữa hai điều này
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Si tratta di fanatismo, e dobbiamo smettere di confondere le due cose.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.To fanatyzm. Musimy zacząć je rozróżniać.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.To je fanatizem in moramo ju prenehati zamenjevati.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Είναι φανατισμός και πρέπει να σταματήσουμε να τα συγχέουμε.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Това е фанатизъм и трябва да спрем да смесваме двете неща.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Це - фанатизм, і ми нарешті мусимо перестати плутати ці два поняття.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.Это — фанатизм, и нам пора перестать путать эти понятия.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.זו פנאטיות, ואנחנו צריכים להפסיק לבלבל בין השתיים.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.إنه التعصب، ويجب علينا التوقف عن الخلط بينهما.
Bu fanatiklik ve biz bu ikisini karıştırmaktan vazgeçmeliyiz.本当の信仰に安易な答えはない ということを知らなければなりません
Bu, geleneksel kanser tedavisinden vazgeçme anlamına geliyor.Esto es un gran comienzo en el tratamiento del cáncer.
Bu, geleneksel kanser tedavisinden vazgeçme anlamına geliyor.È una prospettiva radicale rispetto alle terapie antitumorali tradizionali.
Bu, geleneksel kanser tedavisinden vazgeçme anlamına geliyor.歴史的に 私たちは常にがん細胞を 殺すことに焦点を当てていました
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Hvis de ikke lærer af dette, - - betyder det, at deres talent er begrænset. Så kan jeg ikke lære dem noget.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Jeśli to ich niczego nie nauczy, znaczy, że mają mierny talent, i zmuszę ich, by zrezygnowali.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Jos he eivät opi tästä mitään- -heidän lahjansa eivät riitä- -enkä voi opettaa heitä.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Se não aprenderem nada com isto, significa que não têm muito talento, e terei de os rejeitar como alunos.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Si no aprenden nada con esta experiencia, significará que tienen poco talento y no los aceptaré como alumnos.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Αν δεν μάθουν τίποτα από αυτό, τότε δεν θα είναι αρκετά ταλαντούχοι, οπότε θα τους απορρίψω από μαθητές μου.
Bundan bir şey öğrenmezlerse, demek ki yetenekleri buraya kadarmış ve öğrencim olmaktan vazgeçmeleri gerekir.Если это ничему их не научит, то значит, у них нет таланта, и я не возьму их в ученики.
Bundan vazgeçmek zor.C'est dur d'y renoncer.
Bundan vazgeçmek zor.Das will man nicht aufgeben.
Bundan vazgeçmek zor.Det er svært at opgive.

İlgili Sayfalar