vazgeçme ile cümle

vazgeçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Ei lepita lõbusa elamusega vaid KÕIGE lõbusama elamusega.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Ta ei tahtnudki lõpetada.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Niipia kui sa esi üles ei võta, sis ma sulle näita.
Kolay vazgeçmem".Lihtsat võitu ei ole".
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.아드레날린이 질주합니다. 쉽게 포기하기 어렵지요.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.שטף האדרנלין הזה. קשה לוותר עליו.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.انه هورمون الأدرينالين. انه شيئ من الصعب التخلي عنه.
Adrenalinin fırlaması. Bundan vazgeçmek zor.形而上学的には
Ama bir tavşan daha istiyorsam üretim olanakları eğrisinde aşağı doğru gidip, 40 duttan vazgeçmeliyim.하지만 토끼를 한 마리 더 잡으려면 생산가능곡선이 밑으로 내려가면서 40개의 산딸기를 포기해야 겠죠
Ama bir tavşan daha istiyorsam üretim olanakları eğrisinde aşağı doğru gidip, 40 duttan vazgeçmeliyim.Ale když chci jednoho králíka navíc, hranice produkčních možností klesá a musím se vzdát 40 ovocných bobulí.
Ama bir tavşan daha istiyorsam üretim olanakları eğrisinde aşağı doğru gidip, 40 duttan vazgeçmeliyim.De ha még egy nyulat akarok, a termelési lehetőségek határa le fog szűkülni emiatt fel kell adnom 40 bogyót.
Ama bir tavşan daha istiyorsam üretim olanakları eğrisinde aşağı doğru gidip, 40 duttan vazgeçmeliyim.אבל אם ארצה ארנב נוסף גבול אפשרויות היצור יורד (מבחינת ציר פירות יער) ואני אאלץ לוותר על 40 פירות
Ama bir tavşan daha istiyorsam üretim olanakları eğrisinde aşağı doğru gidip, 40 duttan vazgeçmeliyim.لكن ان اردت ارنبا واحد اضافيا تنخفض حدود امكانية الانتاج وسوف اتخلى عن الحصول عل 40 من الفاكهة
"Ama bu benim." derler. "En çok kendim gibi hissetmemi sağlayan işten vazgeçmem aptallık olur."Mówią "Praca to ja, byłbym głupcem gdybym przestał, jest częścią mnie a ja jej częścią"
"Ama bu benim." derler. "En çok kendim gibi hissetmemi sağlayan işten vazgeçmem aptallık olur.""Nhưng nó là là bản thân tớ, cậu biết mà. sẽ điên lắm nếu tớ bỏ việc này, vì nó nói lên mọi thứ trong tớ."
"Ama bu benim." derler. "En çok kendim gibi hissetmemi sağlayan işten vazgeçmem aptallık olur.""to jsem prostě já, víš. bylo by bláznivé toho zanechat, protože to promlouvá k mému skutečnému já."
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Ale nie usłuchali ani nakłonili ucha swego, aby się odwrócili od złości swojej, a nie kadzili bogom cudzym.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.그들이 듣지 아니하며 귀를 기울이지 아니하고 다른 신들에게 여전히 분향하여 그 악에서 둘이키지 아니하였으므로
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Nhưng chúng nó chẳng nghe, chẳng để tai vào, chẳng chừa sự dữ, và cứ đốt hương cho các thần khác.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Nhưng chúng_nó chẳng nghe , chẳng để tai vào , chẳng chừa sự dữ , và cứ đốt hương cho các thần khác .
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.Но они не слушали и не приклонили уха своего, чтобы обратиться от своего нечестия, не кадить иным богам.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.ולא שמעו ולא הטו את אזנם לשוב מרעתם לבלתי קטר לאלהים אחרים׃
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.فلم يسمعوا ولا امالوا اذنهم ليرجعوا عن شرهم فلا يبخروا لآلهة اخرى.
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.他 們 卻 不 聽 從 、 不 側 耳 而 聽 、 不 轉 離 惡 事 、 仍 向 別 神 燒 香
Ama dinlemediler, kulak asmadılar. Kötülüklerinden dönmediler, başka ilahlara buhur yakmaktan vazgeçmediler.他 們卻 不 聽從 、 不 側耳而聽 、 不 轉離惡 事 、 仍 向 別神燒香
Ama her şeye rağmen, en büyük gerçek şu ki... Prenses olmaktan vazgeçmelisin.Mais sans parler de ça, ce que je veux vraiment... c'est que tu abandonnes l'idée d'être Princesse.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(88:34) милости же Моей не отниму от него, и не изменю истины Моей.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.(89:34) Mais je ne lui retirerai point ma bonté Et je ne trahirai pas ma fidélité,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.aber meine Gnade will ich nicht von ihm wenden und meine Wahrheit nicht lassen trügen.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Akkor vesszõvel látogatom meg az õ bûnöket, és vereségekkel az õ álnokságukat;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.dar nu-Mi voi îndepărta deloc bunătatea dela ei, şi nu-Mi voi face credincioşia de minciună;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.då skall jag väl hemsöka deras överträdelse med ris och deras missgärning med plågor,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.da vil jeg hjemsøke deres synd med ris og deres misgjerning med plager.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.그러나 나의 인자함을 그에게서 다 거두지 아니하며 나의 성실함도 폐하지 아니하며
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Mas não lhe retirarei totalmente a minha benignidade, nem faltarei com a minha fidelidade.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.men min Nåde tager jeg ikke fra ham, min Trofasthed svigter jeg ikke;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Nhưng ta sẽ chẳng cất lấy sự nhơn từ ta khỏi người , Và sẽ thành tín ta cũng sẽ chẳng hết .
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Nhưng ta sẽ chẳng cất lấy sự nhơn từ ta khỏi người, Và sẽ thành tín ta cũng sẽ chẳng hết.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.niin minä rankaisen vitsalla heidän rikoksensa ja heidän pahat tekonsa vitsauksilla;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Pero no retiraré de él mi misericordia, ni falsearé mi fidelidad
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.punirò con la verga il loro peccato e con flagelli la loro colpa
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tedy navštívím metlou přestoupení jejich, a trestáním nepravost jejich,
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tedy nawiedzę rózgą przestępstwo ich, a karaniem nieprawość ich.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Tetapi Aku akan tetap mengasihi Daud, dan tak akan mengingkari kesetiaan-Ku
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Toda milosti svoje mu ne odtegnem in lagal ne bom zoper zvestobo svojo.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.vtedy navštívim ich prestúpenie prútom a údermi ich neprávosť;
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.zal Ik hen straffen en allerlei plagen sturen.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Το ελεος μου ομως δεν θελω αφαιρεσει απ' αυτου, ουδε θελω ψευσθη κατα της αληθειας μου.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.Но милостта Си не ще оттегля от него, Нито ще изневеря на верността Си.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.וחסדי לא אפיר מעמו ולא אשקר באמונתי׃
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.‎اما رحمتي فلا انزعها عنه ولا اكذب من جهة امانتي‎.
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.只 是 我 必 不 將 我 的 慈 愛 、 全 然 收 回 、 也 必 不 叫 我 的 信 實 廢 棄
Ama onu sevmekten vazgeçmeyecek, Sadakatime sırt çevirmeyeceğim.只是 我 必不 將 我 的 慈愛 、 全然 收回 、 也 必 不 叫 我 的 信實廢棄
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Az ipari modellről át kell térni az organikus modellre, melyben minden iskola virágozhat holnaptól.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.그리고, 산업모델로부터 농업모델로 탈바꿈하여야 합니다. 그러면, 학교가 저마다 미래에 번영할 수 있게 될 것입니다.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Ma dobbiamo passare dal modello industriale ad un modello agreste, così che ogni scuola possa fiorire domani.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Mais nous devons passer du modèle industriel à un modèle agricole, où chaque école peut fleurir demain.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Musimy zmienić model z industrialnego na bardziej rolniczy, gdzie szkoły zaczną kwitnąć.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.Але ми повинні відійти від індустріальної моделі до аграрної, де кожна школа зможе завтра розквітнути.
Ama sanayi modelinden vazgeçmemiz, ziraat modeline geçmemiz gerekiyor. ki okullar gelişebilsin.אבל עלינו להשתנות מהמודל התעשייתי למודל החקלאי, שבו כל בית-ספר יכול לפרוח מחר.

İlgili Sayfalar