vazgeçme ile cümle
vazgeçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.これが楽しくてやめられない。
Tanrı, onlardan tamamen vazgeçmeyeceğinin sözünü verir.神井出於下無不給。
Vazgeçmek nedir hiç bilmiyor.中退の理由はわからない。
İnsani değerlerden vazgeçmez.人間の尊厳とを奪うことはできない。
Somutçu şair kelimelerden vazgeçmez.蒲原は詩作を断念する事になる。
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.しかし彼女の足跡すらたどれなかった。
Bugüne kadar çözemediği tek olay budur ve ne olursa olsun karısının katilini aramaktan vazgeçmeyecektir. ^もし夫がこの選択をして妻が死亡した場合でも、妻を見殺しにしたという後悔に一生悩まされることがないかもしれない。
Gazetecilikten vazgeçmedi.読売新聞を退社。
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.沒有參與者在到達300伏特之前堅持停止。
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.虽然丹尼尔试图妥协,他父亲至死不愿和解。
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.但是,在1783年的和平决议中,英国必须放弃对沿海的控制。
Herkesi ikna etmekten vazgeçmeli Başbakan.因眾臣反對而停止。
Herkes bir Hollywood sonu istiyordu ama biz silahlarımızdan vazgeçmedik."人人都想要好萊塢式的結局,但我們要堅持自己的立場。
O ise asla takılmaktan vazgeçmez.但他始终都不屈服。
Ayrıca imzaladığı kontrat her sene kontrattan vazgeçme hakkını barındırıyordu.这里值得指出的是,他的合同从来都是一年一签的。
Tanrı, onlardan tamamen vazgeçmeyeceğinin sözünü verir.神灵不会打破祂的承诺。
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.但由於牠們的數量並非如想像般接近滅絕,故被降級為瀕危。
Benim bir seçeneğim yok fakat aile konularda eğitimden vazgeçmek.但是那不是我离开学校,离开家人搬到这里的目的。
Fakat Vehip Paşa vazgeçmez.하지만 파커에 대한 비방은 멈춰지지 않았다.
Kolay vazgeçmem".등용할 것 없다.’
O ise asla takılmaktan vazgeçmez.하지만 그는 결코 물러서지 않았다.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.기사환국 이후 남인은 1백년이 넘도록 정승에 기용되지 못 하는 등 노론의 견제를 당했다.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.그러니 불평을 할 이유는 없다”를 적어두고 있다.
( Uyumlu tavrınızdan vazgeçmeyin ve güncel, yararsız çözümlere kapılmayın. )אַל תִּירְאוּ וְאַל תַּחְפְּזוּ וְאַל תַּעַרְצוּ מִפְּנֵיהֶם!
Daniel’in uzlaşma çabalarına rağmen babası bu kininden ölümüne dek vazgeçmemiştir.למרות ניסיונותיו של דניאל להתפייס, שמר לו אביו טינה עד יום מותו.
Bu durum, kozmologların devinimli (döngüsel) evren modelinden vazgeçmelerine neden oldu.כל זאת גרם לקוסמולוגים לזנוח את מודל היקום המחזורי.
Ancak 1783 barışının ardından, Britanya sahilin kontrolünden vazgeçmek zorunda kalmıştır.אך, עם חתימת הסכם השלום ב-1783 נאלצו הבריטים לוותר על השליטה על אזור החוף.
Evi İsviçre'de olmasına rağmen, Fransız vatandaşı olmaktan asla vazgeçmedi.משנת 1956 ואילך, קבע את מושבו בשווייץ, אם כי מעולם לא ויתר על אזרחותו הצרפתית.
Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.במקביל, איגוד הכורים נכנע והפסיד את השביתה.
Oyun, seyirci tarafından yuhalanmış ve Çehov, tiyatrodan vazgeçme eşiğine gelmiştir.הרבה לדבר עם הקהל, והפך את משחקיו לשואו.
Bu nedenle çoğu trans erkek, bu operasyondan vazgeçmektedir.למעשה, רובם של הטרנסקסואלים אינם עוברים את הניתוח.
Bu nedenle vazgeçmek için hiç neden yok." dedi.אין לי יותר סיבה לשתוק."
Bu durum pilot olma isteğinden zorunlu olarak vazgeçmesine neden oldu.Изисква се автопилотът да е в състояние на пасивен отказ.
Mehmet vazgeçmez.Мег се отказва.
Ayrıca bu anlaşmayla Felipe, Fransa tahtındaki hak iddailarından da vazgeçmekteydi.Фелипе се отказва от всичките си претенции към френския престол.
Bu, İngiltere'nin Kıbrıs sömürgesindeki katı siyasetinden vazgeçmesinin ilk sinyaliydi.Това е първият случай в историята на напълно доброволен отказ от английската корона.
Kolay vazgeçmem".Никой не се отказа“.
Lillian Faderman'a göre bazı kadınlar, oynamak zorunda olduğunu hissetikleri rollerden vazgeçmeyi çok istedi.Po povjesničarki Lillian Faderman, neke su žene htjele odbaciti uloge za koje su osjećale da su im nametnute.
Ama sevdasından vazgeçmedi Temel.Ali se nije odricao svoga podrijetla.
Evi İsviçre'de olmasına rağmen, Fransız vatandaşı olmaktan asla vazgeçmedi.U Švicarskoj je živio cijela desetljeća, no unatoč tomu dugo vremena nije htio biti švicarskim državljaninom.
Hasan vazgeçmedi ve anlaşma sağlanamadı.ABiH se nije držala dogovora.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Unatoč tome, njegovo tijelo nije prestalo putovati.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Žiadny účastník vytrvalo neodmietol v dávaní šokov pred 300-voltovou úrovňou.
Sadece diyebilirim ki: ölürken bile yalan söylemekten vazgeçmezler.Môžem povedať len toľko, že ani v hodine smrti sa nezastavia pred lžami.
Hayatımdan vazgeçmeyeceğim.Neopúšťa ma.
Fakat Anastasios imparatorluktan vazgeçmemişti.Octavianus sa však nevzdal.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Nedal sa odradiť.
Gazetecilikten vazgeçmedi.V tisku knjiga ni izšla.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.S strtim srcem ne more več zabavati množic.
Hayatımdan vazgeçmeyeceğim.Ne odpuščamo.
Fakat, X. İnnocentius, Mazarin, İtalya'ya ordularını göndermek üzere hazırlamadan kararından vazgeçmedi.Inocenc X. pa ni odnehal, vse dokler ni Mazarin pripravil krdela, ki so vdrla v Italijo.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nobeden od dirkačev med dirko ni opravil postanka v boksih zaradi varčevanja s pnevmatikami v prvih krogih.
Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi.Nė vienas dalyvis neatsisakė trenkti aukai 300 voltų įtampa.
En kötü zamanda bile eğlenmekten vazgeçmez.Vieni manė, kad tokiu laiku negalima linksmintis.
Somutçu şair kelimelerden vazgeçmez.Poetė vengia tiesioginio jausmų išsakymo.
Bu mahallenin yıllardır vazgeçmediği adetlerindendir.Daug komunalinių butų buvo neremontuojami ilgus metus.
Çabalamaktan vazgeçmedi.Šie nesipriešino.
Ama yine de onun izini sürmekten hiç vazgeçmez.Tačiau toliau žygiuoti jai jau nebesisekė.
Onur yönünde bizi ilerleten bu bayrak için, Anavatanı selamlayın ve vazgeçmeden söyleyin!Lyg paukščiai mes vėlei čia sugrįžtam Pasveikinti tavęs, tavęs.
Fakat Blomberg vazgeçmediği için 27 Ocak 1938'de bütün görevleri ve mevkileri alındı.Blomberg keeldus abielu tühistamast ning taganes kõikidest ametitest 27. jaanuaril 1938.