vay ile cümle
vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.,,Vai de păstorii cari nimicesc şi risipesc turma păşunei mele, zice Domnul.``
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.Ve de hyrder som ødelegger og adspreder den hjord jeg før, sier Herren.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.Ve Hyrderne, der ødelægger og adsplitter de får jeg græsser, lyder det fra HERREN.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.Ve över de herdar som fördärva och förskingra fåren i min hjord! säger HERREN.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB."Voi paimenia, jotka hukuttavat ja hajottavat minun laitumeni lampaat, sanoo Herra.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.Weh euch Hirten, die ihr die Herde meiner Weide umbringet und zerstreuet! spricht der HERR.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.Ουαι εις τους ποιμενας τους φθειροντας και διασκορπιζοντας τα προβατα της βοσκης μου, λεγει Κυριος.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.Горе пастырям, которые губят и разгоняют овец паствы Моей! говорит Господь.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.Горко на пастирите, Които погубват и разпръсват овцете на паството Ми! казва Господ.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.הוי רעים מאבדים ומפצים את צאן מרעיתי נאם יהוה׃
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.ويل للرعاة الذين يهلكون ويبددون غنم رعيتي يقول الرب.
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.耶 和 華 說 、 那 些 殘 害 趕 散 我 草 場 之 羊 的 牧 人 、 有 禍 了
‹‹Otlağımın koyunlarını yok edip dağıtan çobanların vay başına!›› diyor RAB.耶和華 說 、 那些 殘害趕 散 我 草場 之 羊 的 牧人 、 有 禍了
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!Malheur! ton voile est poussière et les pierres!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O běda! tvůj padák je prach a kamení!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O gorje! tvoje krošnjami je prah in kamni!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O의 비애! 그대의 캐노피는 먼지와 돌입니다!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O vai! tente ta este praf şi pietre!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O wehe! dein Baldachin ist Staub und Steine!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O αλίμονο! θόλος σου είναι η σκόνη και πέτρες!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O אוי! החופה שלך היא אבק ואבנים!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!"О, горко! ти балдахин е прах и камъни!
Öyle mi ? Vay be, ne büyük ayrıcalık!Thật là vinh hạnh quá.
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIJS Sweet bloem, met bloemen uw bruids bed Ik strooien:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIS Édes virág, virágok te menyasszonyi ágy I szór:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIS Makea kukka, kukkia sinun morsiamen sängyssä I levitellä:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIS Manis bunga, bunga pengantin dengan tempat tidur-Mu aku menaburi:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIS ngọt hoa, hoa cưới giường ngươi tôi rải bông:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIS Sladké kvety, kvety lôžko svadobné tvoje Aj sypať:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIS Sød blomst, med blomster din brudesengen I strø:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!PARIS Söt blomma, med blommor din brudsäng jag strö:
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!PARIS dulce flor, con una cama de flores de novia tu me derraman: ¡ay ¡Oh! tu copa es el polvo y las piedras!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!PARIS flor doce, com flores o teu leito nupcial eu strew: ai ó! tua copa é poeira e pedras!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!PARIS słodkie kwiaty, z kwiatami swoje łoże ślubne I strew: biada O! twoja czasza jest pył i kamienie!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!باريس زهرة الحلو ، مع سرير الزهور الزفاف خاصتك أنا أنثر : يا ويل! المظلة خاصتك هو الغبار والحجارة!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!甘い水とどの毎夜私は露れます。また、涙とうめき声でdistill'd、という希望。
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline!ПАРИЖ сладкий цветок, с цветами твоего свадебного спать, я посыпать:
Pasta yiyeceğiz. - Ve et çorbası. - Vay!Σίγουρα θα φάμε κέικ και σούπα!
[plop] Vay, Vay canına!Cosa?
[plop] Vay, Vay canına!-우와! -뭐야?
[plop] Vay, Vay canına!- وااااااه - ما هذا الـ .. ؟
"Prenses ve Bezelye" gibi, ama bezelye yok. Vayy!Като принцесата и граховото зърно, но без грахчето.
Pusuda bekliyor. Vay canına. Güzel.Tämä on minun saappaani poikani
Pusuda bekliyor. Vay canına.Περιμένει να επιτεθεί.
Pusuda bekliyor. Vay canına...."היא "אורבת
Reggie, naber? Vay Seksi. Sen nasılsın?ジェイ・コブが恋しいよ そう?
Reggie, naber? Vay Seksi.Έι, Ρέτζι, τι κάνεις; Γεια σου Σέξυ.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Běda těm, kteříž ráno vstávajíce, chodí po opilství, a trvají při tom do večera, až je víno i rozpaluje.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Biada tym, którzy rano wstawając chodzą za pijaóstwem, a trwają na niem do wieczora, aż ich wino rozpali!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Celakalah kamu! Dari pagi sampai malam kerjamu hanya minum minuman keras dan bermabuk-mabuk
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Gorje jim, ki vstajajo rano zjutraj, da hodijo za pijačo opojno, ki sede pozno v noč, da jih vname vino!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!j azoknak, a kik jó reggelen részegítõ ital után futkosnak, [és] mulatnak estig, [és] bor hevíti õket:
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm kiếm rượu, chầy đến ban đêm, phát nóng vì rượu!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm_kiếm rượu , chầy đến ban_đêm , phát nóng vì rượu !
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!아침에 일찌기 일어나 독주를 따라가며 밤이 깊도록 머물러 포도주에 취하는 그들은 화 있을진저
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Ve dem, der årle jager efter Drik og ud på Natten blusser af Vin!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Voi niitä, jotka aamuvarhaisesta väkijuoman jäljessä juoksevat ja iltamyöhään viipyvät viinistä hehkuvina!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Горе тем, которые с раннего утра ищут сикеры и до позднего вечера разгорячают себя вином;
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!הוי משכימי בבקר שכר ירדפו מאחרי בנשף יין ידליקם׃
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!ويل للمبكرين صباحا يتبعون المسكر. للمتأخرين في العتمة تلهبهم الخمر.