Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Gorje tistemu, ki si prizadeva za pour nafte nad vodami, ko je Bog jih varijo v gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Guai a chi cerca di versare olio sulle acque quando Dio le ha preparato in un tempesta!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Jaj annak, aki arra törekszik, hogy öntsön olajat a vízen, amikor Isten főzött őket egy erős szél!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Khốn cho anh ta tìm cách đổ dầu trên vùng biển khi Thiên Chúa đã ủ chúng vào một gió!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!하나님에 그들을 양조했을 때 바다에 기름을 부어 고자 그에게 화가
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Vai de cel care încearcă să toarne untdelemn pe apele atunci când Dumnezeu le-a fiert într-un gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Ve den som försöker gjuta olja på vattnet när Gud har bryggt dem i en kuling!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Voi häntä, joka yrittää valaa öljyä vetten kun Jumala on keitetty heidät Gale!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Wee hij die zoekt naar olie gieten op het water, wanneer God heeft gebrouwen ze in een storm!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Wehe dem, der Öl auf die Wogen zu gießen, wenn Gott sie in einen gebraut sucht Sturm!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Горе тому, кто хочет подливать масла на воде, когда Бог варят их в шторм!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Горе тому, хто хоче підливати масла на воді, коли Бог варять їх у шторм!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!Горко на онзи, който се стреми да се полее с дървено масло водите, когато Бог ги е произведена в Гейл!
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!אוי לו למי מבקש לשפוך שמן על פני המים כאשר אלוהים חלוט אותם
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!ويل للذي يسعى إلى صب الزيت على المياه عند الله منها الى يخمر
Tanrı onları demlenmiş zaman suların üzerine yağ dökmek istiyor ona vay haline! fırtına!強風!ではなく、お願いしようと彼の悲痛
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Alle reden über das Terroir, huldigen ihm: "Poh, tolles Terroir!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Falamos todos do "terroir", veneramos o "terroir". Dizemos:
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!다들 테루아에 관심이 많죠. 와우, 이곳 테루아는 완벽해.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!On parle tous de terroir; on vénère le terroir; On dit: mon terroir est super, il est si spécifique.
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!Μιλάμε όλοι για το τερουάρ· λατρεύουμε το τερουάρ· λέμε το τερουάρ μου είναι εξαιρετικό!
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!كلنا نتحدث عن مزارع العنب الخصبة. نحن نقدرها كثيراً نقول: اني مزرعتي رائعة! فريدة من نوعها
Terroir (yerinde yetişen üzüm)'dan bahsederiz; terroir'a taparız; deriz ki, Vay, benim teroir'ım harika!"私の葡萄園はすごい 実に素晴らしい" とか言います "この土地を手に入れ 信じられない 葡萄園を作り出した" とも
Vay be!!Wow!!
Vay be!!Wow!!
Vay be!!Wow!!
Vay be!!Wow!!
Vay be!!Wow!!
VAy = 1m/s olarak bulduk. -ומהירות השווה לשורש הריבועי של 3 מטר לשנייה בכוון ימין.
VAy=1m/s x bileşenini:ה- x וה- y של המהירות של A. המהירות של A בכוון y הייתה 1 מטר לשנייה,
VAy = 2X(1/2) = 1m/s buluruz.על כן, אחרי ההתנגשות, A נע במהירות
Vay! Acayipmiş. Bu göktaşını delik deşik edeceğim.Fél kézzel leterítem az aszteroidát!
Vay! Acayipmiş. Bu göktaşını delik deşik edeceğim.عظيم جداً يمكننى تحطيم هذا النيزك
Vay! Acayipmiş.Ekstra.
Vay! Acayipmiş.Fantástico.
Vay! Acayipmiş.Heftig!
Vay! Acayipmiş.Impresionant.
Vay! Acayipmiş.Porreiro.
Vay! Acayipmiş.Super cool !
Vay! Acayipmiş.Wow, echt cool!
Vay! Acayipmiş.Страхотно.
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.No, no, ćwiczyłeś.
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.Ouah! Tu t'es entraîné!
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.Vaya, has estado haciendo ejercicios.
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.Wow, du hast trainiert.
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.Wow, je hebt getraind.
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.Wow, ti sei allenato a lungo.
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.Иха, тренирал си.
Vay, ağırlık çalışmışsın bugüne kadar.Ого, вы тренировались.
Vay, akıllara durgunluk verici.Det här är för mycket!
Vay, akıllara durgunluk verici.Det her er for meget.
Vay, akıllara durgunluk verici.Esto es alucinante.
Vay, akıllara durgunluk verici.Isso é espantoso.
Vay, akıllara durgunluk verici.To niesamowite.
Vay, akıllara durgunluk verici.Tuo on hämmentävää.
Vay, akıllara durgunluk verici.Wow, è strabiliante.
Vay, akıllara durgunluk verici.Πωπώ, αυτό είναι φοβερό.
Vay, akıllara durgunluk verici.Это просто уму непостижимо.
Vay anasını, Amanda, az önce Miley'i yere yatırdı. Bu iki deli sürtük şimdi güreşiyor.Отакої, Аманда щойно збила Майлі з ніг, тепер ці дві божевільні сучки б'ються.
Vay anasını, Amanda, az önce Miley'i yere yatırdı.Oh Mist! Amanda greift Miley an