vay ile cümle

vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Liam! Vay, bu Harry değil de kim? [Harry ve Liam]Vielleicht kannst du Niall und sie ablenken, du weißt schon, sich als Mädchen oder so etwas verkleiden.
"Lost!" Hiç beklemiyordum! Dedim ki, Vay anasını! Çember tamamlandı!로스트였어요! 아무 생각이 나질 않았어요. 그리고 젠장이라 말하며 정신을 차렸죠
"Lost!" Hiç beklemiyordum! Dedim ki, Vay anasını! Çember tamamlandı!"אבודים"! הופתעתי לגמרי! והבנתי, הולי שיט, השלמתי מעגל.
"Lost!" Hiç beklemiyordum! Dedim ki, Vay anasını! Çember tamamlandı!.. صورة لمسلسل لوست..! لم يكن لدي أية فكرة! وأدركت ، ياللهراء ، فلسوف تكتمل الدائرة.
"Lost!" Hiç beklemiyordum! Dedim ki, Vay anasını! Çember tamamlandı!テクノロジーから霊感を得て私が作った作品が
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Ai daquele que procura agradar ao invés de para assustar!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!¡Ay de aquel que busca por favor en lugar de a horrorizar!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Běda tomu, kdo chce, prosím, spíše než to šokovat!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Beda tomu, kto chce, prosím, skôr než to šokovať!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Biada temu, kto stara się należy, a nie do przerazić!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Celakalah orang yang berusaha untuk menyenangkan daripada to menggemparkan!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Gorje tistemu, ki želi, da prosim, ne pa to Zaprepastiti!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Guai a chi cerca di piacere, piuttosto che per atterrire!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Jaj annak, aki arra törekszik, hogy kérem, nem pedig to appal!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Khốn cho anh ta những người tìm kiếm để làm hài lòng hơn là kinh ngạc!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!질풍! 주세요보다는하고자 그에게 화가 오싹하게하다합니다!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Malheur à celui qui cherche à s'il vous plaît plutôt que d'révoltent!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Vai de cel care încearcă să vă rog, mai degrabă decât to îngrozi!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Ve den som söker att behaga snarare än to förfära!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Voi häntä, joka yrittää miellyttää sijaan to kauhistuttaa!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Wee hij die zoekt om te behagen in plaats van to ontstellen!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Wehe dem, der zu gefallen, anstatt sucht zu erschrecken!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Αλίμονο σ 'αυτόν που επιδιώκει να ευχαριστήσουν και όχι to τρομάζω!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Горе тому, кто стремится угодить, а не чтобы приводить в ужас!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Горе тому, хто прагне догодити, а не щоб приводити в жах!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!Горко на онзи, който се стреми да се моля, а не За да се ужасявам!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!סופה! אוי לו למי שמבקש בבקשה ולא כדי להדהים!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!العاصفة! ويل له الذي يسعى لارضاء بدلا من لفزع!
Lütfen daha çok istiyor ona vay haline! ürkütmek için!ゾッとする! 良い名前良さよりも彼に多くである彼は災い!
Lynn Verinsky: Öyle mi ? Vay be, ne büyük ayrıcalık!린 베린스키: 허어! 우와. 대단한 명예로군요.
Lynn Verinsky: Öyle mi ? Vay be, ne büyük ayrıcalık!לין ורינסקי: הא! וואו. איזו זכות זאת היתה.
Lynn Verinsky: Öyle mi ? Vay be, ne büyük ayrıcalık!لينن فيرينسكي: ها! واو. وأي شرف كان لك
Lynn Verinsky: Öyle mi ? Vay be, ne büyük ayrıcalık!ロバート:これはザラザラの表面でした
Mektup! Vay,neden ben bunu düşünemedim? Mektup..מכתב! ואו, למה אני לא חשבתי על זה? מכתב
Mektup! Vay,neden ben bunu düşünemedim? Mektup.رسالة! واو, لماذا لم أفكر بذلك من قبل؟ رسالة
Mektup! Vay,neden ben bunu düşünemedim? Mektup.絶対 駄目ですよ
Mektup! Vay,neden ben bunu düşünemedim?Scrisoare! , De ce nu m-am gandit la asta?
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Bonjour, nous avons une annonce à.... AAHHH !!!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Buna ziua, avem un anunt - AAAAAAAHHHHHH!!!
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Dzień dobry, chciałabym przedstawić ciekawą ofertę - AAAAAAAAAAAA!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!" (Gülüşmeler)"Xin chào, chúng tôi có một thông báo đến -- WAH" (Tiếng cười)
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Hallo, wir haben etwas bekannt zu geben - AAAAAAAAAAAAAHHH!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Hola, tenemos un anuncio que... ¡¡¡GUAAAAAAAAAAAAAAA!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""안녕하십니까? 여러분께 안내말씀드립....우와아아아아아아아아아아!!!!!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Salve, volevamo annunciare che-- WAAAAAAAAAAAAAHHH!!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Здравейте, бихме искали да направим съобщение -- УАААА!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""Здравствуйте, у нас есть объявление для... Чтоооооооооооо!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!""مرحبا ,لدينا اعلان -- لااااااااااااااااااااااااا !!!"
"Merhaba, bir duyurumuz olacak ---- VAYY!!!"(笑)
Merhaba, Zayn! Vay, yeni saç modeli! Evet, nasıl olmuş sizce?Die Einführung von Tac-O's.
"Michael Crichton faks ile yanıt veriyor:" "Vay canına! Süper Kapak!""Michael Crichton faxon válaszol:"
[miyav] Vay canına, bu gerçekten de işe yarıyor. Sonunda yüksek notaya ulaşmak esas.Jetzt, ist es persönlich.
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[Moses anyanyelvén beszél] férfi:
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[Moses mówi w ojczystym języku] mężczyzna:
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[ο Μόζες μιλάει στη γλώσσα του] άντρας:
[Moses kendi dilinde konuşur] Adam: Vay.[Мозес говорит на родном языке] мужчина:
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!내가 복음을 전할지라도 자랑할 것이 없음은 내가 부득불 할 일임이라 만일 복음을 전하지 아니하면 내게 화가 있을 것임이로라
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!Non è infatti per me un vanto predicare il vangelo; è un dovere per me: guai a me se non predicassi il vangelo
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!Коли бо благовіствую, нема мені слави, примус бо на менї лежить, і горе мені, коли не благовіствую!
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!אם אבשר את הבשורה אין לי תהלה כי החובה מטלת עלי ואוי לי אם לא אבשר׃

İlgili Sayfalar