vay ile cümle

vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Gorje jim, ki so modri v svojih očeh in razumni sami pri sebi!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Guai a coloro che si credono sapienti e si reputano intelligenti
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Jaj azoknak, a kik magoknak bölcseknek látszanak, és eszesek önnön magok elõtt!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Khốn thay cho kẻ chính mắt mình coi mình là khôn ngoan, tự mình xét đoán mình là thông sáng!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Khốn thay cho kẻ chính mắt mình coi mình là khôn_ngoan , tự mình xét_đoán mình là thông sáng !
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!스스로 지혜롭다 하며 스스로 명철하다 하는 그들은 화 있을진저
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Malheur à ceux qui sont sages à leurs yeux, Et qui se croient intelligents!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Vai de cei ce se socot înţelepţi, şi se cred pricepuţi!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ve dem, der tykkes sig vise og er kloge i egne Tanker!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ve dem som äro visa i sina egna ögon och hålla sig själva för kloka!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ve dem som er vise i egne øine og forstandige i egne tanker!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Voi niitä, jotka ovat viisaita omissa silmissään ja ymmärtäväisiä omasta mielestänsä!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Wee hen die van zichzelf denken dat zij wijs en schrander zijn!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Weh denen, die bei sich selbst weise sind und halten sich selbst für klug!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ουαι εις τους οσοι ειναι σοφοι εις τους οφθαλμους αυτων και φρονιμοι ενωπιον εαυτων.
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Горе тем, которые мудры в своих глазах и разумны пред самими собою!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Горко на ония, които са мъдри в своите очи, И които са разумни пред себе си!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!הוי חכמים בעיניהם ונגד פניהם נבנים׃
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!ويل للحكماء في اعين انفسهم والفهماء عند ذواتهم.
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!禍 哉 、 那 些 自 以 為 有 智 慧 、 自 看 為 通 達 的 人
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!禍哉 、 那些 自以為 有 智慧 、 自 看 為通達 的 人
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm, Buraya nasıl geldiklerini biliyorum.Cieszyłem się, że udało mi się odkryć, skąd się tu biorą.
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,전 상당히 만족했습니다. "와, 내가 이걸 알아냈다" 생각했죠.
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,אז, הייתי די מרוצה מעצמי. חשבתי כעת, הצלחתי לעלות על עקבות העניין,
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,إذاً، كنت مسروراً جداً مع نفسي. اندهشت، تتبعت هذه،
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,嬉しくなりました 次に頭を少し掻いて
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.전 100년 후에 사람들이 이 사실을 회상하고 "와우!" 하며 탄성을 자아내기를 바래요.
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Amin, reményeim szerint, száz év múlva az emberek csak szörnyülködni fognak:
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Auf das, hoffe ich, in hundert Jahren, die Mensche zurückblicken werden und sagen: "Wow."
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Ce qui, je l'espère, dans une centaine d'années, fera dire aux gens qui nous étudierons :
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Doufám, že za sto let se na to lidé ohlédnou a řeknou si "Vau!"
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.E spero che in un centinaio di anni, le persone si guarderanno indietro e diranno "Wow!"
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Espero que, daqui a cem anos, as pessoas olhem para trás e digam "Uau!"
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey. (Gülüşmeler)Mà xem như, tôi hi vọng trong 100 năm nữa, người ta sẽ nhìn lại và thốt lên, "Ồ" (Cười lớn)
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey. (Gülüşmeler)Vilket, hoppas jag, om hundra år kommer få att se tillbaka och tänka, "Wow" (Skratt)
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey. (Gülüşmeler)Yang cukup, moga-moga seratus tahun kedepan orang akan menengok ke masa lalu dan kaget, "Waduh..." (tertawa)
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Ik hoop dat over honderd jaar mensen die terugkijken, zullen zeggen: "Wauw."
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.I mam nadzieję, że za sto lat ludzie popatrzą wstecz i powiedzą: "Ho ho ho."
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Ja len dúfam, že za sto rokov sa ľudia obzrú späť a povedia, "Wow."
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Mennesker vil, håber jeg om 100 år, kigge tilbage og sige, "Wow."
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Sper că peste 100 de ani oamenii se vor "minuna" de asta!
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Toivottavasti sadan vuoden päästä siitä ajatellaan "ohhoh!"
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Upam, da se bodo ljudje čez 100 let ozrli nazaj na to in rekli: "vau".
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.¡Y esto no funciona! Espero que de aquí a 100 años la gente mire atrás y diga, "Guau".
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.И се надяваме, че след сто години хората ще гледат назад и ще си кажат: "Уау."
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.И я надеюсь, что через сто лет, оглядываясь назад, люди скажут: "Вот это да!"
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.Я сподіваюсь, що через сто років, люди, оглядаючись назад, скажуть: "От це так!"
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.שזה פשוט - אני מקווה שבעוד מאה שנה, אנשים יביטו וזה ויאמרו "וואו".
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.نحن فقط ، أتمنى فى خلال مائه عام ، ستنظر الناس للخلف وتقول ، " أوو "
Ki bu sadece, umuyorum yüz yıl içinde, insanların dönüp 'vay' diyeceği bir şey.あきれてしまうことを願います -会場(笑)
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!Anh này là chồng cô ấy mà.
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!Нареждам да дойдеш!
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!Я видя на сватбата, жена ми, Boeun.
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!הוא באמת בעלה.
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!زوجك يأمرك للمجيء
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!هو حقا زوجها
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.블레셋 사람이 두려워하여 가로되 신이 진에 이르렀도다 하고 또 가로되 우리에게 화로다 전일에는 이런 일이 없었도다
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.ויראו הפלשתים כי אמרו בא אלהים אל המחנה ויאמרו אוי לנו כי לא היתה כזאת אתמול שלשם׃
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.فخاف الفلسطينيون لانهم قالوا قد جاء الله الى المحلّة. وقالوا ويل لنا لانه لم يكن مثل هذا منذ امس ولا ما قبله.
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.非 利 士 人 就 懼 怕 起 來 、 說 、 有 神 到 了 他 們 營 中 . 又 說 、 我 們 有 禍 了 . 向 來 不 曾 有 這 樣 的 事

İlgili Sayfalar