İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Negreşit, Fiul omului Se duce, după cum este rînduit. Dar vai de omul acela prin care este vîndut El!``
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Sin človekov sicer gre, kakor je določeno, ali gorje tistemu človeku, ki ga izdaja.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Synci zaiste człowieczy idzie, tak jako jest postanowione; ale biada człowiekowi temu, który go wydaje!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Thi Menneskesønnen går bort, som det er beskikket; dog ve det Menneske, ved hvem han bliver forrådt!"
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Ty Människosonen skall gå bort, såsom förut är bestämt; men ve den människa genom vilken han bliver förrådd!»
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Και ο μεν Υιος του ανθρωπου υπαγει κατα το ωρισμενον πλην ουαι εις τον ανθρωπον εκεινον, δι' ου παραδιδεται.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››впрочем, Сын Человеческий идет по предназначению, но горе тому человеку, которым Он предается.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Син то чоловічий іде, як постановлено наперед, тільки ж горе чоловікові тому, що зрадить Його!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››כי הן בן האדם הלך לו כפי אשר נחרץ עליו אבל אוי לאיש ההוא אשר על ידו ימסר׃
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››وابن الانسان ماض كما هو محتوم. ولكن ويل لذلك الانسان الذي يسلمه.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››人 子 固 然 要 照 所 豫 定 的 去 世 . 但 賣 人 子 的 人 有 禍 了
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››人子 固然 要 照 所 豫 定的 去世 . 但 賣 人子 的 人 有 禍了
JC: Vay. Çok güzel.JC: וואו.כל הכבוד.
JC: Vay. Çok güzel.쥰: 와. 수고하셨습니다.
JC: Vay. Çok güzel.TEDに参加して下さり感謝しています
JC: Vay. Çok güzel.جون: رائع، أحسنتم.
JH: Vay canına. Bu...존: 와, 이건..
JH: Vay canına. Bu...ג'.ע: וואה, זה...
JH: Vay canına. Bu...جي اتش: قف. هذا هو...
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!הוי בנה עיר בדמים וכונן קריה בעולה׃
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Ai daquele que edifica a cidade com sángue, e que funda a cidade com iniqüidade!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!¡Ay del que edifica la ciudad con sangre, y del que establece la aldea con iniquidad
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Běda tomu, kterýž staví město krví, a utvrzuje město nepravostí.
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Beda tomu, kto buduje mesto krvou a upevňuje ho neprávosťou!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Biada temu, który krwią buduje miasto, a utwierdza miasta nieprawością!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Gorje mu, kdor gradi mesta s krvjo in ustanavlja gradove s krivico!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Guai a chi costruisce una città sul sangue e fonda un castello sull'iniquità
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Jaj annak, a ki várost épít vérengzéssel, és a ki várat emel álnoksággal.
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Khốn thay cho kẻ lấy huyết dựng ấp , và lấy sự gian_ác xây thành !
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Khốn thay cho kẻ lấy huyết dựng ấp, và lấy sự gian ác xây thành!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!피로 읍을 건설하며 불의로 성을 건축하는 자에게 화 있을진저
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Malheur à celui qui bâtit une ville avec le sang, Qui fonde une ville avec l`iniquité!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Terkutuklah engkau! Engkau mendirikan kota atas dasar kejahatan dan membangunnya dengan pembunuhan
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Vai de cel ce zideşte o cetate cu sînge, care întemeiază o cetate cu nelegiuire!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Ve den som bygger en by med blod og grunnlegger en stad med urett!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Ve dig som bygger upp städer med blodsdåd och befäster orter med orättfärdighet!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Ve ham, som bygger By med Blod og rejser en Stad med Uret,
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Voi sitä, joka rakentaa kaupungin verivelkojen varaan ja perustaa linnan vääryyden varaan!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Wee hun die steden bouwen met geld, verkregen uit moord en roof!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Weh dem, der die Stadt mit Blut baut und richtet die Stadt mit Unrecht zu!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Ουαι εις τον οικοδομουντα πολιν εν αιμασι και θεμελιουντα πολιν εν αδικιαις.
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!„горе строящему город на крови и созидающему крепости неправдою!"
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!Горко на оногова, който гради град с кръв, И утвърждава град с неправда!
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!ويل للباني مدينة بالدماء وللمؤسس قرية بالاثم.
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!以 人 血 建 城 、 以 罪 孽 立 邑 的 有 禍 了
Kan dökerek kentler kuranın, Zorbalıkla beldeler yapanın vay haline!以 人血 建城 、 以 罪孽 立邑 的 有禍了
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ai dos que são sábios a seus próprios olhos, e astutos em seu próprio conceito!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!¡Ay de los que son sabios ante sus propios ojos, y de los que son prudentes según ellos mismos
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Běda těm, kteříž jsou moudří sami u sebe, a vedlé zdání svého opatrní.
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Beda tým, ktorí sú múdri vo svojich vlastných očiach a pred svojou vlastnou tvárou rozumní!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Biada tym, którzy się sobie zdadzą być mądrymi, a sami u siebie roztropnymi!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Celakalah kamu yang menganggap diri bijaksana dan sangat pintar
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Gorje jim, ki so modri v svojih očeh in razumni sami pri sebi!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Guai a coloro che si credono sapienti e si reputano intelligenti
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Jaj azoknak, a kik magoknak bölcseknek látszanak, és eszesek önnön magok elõtt!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Khốn thay cho kẻ chính mắt mình coi mình là khôn ngoan, tự mình xét đoán mình là thông sáng!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Khốn thay cho kẻ chính mắt mình coi mình là khôn_ngoan , tự mình xét_đoán mình là thông sáng !
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!스스로 지혜롭다 하며 스스로 명철하다 하는 그들은 화 있을진저
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Malheur à ceux qui sont sages à leurs yeux, Et qui se croient intelligents!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Vai de cei ce se socot înţelepţi, şi se cred pricepuţi!