Ana içeriğe geç
Sözlük

vay ile cümle

vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ve dem, der tykkes sig vise og er kloge i egne Tanker!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ve dem som äro visa i sina egna ögon och hålla sig själva för kloka!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ve dem som er vise i egne øine og forstandige i egne tanker!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Voi niitä, jotka ovat viisaita omissa silmissään ja ymmärtäväisiä omasta mielestänsä!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Wee hen die van zichzelf denken dat zij wijs en schrander zijn!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Weh denen, die bei sich selbst weise sind und halten sich selbst für klug!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Ουαι εις τους οσοι ειναι σοφοι εις τους οφθαλμους αυτων και φρονιμοι ενωπιον εαυτων.
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Горе тем, которые мудры в своих глазах и разумны пред самими собою!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!Горко на ония, които са мъдри в своите очи, И които са разумни пред себе си!
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!הוי חכמים בעיניהם ונגד פניהם נבנים׃
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!ويل للحكماء في اعين انفسهم والفهماء عند ذواتهم.
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!禍 哉 、 那 些 自 以 為 有 智 慧 、 自 看 為 通 達 的 人
Kendilerini bilge görenlerin, akıllı sananların vay haline!禍哉 、 那些 自以為 有 智慧 、 自 看 為通達 的 人
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm, Buraya nasıl geldiklerini biliyorum.Cieszyłem się, że udało mi się odkryć, skąd się tu biorą.
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,전 상당히 만족했습니다. "와, 내가 이걸 알아냈다" 생각했죠.
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,אז, הייתי די מרוצה מעצמי. חשבתי כעת, הצלחתי לעלות על עקבות העניין,
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,إذاً، كنت مسروراً جداً مع نفسي. اندهشت، تتبعت هذه،
Kendimle gurur duydum. Dedim ki vay be, bu olayı çözdüm,嬉しくなりました 次に頭を少し掻いて
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!Anh này là chồng cô ấy mà.
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!Нареждам да дойдеш!
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!Я видя на сватбата, жена ми, Boeun.
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!הוא באמת בעלה.
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!زوجك يأمرك للمجيء
Kocan sana gelmeni emrediyor! Vay be!هو حقا زوجها
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ai de ti, ó terra, quando o teu rei é criança, e quando os teus príncipes banqueteiam de manhã!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!¡Ay de ti, oh tierra, cuando tu rey es un muchacho y tus príncipes se festejan de mañana
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Beda tebe zem, ktorej kráľom je dieťa, a ktorej kniežatá hodujú za rána!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Běda tobě, země, když král tvůj dítě jest, a knížata tvá ráno hodují.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Biada tobie, ziemio! której król jest dziecięciem, i której książęta rano biesiadują.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Celakalah negeri yang rajanya muda belia, dan para pembesarnya semalam suntuk berpesta pora
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Gorje ti, o dežela, ako je tvoj kralj otrok in tvoji knezi se gosté že zjutraj!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Guai a te, o paese, che per re hai un ragazzo e i cui prìncipi banchettano fin dal mattino
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Hỡi xứ , khốn thay cho mầy khi có vua còn thơ_ấu , và các quan trưởng mầy ăn từ lúc buổi_sáng .
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Hỡi xứ, khốn thay cho mầy khi có vua còn thơ ấu, và các quan trưởng mầy ăn từ lúc buổi sáng.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!왕은 어리고 대신들은 아침에 연락하는 이 나라여 화가 있도다
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Malheur à toi, pays dont le roi est un enfant, et dont les princes mangent dès le matin!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Vai de tine, ţară, al cărei împărat este un copil, şi ai cărei voivozi benchetuiesc de dimineaţă!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ve dig, du Land, hvis Konge er en Dreng og hvis Fyrster holder Gilde ved Gry.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ve dig, du land som har et barn til konge, og hvis fyrster holder måltid om morgenen!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ve dig, du land vars konung är ett barn, och vars furstar hålla måltid redan på morgonen!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Vígasságnak okáért szereznek lakodalmat, és a bor vídámítja meg az élõket: és a pénz szerzi meg mindezeket.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Voi sinua, maa, jolla on kuninkaana poikanen ja jonka ruhtinaat jo aamulla aterioita pitävät!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Wee het land waarvan de koning een kind is en waarvan de leiders al in de ochtenduren dronken zijn!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Weh dir, Land, dessen König ein Kind ist, und dessen Fürsten in der Frühe speisen!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ουαι εις σε, γη, της οποιας ο βασιλευς ειναι νεος, και οι αρχοντες σου τρωγουσι το πρωι
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Горе тебе, земля, когда царь твой отрок, и когда князья твои едят рано!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Горко ти, земьо, когато царят ти е дете, И началниците ти ядат рано!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!אי לך ארץ שמלכך נער ושריך בבקר יאכלו׃
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!ويل لك ايتها الارض اذا كان ملكك ولدا ورؤساؤك ياكلون في الصباح.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!邦 國 阿 、 你 的 王 若 是 孩 童 、 你 的 群 臣 早 晨 宴 樂 、 你 就 有 禍 了
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!邦國阿 、 你 的 王 若是 孩童 、 你 的 群臣 早晨 宴樂 、 你 就 有 禍了
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Ah! paese dagli insetti ronzanti, che ti trovi oltre i fiumi di Etiopia
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Ai da terra do roçar das asas, que está além dos rios da Etiópia;
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!¡Ay de la tierra del zumbido de alas, que está más allá de los ríos de Etiopía
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Beda zemi šumiaceho zvuku krýdel hmyzu, ktorá je za riekami Kúša;
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Běda zemi zastěňující se křídly, kteráž jest při řekách země Mouřenínské,
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Biada ziemi, którą zaćmiają skrzydła, która jest przy rzekach ziemi Murzyńskiej!
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Dari sebuah negeri di seberang sungai-sungai Sudan terdengar dengingan serangga
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Gorje deželi s šumečimi perutmi, ki je onkraj rek etiopskih,
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!Hör, du land där flygfän surra, du land bortom Etiopiens strömmar,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod