vay ile cümle

vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Elleri kanlı kentin vay haline! Yalanla, talanla dolu. Yağmalamaktan geri kalmıyor.禍 哉 、 這 流 人 血 的 城 、 充 滿 謊 詐 和 強 暴 搶 奪 的 事 總 不 止 息
Elleri kanlı kentin vay haline! Yalanla, talanla dolu. Yağmalamaktan geri kalmıyor.禍哉 、 這流 人血 的 城 、 充滿 謊詐 和 強暴搶奪 的 事 總 不 止息
Ellerin havada, bađýrtýyor çýđlýk attýrýyor Biz St.Tropezdeyken Vay, parti zamanýLa traduction de milliers de musiques avec TraduZic @TraduZic
En baştaki denklemimize dönüp "vay be" diyebiliriz. .E assim podemos voltar à nossa equação original e poderíamos dizer, wow.
En baştaki denklemimize dönüp "vay be" diyebiliriz. .E così possiamo tornare alla nostra equazione originale e potremmo dire, wow.
En baştaki denklemimize dönüp "vay be" diyebiliriz. .그리고 본래의 식으로 돌아가서 우리는
En baştaki denklemimize dönüp "vay be" diyebiliriz. .Zatem możemy teraz wrócić do naszego pierwszego równania i możemy powiedzieć wow.
En baştaki denklemimize dönüp "vay be" diyebiliriz. .Можем да се върнем към началното уравнение
En baştaki denklemimize dönüp "vay be" diyebiliriz. .ويمكننا العودة الى المعادلة الاصلية ونقول، يا الهي
En baştaki denklemimize dönüp "vay be" diyebiliriz. .いいですか? これは 2/13に等しく、
En kalitelisinden sığır filetosu. Vay!Muşchi de vacă de cea mai bună calitate.
En kalitelisinden sığır filetosu. Vay!-Samo izbrano.
Etkinliği gerçekleştireceğim ama birkaç değişiklik yapacağım. Vay canına! Lütfen oturun.Θα αλλάξω την εκδήλωση.
Etkinliği gerçekleştireceğim ama birkaç değişiklik yapacağım. Vay canına! Lütfen oturun.سأقوم بتغير الحدث
Evet, benim eşim. Vay!Da, e soţia mea.
Evet, benim eşim. Vay!-Da, ona je moja žena.
Evet, benim eşim. Vay!Oui, c'est ma femme.
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederken위대한 파일럿 바울은 그것을 가지고 같은 네, 그에게 화가 누구, 다른 사람들에게 설교하는 동안입니다
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenOui, malheur à celui qui, comme le grand pilote Paul il a, tout en prêchant aux autres est
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenYea, ואוי לו מי, כמו פיילוט פול גדול יש את זה, בעוד הוא מטיף לאחרים
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenДа, горе тому, кто, как великий Pilot Пол он, проповедуя другим является
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenТак, горе тому, хто, як великий Pilot Пол він, проповідуючи іншим є
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederkenنعم ، والويل للذي ، والكبير والرائد بول ، في حين الوعظ للآخرين هو
Evet, büyük Pilot Paul gibi ona vay haline kim, başkalarına vaaz ederken彼自身漂流者!"
Evet. Vay be! Dedikleri gibi minik bir simyacısın!- Jesteś naprawdę taki mały, jak wszyscy mówią.
Evet. Vay!Oui.
Evet. Vay!Да. wow!
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Gorje mu, kdor grabi kriv dobiček za hišo svojo, da na visokem postavi gnezdo svoje, da se otme iz nesreče!
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất nghĩa cho nhà mình, để lót ổ mình trong nơi cao, để được cứu khỏi tay hung ác.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Khốn thay cho kẻ tìm lợi bất_nghĩa cho nhà mình , để lót_ổ mình trong nơi cao , để được cứu khỏi tay hung_ác .
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!재앙을 피하기 위하여 높은데 깃들이려 하며 자기 집을 위하여 불의의 이를 취하는 자에게 화 있을찐저
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Ve ham, som søger ublu Vinding til sit Hus for at bygge sin Rede højt og redde sig fra Ulykkens Hånd.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!Wee hun die rijk worden op slinkse wijze; die proberen te leven buiten bereik van gevaar.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!הוי בצע בצע רע לביתו לשום במרום קנו להנצל מכף רע׃
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!ويل للمكسب بيته كسبا شريرا ليجعل عشّه في العلو لينجو من كف الشر.
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!為 本 家 積 蓄 不 義 之 財 、 在 高 處 搭 窩 、 指 望 免 災 的 有 禍 了
Evini haksız kazançla dolduranın, Felaketten kaçmak için yuvasını yüksek yere kuranın vay haline!為本家 積蓄不義之財 、 在 高處 搭窩 、 指望 免災 的 有禍了
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.가옥에 가옥을 연하며 전토에 전토를 더하여 빈 틈이 없도록 하고 이 땅 가운데서 홀로 거하려 하는 그들은 화 있을진저
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.הוי מגיעי בית בבית שדה בשדה יקריבו עד אפס מקום והושבתם לבדכם בקרב הארץ׃
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.ويل للذين يصلون بيتا ببيت ويقرنون حقلا بحقل حتى لم يبق موضع. فصرتم تسكنون وحدكم في وسط الارض.
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍 哉 、 那 些 以 房 接 房 、 以 地 連 地 、 以 致 不 留 餘 地 的 、 只 顧 自 己 獨 居 境 內
Evlerine ev, tarlalarına tarla katanların vay haline! Oturacak yer kalmadı, Ülkede bir tek siz oturuyorsunuz.禍哉 、 那些 以 房接房 、 以 地 連地 、 以致 不留餘 地 的 、 只 顧 自己 獨居 境內
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Am văzut diagrama asta desenată de un arhitect francez, şi m-am gândit, "Uau!
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Ho visto questo diagramma disegnato da un architetto francese, e ho pensato:
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Ich sah dieses Diagramm von einem französischen Architekten und dachte:
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Ik zag dit plan getekend door een Franse architect, en ik dacht:
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be! Ne güzel bir fraktal!" diye düşündümJ'ai vu ce schéma d'un architecte français, et je me suis dit : " Waouh !
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be! Ne güzel bir fraktal!" diye düşündümMegláttam ezt az ábrát, amit egy francia építész rajzolt, és azt gondoltam, "Hinnye, de gyünyörű fraktál!"
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Vi este diagrama desenhado por um arquitecto francês e pensei:
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Vi este diagrama dibujado por un arquitecto francés, y pensé: "¡Guau!
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Widziałem ten plan narysowany przez francuskiego architekta, i pomyślałem "Rany!
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Είδα αυτό το διάγραμμα που το είχε σχεδιάσει ένας Γάλλος αρχιτέκτονας, και σκέφτηκα, "Ουάου!
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Видях тази диаграма нарисувана от френски архитект, и си помислих:
Fransız bir mimarın çizdiği bu diyagramı gördüm. "Vay be!Я видел эту диаграмму, нарисованную французским архитектором, и я подумал:
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.A múlt hónapban voltam a Google-nél, és atyám, azok a juttatások!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.El mes pasado estuve en Google, y ¡Dios mío! ¡Esa cafetería!
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Forrige måned, var jeg hos Google, og, manner det cafeteria, manner.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Il mese scorso mi trovavo alla Google, e ragazzi, quella caffetteria.
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.여러분들 중 일부는 사업가들이거나 뭐 비슷한 종류의 일을 하실텐데 지난달에는 구글에 갔었는데 카페테리아가 정말.....
Geçen ay Google'daydım ve, vay, o kafeterya, vay.Le mois dernier j'étais chez Google et, mon dieu, cette cafétéria.

İlgili Sayfalar