vay ile cümle
vay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ve den som sier til sin far: Hvorfor avler du? og til kvinnen: Hvorfor føder du?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ve dig som säger till din fader: »Icke kan du avla barn» och till hans hustru: »Icke kan du föda barn»!
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Voi sitä, joka sanoo isälleen: "Mitä sinä kelpaat siittämään?" ja äidilleen: "Mitä sinä kelpaat synnyttämään?"
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Weh dem, der zum Vater sagt: Warum hast du mich gezeugt? und zum Weibe: Warum gebierst du?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Ουαι εις τον λεγοντα προς τον πατερα, τι γεννας; προς την γυναικα, τι κοιλοπονεις;
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Горе тому, кто говорит отцу: „зачем ты произвел меня на свет?", а матери: „зачемты родила меня ?"
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!Горко на онзи, който казва на баща си : Какво раждаш? Или на жена му: Какво добиваш?
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!הוי אמר לאב מה תוליד ולאשה מה תחילין׃
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!ويل للذي يقول لابيه ماذا تلد وللمرأة ماذا تلدين
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!禍 哉 、 那 對 父 親 說 、 你 生 的 是 甚 麼 呢 . 或 對 母 親 〔 原 文 作 婦 人 〕 說 、 你 產 的 是 甚 麼 呢
Babasına, ‹‹Dünyaya ne getirdin?›› Ya da annesine, ‹‹Ne biçim şey doğurdun?›› Diyenin vay haline!禍哉 、 那 對 父親說 、 你 生 的 是 甚 麼 呢 . 或 對 母親 〔 原文 作 婦人 〕 說 、 你 產 的 是 甚 麼呢
-Baba! -Vay...Ojcze!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ai da rebelde e contaminada, da cidade opressora!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!¡Ay de la ciudad rebelde, manchada y opresora
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Běda městu tomuto hltavému a poškvrněnému a utiskujícímu.
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Beda tomu odbojnému, poškvrnenému a utiskujúcemu mestu!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Biada temu miastu zmazanemu i splugawionemu, gwałty czyniącemu!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Gorje tisti upornici in gnusnici, temu silovitemu mestu!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Guai alla città ribelle e contaminata, alla città prepotente
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Jaj az ellenszegülõnek és undoknak, az erõszakos városnak!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Khốn thay cho thành bạn nghịch và ô uế, làm sự bạo ngược!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Khốn thay cho thành bạn nghịch và ô_uế , làm sự bạo_ngược !
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!"패역하고 더러운 곳, 포학한 그 성읍이 화 있을진저"
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Malheur à la ville rebelle et souillée, A la ville pleine d`oppresseurs!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Terkutuklah Yerusalem, kota bejat yang suka memberontak terhadap TUHAN dan yang menindas penduduknya sendiri
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!,,Vai de cetatea îndărătnică şi spurcată, vai de cetatea plină de asuprire!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ve den genstridige, urene, grumme By!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ve den gjenstridige og urene, staden som er full av vold!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ve henne, den gensträviga och befläckade staden, förtryckets stad!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Voi uppiniskaista ja saastutettua, voi väkivaltaista kaupunkia!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Wee Jeruzalem, die ongehoorzame, zondige stad vol misdaad en geweld!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Weh der greulichen, unflätigen, tyrannischen Stadt!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Ουαι η παραδεδειγματισμενη και μεμολυσμενη η πολις η καταθλιβουσα
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Горе городу нечистому и оскверненному, притеснителю!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!Горко на бунтовния и скверен град, На насилническия град!
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!הוי מראה ונגאלה העיר היונה׃
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!ويل للمتمردة المنجسة المدينة الجائرة.
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!這 悖 逆 污 穢 欺 壓 的 城 、 有 禍 了
Başkaldıran, yozlaşan, acımasız kentin vay haline!這 悖逆 污 穢欺壓 的 城 、 有 禍了
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Alcuni hanno commentato: "Perbacco, una dimostrazione silente.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Algunas personas decían: "Guau, una marcha del silencio.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Certains se disaient : " Super, une posture silencieuse.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Đối với một vài người, điều đó như là. "Ồ, đứng yên lặng.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.För vissa var det som "Wow, stå tysta.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Für einige Leute war das "Wow, 'Silent Stand' und nächstes Mal bewegen wir uns."
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.어떤 사람들에게는 그것은 "와, 묵음이라구요.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Niektórzy się wyśmiewali, że najpierw cichy protest a potem wibracje.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Para algumas pessoas, isso era como "Uau, de pé em silêncio.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Pentru unii asta a fost ceva de genul, "Uau, un marș al tăcerii.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Pre niektorých to bolo -- "Wow, tichý protest.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Sokak számára ez olyan volt, hogy "Húha, néma kivonulás.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Untuk beberapa orang, itu seperti, "Wow, berdiri diam.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Voor sommige mensen was dat: "Wow, stilstaan.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Για κάποιους ανθρώπους αυτό ήταν σαν, "ουάου, σιωπηλή διαμαρτυρία.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.Для некоторых это было всего лишь:" Ну ладно - митинг молчания
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.За някои хора, това беше като: "Уау, мълчалив протест.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.בחזרה לבתים." חלק מהאנשים לגלגו, "וואו, עצרת שקטה.
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.وكانت الفكرة مدعاة للسخرية من الكثير حتى أن أحدهم قال: النهاردة الوقفة صامتة
Bazıları, bu fikirle "Vay be, sessiz kalacakmışız.次からは体も揺らすんじゃないの」と
Bazılarınız ise " Vay be, beni tanımlamak için 3 bilyon baz çifti gerekiyor. " diyebilir.A dále tu máme další molekuly - - tRNA čili transferová RNA. A to co tRNA dělá je hodně zajímavá.