Bilirsiniz, bütün gece uçtum, bakındım ve düşündüm, vay be!, nasıl temiz.אתם יודעים, טסתי כל הלילה, הסתכלתי למעלה, וחשבתי, וואו, כמה נקי.
Bilirsiniz, bütün gece uçtum, bakındım ve düşündüm, vay be!, nasıl temiz.تعلمون,طيران طيلة الليل,تفحصت المكان وفكرت,مدهش, كم هو نظيف
Bilirsiniz, bütün gece uçtum, bakındım ve düşündüm, vay be!, nasıl temiz.なんて無駄のないデザインなんだって こんなメジャーな空港で、 バルセロナ(Barcelona)の「B」だけなんて
Biliyorsun madem, neden böylesin? Vay canına, lafı nasıl çevireceğini iyi biliyorsun.اذا كنت تعلمين فلماذا؟ انت حقا تغضبينني
Bir anlamı olduğunu, yörünge içinde "para, wow, Evet ilginç olan pozitif para. Vay canına, bunu bilmiyordum.Υπάρχει ένα σημείο στην πορεία σας, που είναι, "χρήματα, wow, ναι θετική χρήματα, που είναι ενδιαφέρουσα.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Als er één valt, helpt de ander hem overeind. Maar als er één valt en hij is alleen, zit hij in moeilijkheden.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.혹시 저희가 넘어지면 하나가 그 동무를 붙들어 일으키려니와 홀로 있어 넘어지고 붙들어 일으킬 자가 없는 자에게는 화가 있으리라
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Lebo ak padnú, jeden pozdvihne svojho druha. Ale beda jednému, ktorý padne; neni druhého, aby ho pozdvihol.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Porque si caen, el uno levantará a su compañero. Pero, ¡ay del que cae cuando no hay otro que lo levante
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.Zakaj če padeta, vzdigne tovariš tovariša; ali gorje samemu, ko pade in nima druga, da bi ga vzdignil!
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.כי אם יפלו האחד יקים את חברו ואילו האחד שיפול ואין שני להקימו׃
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.لانه ان وقع احدهما يقيمه رفيقه. وويل لمن هو وحده ان وقع اذ ليس ثان ليقيمه.
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.若 是 跌 倒 、 這 人 可 以 扶 起 他 的 同 伴 . 若 是 孤 身 跌 倒 、 沒 有 別 人 扶 起 他 來 、 這 人 就 有 禍 了
Biri düşerse, öteki kaldırır. Ama yalnız olup da düşenin vay haline! Onu kaldıran olmaz.若是 跌倒 、 這人 可以 扶起 他 的 同伴 . 若是 孤身 跌倒 、 沒有別人 扶起 他 來 、 這人 就 有 禍了
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.Een: Persoon C zegt "Wel, dat was knap snel."
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.Jedna z nich je, že pan C si řekne:
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.Person C wird sich sagen: "Wow, das ging aber schnell.
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.Pertama, si C akan berpikir, "Wow, orang itu [B] cepat sekali.
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.Una es, la Persona C dice: "Bueno, eso fue rápido"
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.Yksi on, henkilö C sanoo, "Hyvä, se sujui melko nopeasti."
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.Первое. Персона С сказал: "Это было довольно быстро"
Bir kişi, C kişisi, ' Vay, bu çok hızlıydı' dedi.الأولى: أن الشخص (C) سيقول "هذا سريع جدا"
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Chúng ta có thể làm gì đó, điều mà khi thế giới nhìn thấy, họ nói, wow, đây là Nigeria đấy.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Coś, co zobaczy świat, i powie: no! no! to Nigeria.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.뭔가 말이죠. 다른 나라 사람들이 우리 영화를 보고 와, 이게 나이지리아야? 하고 말할 수 있도록 만드는 일이요.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Nous pouvons faire des choses, afin que tout le monde le voie, et se dise: "Waouh, ça c'est le Nigéria".
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Podemos hacer algo, algo que cuando el mundo lo vea, diga: ¡Guau! Esto es Nigeria.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Putem face ceva ce, când va vedea lumea, vor zice "uau, asta e Nigeria".
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Wij kunnen iets doen dat mensen doet verbazen en doet zeggen: wow, dit is Nigeria.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Wir können etwas kreieren, von dem, wenn die Welt es zu sehen kriegt, sie sagen wird, wow, das ist Nigeria.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Можем да правим нещо - нещо, което, щом светът го види, да каже: уау, това е Нигерия.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.Мы можем снимать такое кино, что зрители скажут: "Супер! Это Нигерия".
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.אנחנו מסוגלים לעשות משהו, משהו שברגע שהעולם יראה, הם יגידו, וואו! זאת ניגריה.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.يمكننا أن نصنع شيئا, شيئا عندما يشاهده العالم. سيقولون , مرحى (وااو) هذه هي نيجيريا.
Birşeyler yapabiliriz, dünyanın gördüğü zaman, vay, işte bu Nijerya, diyeceği şeyler.すごい これがナイジェリアか と思うようなものを作れる
Bize verilerin söylediği bu. Bu gidişle devam edersek vay canına sıfır bölgesine ulaşıyoruz.Als het traject verdergaat, belanden we in ... de nulzone.
Bize verilerin söylediği bu. Bu gidişle devam edersek vay canına sıfır bölgesine ulaşıyoruz.Dacă traiectoria continuă, ajungem la - uau - zona zero.
Bize verilerin söylediği bu. Bu gidişle devam edersek vay canına sıfır bölgesine ulaşıyoruz.Jeśli tendencja się utrzyma to dotrzemy do strefy zero.
Bize verilerin söylediği bu. Bu gidişle devam edersek vay canına sıfır bölgesine ulaşıyoruz.Jestli bude tento vývoj pokračovat, dostaneme se, wow, do nulové zóny.
Bize verilerin söylediği bu. Bu gidişle devam edersek vay canına sıfır bölgesine ulaşıyoruz.Ако траекторията продължи, отиваме на, уау, нулева зона.
Bize verilerin söylediği bu. Bu gidişle devam edersek vay canına sıfır bölgesine ulaşıyoruz.Якщо рух у цьому напрямку продовжиться, то ми дійдемо - оце так! - до нульової позначки.
BMW gibi bir firma için çok akılda kalıcı -- Deep Blue, vay, harika isim.꽤 매력적이였죠 - Deep Blue, 와 멋있는 이름이군요.
BMW gibi bir firma için çok akılda kalıcı -- Deep Blue, vay, harika isim.בחברה כמו BMW, יש אחיזה -- כחול עמוק, וואו, שם מגניב.
BMW gibi bir firma için çok akılda kalıcı -- Deep Blue, vay, harika isim.في شركة كـ بي أم دبليو, لديها رنة -- ديب بلو, ياللهول, اسم مذهل.
BMW gibi bir firma için çok akılda kalıcı -- Deep Blue, vay, harika isim.皆夢中になりました デザイナーのチームを
[boing] [plop] Vay, Vay canına!Ty čtyř-bradavkový idiote.
Böylece diyecekler ki, vay canına, bu antikor şu an sistemde sahip olduğumuz bu antijene bağlanıyor.Du sagst Dir "Mensch, dieser Antikörper bindet das Antigen, das wir gerade im Körper haben.
Böylece diyecekler ki, vay canına, bu antikor şu an sistemde sahip olduğumuz bu antijene bağlanıyor.지금 우리 시스템에 들어 와있는 항원에 적절하게 붙을 수 있는 항체를
Böylece diyecekler ki, vay canına, bu antikor şu an sistemde sahip olduğumuz bu antijene bağlanıyor.Řeknou si, tahle protilátka se váže na tenhle antigen, který teď je v těle.
Böylece diyecekler ki, vay canına, bu antikor şu an sistemde sahip olduğumuz bu antijene bağlanıyor.Те си казват: "Това антитяло се свързва с този антиген, който сега присъства в системата.
Böylece diyecekler ki, vay canına, bu antikor şu an sistemde sahip olduğumuz bu antijene bağlanıyor."Це антитіло привязується до цього антигену, який зараз є в організмі.
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim.Așa că, prima dată când am făcut asta, am facut cam, hopaaaaa!
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle.Donc la première fois que j'ai fait ca, jétais comme: "woah !" Comme ca.
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle.Dus de eerste keer ging ik zo: whoa!..
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle.그래서 제가 처음으로 그걸 했더니 이렇게 나왔죠.
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle. Kötü bloklar.Lần đầu tiên thử, tôi làm giống này, whoa!, những khối xấu xí.
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle.Поэтому когда мне пришлось сделать это впервые это было типа ой...
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle.אז בפעם הראשונה שעשיתי את זה,אמרתי, וואו! ככה.
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle.فأول مرة حاولت فيها قطع التوفو، قطعتها بعنف، هكذا
Böylece, ilk kez bunu yaptığımda, vay, dedim. Böyle.ひどい出来でした