29 Aralık 2005'te Savchenko Alman vatandaşlığını aldı ve 2006 Kış Olimpiyatları'na gittiler.29 grudnia 2005 otrzymała niemieckie obywatelstwo i reprezentowała Niemcy w igrzyskach olimpijskich w 2006.
Türk vatandaşlığı kazandıktan sonra Mehmet adını almıştır.W 2006 roku zyskał tureckie obywatelstwo, przybierając imię Mehmet.
Belçika vatandaşlığına da sahiptir.Miał też obywatelstwo belgijskie.
"Russell Crowe bir türlü vatandaşlık alamadı".Kraina Lorien nie znała skazy”.
İranlılar, İran vatandaşı ya da İran milletinden olan.Do wyróżnienia preferowani są obywatele irańscy lub osoby irańskiego pochodzenia.
Afganlar, Afganistan'ın vatandaşlarına verilen addır.Wszyscy członkowie Rady powinni być obywatelami Afganistanu.
II. Dünya Savaşı sonunda, Gödel, 42 yaşında Amerikan vatandaşlığına kabul edildi.Pod koniec II wojny światowej Mann uzyskał obywatelstwo amerykańskie.
Alman vatandaşlığı almıştır.Przyjął niemieckie obywatelstwo.
Karl’ın talepleri vatandaşları memnun etmemiştir.Mimo to rządy Karola nie cieszyły się popularnością.
Cezayir ve Özbekistan'ın fahri vatandaşıdır.Posiada reż obywatelstwo kazachskie i uzbeckie.
1937 yılında Çekoslovakya vatandaşı oldu.Do 1938 był obywatelem czechosłowackim.
Ölümünden sonra Büyük Britanya vatandaşı olmadığı ortaya çıkmıştır.Po śmierci pisarza pojawiły się sugestie, jakoby nigdy nie posiadał obywatelstwa brytyjskiego.
İtalya'da 5 sene kaldıktan sonra Fransa'ya geçmiş ve 1978'de Fransız vatandaşlığını almıştır.Po pięciu latach opuścił tę jednostkę i w 1979 otrzymał obywatelstwo francuskie.
Başarılı bir öğrenciydi ve okulun Birinci Vatandaş (Primer Ciudadano) unvanını aldı.Było to niespodzianką, przygotowaną dla pierwszego absolwenta tej szkoły).
Anayasal olarak vatandaşların doğrudan iş gücüne katılma ve ücretsiz mesleki eğitim hakkı vardı.Konstytucja zapewniała wszystkim obywatelom prawo do pracy i swobodnego kształcenia zawodowego.
Giriş ve transit yolcu olan İsrail vatandaşlarına ülkeye girişi reddedilmektedir.Porwano również izraelskiego obywatela, który odbywał zagraniczną podróż.
Ayrıca Roma Senato'su Hasekura'ya onursal Roma Vatandaşlığı vermiştir.Powołał nawet senat konkurencyjny wobec rzymskiego.
Her vatandaş bir işe sahip olmalıdır.Wszyscy obywatele mieli mieć zapewnione zatrudnienie.
Ayrıca 7 ülke vatandaşları için online vize vermektedir.Wśród członków pokolenia Y 7 na 10 osób szuka opinii w internecie.
Sadece bizim milletimizden olanlar vatandaş olabilir.Funkcję tę może pełnić obywatel państwa członkowskiego.
Ilımlı vatandaşların çoğu şehri terketti.Wkrótce większość mieszkańców opuściła miasto.
Böylelikle Filistin vatandaşları vizesiz Mısır'a seyahat edebilmektedirler.Tym sposobem Anglicy mogli teraz swobodnie wkroczyć do Palestyny.
Türk vatandaşlığı kanunu, 11 Şubat 1964'te kabul edilmiş ve birkaç kere değişikliğe uğramıştır.Obecna konstytucja Jordanii została uchwalona 1 stycznia 1952 roku i była wielokrotnie zmieniana.
Başrahibe belediye başkanını aday gösterir ve sıklıkla para basma işini şehrin vatandaşlarına devrederdi.Marzy o zajęciu miejsca dyrektora, dlatego często wysyła anonimy do kuratorium.
1835 yılında Fransız vatandaşlığını aldı.W 1856 otrzymał obywatelstwo francuskie.
Hükümet yetkilileri aynen diğer vatandaşlar gibi kanun hükümlerine tabidir.Okazuje się, że wnętrze maszyny rządzi się podobnymi prawami jak nasza cywilizacja.
İsrail vatandaşları Umman'a kabul edilmemektedir.Nie jest on uznawany przez Izrael za ortodoksyjny.
Hem İsrail hem de İspanyol vatandaşlığı bulunmaktadır.Posiada izraelskie i palestyńskie obywatelstwo.
Patriota "vatandaş" anlamına gelmektedir.Razem oznacza „Szofar Narodu”.
Vatandaşlar arasında spontan ve popüler olan grevler 4 Mart'ta durdu.Kwalifikacje i konkurs indywidualny zostały rozegrane 4 marca.
1990'da ABD vatandaşlığına geçti.W 1990 r. przyjęła amerykańskie obywatelstwo.
1999'da ABD'ye yerleşti ve 2004'te ABD vatandaşı oldu.Zdecydował się tam pozostać na stałe i w 1999 roku otrzymał obywatelstwo amerykańskie.
Rusya Hükümet sözcüsü Dmitri Peskov, 3 Kasım 2016 tarihinde Seagel'a, Rus vatandaşlığı verildiğini açıkladı.3 listopada 2016 prezydent Rosji Władimir Putin podpisał dekret przyznający Seagalowi obywatelstwo rosyjskie.
Peruzović, aynı zamanda Belçika vatandaşlığı sahibidir.Kameruńczyk, posiada również obywatelstwo belgijskie.
Şimdilerde hem Peru vatandaşı hem de İspanyol vatandaşı olarak yaşamına devam etmektedir.Proces ich integracji społecznej, jak i Indian, nadal trwa.
Bu rakamla Bu sayede Türk vatandaşları Dünya'da seyahat özgürlüğü açısından 46. sırada yer almaktaydı.Postanowiono w ten sposób podkreślić znaczenie Konstytucji Włoch w 60. rocznicę jej wejścia w życie.
2010 Ocak ayına kadar Yemen'e yaklaşık 50 ülke vatandaşına, varışta vize verme politikası bulunmaktaydı.Do końca lipca jedynie 50 tysięcy wypędzonych kosowskich Albańczyków wciąż jeszcze oczekiwało na repatriację.
Belarus pasaportu Beyaz Rusya tarafından vatandaşlarına yurt dışına seyahatleri için verilen belgedir.Dopuszczony był ruch osobowy, na podstawie przepustek dla obywateli Polski i Białorusi.
68 Sovyet vatandaşı vardı.60 żołnierzy radzieckich.
Altmışlı yılların başında Sovyet vatandaşlığına kabul edildi.Na początku XXI wieku przyjął obywatelstwo rosyjskie.
18 yaşın üzerindeki her vatandaşın oy kullanma hakkı bulunmaktadır.Czynne prawo wyborcze mają wszyscy obywatele, którzy ukończyli osiemnaście lat.
Birçok Arap vatandaşı da, savaşa felaket olarak bakar.Obywatele Związku Radzieckiego dobrze wiedzą, jak straszną rzeczą jest wojna.
Wolkoff, Rus kökenli Britanya vatandaşı bir Nazi casusuydu.Baron Münchhausen, niemiecki żołnierz armii rosyjskiej był postacią prawdziwą.
2002'den beri Hollanda vatandaşlığı bulunmaktadır.Posiada polskie obywatelstwo od 2002.
2011'den beri Malezya'da ikamet eden 792 İsviçre vatandaşı bulunuyor.W 2011 roku w Młynkowie mieszkały 174 osoby.
Bunun yanında yaklaşık yarım milyon vatandaşın bu gösterilere katıldığı düşünülmektedir.Mniej więcej pół tuzina z nich uważa się za czynne.
Zelalem 29 Aralık 2014'ten itibaren Amerikalı vatandaşı oldu.Od 9 kwietnia 2014 Möller otrzymał obywatelstwo amerykańskie.
Suudi Arab pasaportu Uluslararası seyahat için Suudi Arabistan vatandaşlarına verilir.Robot dostał obywatelstwo Arabii Saudyjskiej.
1947 yılında Birleşik Devletler vatandaşı oldu.W 1947 został obywatelem USA.
2007 yılında Arjantin vatandaşlığına geçmiştir.W 2005 roku zmienił obywatelstwo na azerskie.
Çifte vatandaşlığa sahiptir.Han har dubbelt medborgarskap.
2003'e, Fransız vatandaşı oluncaya kadar Kamerun'u temsil etti.Mang tävlade för Kamerun tills 2003 då hon blev fransk medborgare.
30 Temmuz 1891 tarihinde Tesla, 35 yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri'nin vatandaşı oldu.Tesla blev den 30 juli 1891 medborgare i USA, vid en ålder av 35 år.
Alman vatandaşlığı kanunu temel olarak jus sanguinis prensibine dayalıdır.Förvärv av finländskt medborgarskap bygger främst på den rättsliga principen om jus sanguinis.
Vladimír Remek – Sovyet ve ABD vatandaşı olmayan ilk uzayadamı.Vladimír Remek blev den första människa i rymden som inte var amerikansk eller sovjetisk medborgare.
Melanezyalıların iki güçten herhangi birinin vatandaşlığına girmesi ise yasaklanmıştı.Melanesier hindrades från att förvärva medborgarskap i någon av makterna.
Aynı zamanda kısa bir süre için Atina archon'u ydu ve Atina vatandaşlığına seçilmişti.Han var också arkont i Aten under en kort period, och utsågs till atensk medborgare.
2012 yılında göçmen kökenli 660.000 kişinin 407.262'sı Norveç vatandaşıdır (%6.2'si).År 2012 hade av 660 000 invandrare, 407 262 norskt medborgarskap (62,2%).
Aynı zamanda ABD vatandaşıdır.Han är även amerikansk medborgare.
Sonradan ABD vatandaşı olmuştur.Han blev senare amerikansk medborgare.