Ana içeriğe geç
Sözlük

vatandaş ile cümle

vatandaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Romulus'un babası Orestes, Panonya kökenli bir Roma vatandaşıydı.Sandro's grootvader was een in Rusland geboren Roma.
Gazetedeki belirtici ifadesi:Yemen Times'ı kullanarak dünyada iyi bir Yemen vatandaşı olalım.Misją gazety jest: „Zróbmy Jemen dobrym obywatelem świata”.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.W odróżnieniu od bibliotek publicznych, rzadko zezwalają na pożyczanie książek obywatelom kraju.
Évora 1999 yılında Meksika vatandaşlığına geçmiştir.Évora nabył obywatelstwo meksykańskie w 1999 roku.
Çifte vatandaşlığa sahiptir.Ma podwójne obywatelstwo.
Şu anda ABD vatandaşıdır.Obecnie jest obywatelem USA.
Rossellini İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri çifte vatandaşıdır..Rossellini ma podwójne obywatelstwo: włoskie i amerykańskie.
İsrail, aynı zamanda, vatandaşların çoğunluğunun Yahudi olduğu dünyanın tek ülkesidir.Izrael jest jedynym państwem na świecie, w którym większość obywateli jest Żydami.
1990 yılında Rusya vatandaşlığı ona geri verildi.W 2000 przywrócono mu obywatelstwo rosyjskie.
1932 - Adolf Hitler, Alman vatandaşlığına kabul edildi.1932 – Adolf Hitler otrzymał obywatelstwo niemieckie.
Kendisine Şubat 2003'te Portekiz vatandaşlığı verilmiştir.Otrzymał niemieckie obywatelstwo w lutym 2009 roku.
Ayrıca vatandaşlığı iptal edildi.Odebrano jej również obywatelstwo.
Somali ve ABD vatandaşlığına sahiptir.Posiada obywatelstwo somalijskie oraz amerykańskie.
Sonunda bu etkinlikleri nedeniyle Yunan vatandaşlığından çıkarıldı.Z tego powodu został pozbawiony greckiego obywatelstwa.
Evi İsviçre'de olmasına rağmen, Fransız vatandaşı olmaktan asla vazgeçmedi.Po 1956 r., zamieszkał w Szwajcarii, choć nigdy nie porzucił obywatelstwa francuskiego.
Hindemith 1946'da Amerikan vatandaşlığına geçti.W 1946 przyznano Hindemithowi obywatelstwo amerykańskie.
ABD ve Avustralya vatandaşlığına sahiptir.Posiada obywatelstwo amerykańskie i australijskie.
Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır.Był obywatelem świata.
1983 yılında T.C. vatandaşlığını siyasi nedenlerden dolayı kaybetti.W 1983 opuścił Czad z powodu wojny domowej.
1971 yılında ise Danimarka vatandaşı oldu.W roku 1971 otrzymał duńskie obywatelstwo.
Parlamento seçimlerinde oy kullanabilmek için 18 yaşından büyük olmak ve Angola vatandaşı olmak gerekmektedir.Muszą mieć ukończone 18 lat w dniu wyborów i posiadać obywatelstwo brandenburskie.
Hristiyan Araplar, Arap vatandaşların %9’unu oluşturmaktadırlar.Chrześcijanami jest 9% Arabów.
Vatandaşların üçte ikisi geçim sıkıntısı nedeni ile yurt dışı ya da il dışında çalışmaktadırlar.Około dwie trzecie z nich umiera bezpośrednio lub pośrednio w wyniku starzenia się.
Annesi Paraguaylı olan Barrios, Mart 2010 tarihinde Paraguay vatandaşlığına kabul edilmiştir.W marcu 2010 Barrios otrzymał obywatelstwo Paragwaju, z którego pochodzi jego matka.
Kahane, 1990 yılında New York City'de Mısır asıllı ABD vatandaşı El Sayyid Nosair tarafından öldürüldü.W roku 1990 Meir Kahane został zabity w Nowym Jorku przez islamistę z Egiptu.
1828'de 79 yaşındayken Da Ponte ABD vatandaşlığına kabul edildi.W 1828, w wieku 79 lat, Lorenzo Da Ponte otrzymał obywatelstwo amerykańskie.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.W międzyczasie uzyskał brytyjskie obywatelstwo.
Lozanlı büyük babası dolayısıyla İsviçre vatandaşlığı da vardır.Za sprawą pochodzenia dziadków posiada również obywatelstwo szwajcarskie.
Bulgaristan vatandaşlığı bulunmaktadır.Posiada obywatelstwo bułgarskie.
Yakın zamanda Çin vatandaşı kişilerin de adaya gelmesi ile Çin nüfusunda artış gözlemlenmiştir.Ostatnio coraz więcej turystów przybywa także z kontynentalnych Chin.
Yaralananların arasında dört de Pakistan vatandaşı bulunuyordu.Wśród zabitych znajdowało się czterech obywateli Hiszpanii.
Monako pasaportu Uluslararası seyahat için Monako vatandaşlarına verilir.W ustalonym dniu dzieci zostaną przedstawione mieszkańcom Monako.
48 vatandaş öldü.Zginęło 48 osób.
Cezayir anayasası, tüm vatandaşlara din özgürlüğü tanır.Konfederacja zapewniała wolność religijną wszystkim obywatelom.
Türk vatandaşlığına geçerek Faruk Gürsoy adını almıştır.Posiada tureckie obywatelstwo, w związku z tym przybrał tureckie imię i nazwisko Faruk Gürsoy.
2004'ten sonra vatandaşlık haklarına sahip oldular.Od 2004 roku ma ona charakter publiczny.
Aynı zamanda ABD vatandaşıdır.Była także obywatelką USA.
Aynı şekilde İsrail vatandaşlık yasalarınca da bu kişiler Yahudi sayılmamaktadır.Również prawo państwa Izrael nie uznaje ich za Żydów.
Sirhan Sirhan Ürdün vatandaşı Filistinli bir Araptır.Zamachowiec – Palestyńczyk Sirhan Sirhan pochodził z Jerozolimy.
3 Ocak 2013'te Putin tarafından Rus vatandaşlığına kabul edildi.8 marca 2013 r. otrzymał polskie obywatelstwo.
Haberlerin büyük çoğunluğu vatandaş-muhabirler tarafından yazılmaktadır.Pisanie informacji opierało się w głównej mierze na dziennikarstwie obywatelskim osób zarejestrowanych.
Vatandaş olmayan nüfus iki şekilde tanımlanır.Nie można być cywilizowanym na dwa sposoby.
Polonya-Litvanya birliğinin vatandaşı olduğunun bilincindeydi.Był zwolennikiem jedności polsko-litewskiej.
Kosova vatandaşları bir Sırp pasaportu için başvuru hakkına sahiptirler.Obywatele Kosowa mają także możliwość występowania o paszport do MSZ Serbii.
Arjantin pasaportu Arjantin vatandaşlarına ülke dışı seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Zwolniony jako obywatel Argentyny dzięki wstawiennictwu argentyńskiego konsula.
1919'da İsviçre vatandaşlığına kabul edildi.W 1969 roku otrzymał obywatelstwo Szwajcarii.
Türk vatandaşlığının yanı sıra Alman vatandaşlığı da bulunmaktadır.Oprócz tureckiego posiada także obywatelstwo niemieckie.
1989 yılında İsviçre vatandaşlığı elde etti.Od 1989 roku posiada obywatelstwo szwajcarskie.
Aynı zamanda Belçika vatandaşıdır.Ma też belgijskie obywatelswo.
52 vatandaş öldü, 100 kişi yaralandı.Zginęło 25 osób, rannych zostało 100.
Kanada ve ABD vatandaşıdır.Obywatel Kanady i USA.
Schwarzenegger, Avusturya/Amerika Birleşik Devletleri çifte vatandaşlığına sahiptir.Blakely posiada podwójne amerykańsko-australijskie obywatelstwo.
Programın asıl amacı, sıradan vatandaşların hukuku pratik bir şekilde öğrenmesidir.Przykładem może być faktyczna i normatywna skuteczność przepisu prawnego.
1990'lı yıllarda Fransız vatandaşlığını almıştır.W połowie lat 90. otrzymał hiszpańskie obywatelstwo.
Güney Kore ve Kuzey Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti vatandaşlarına "Koreli" denir.W rzeczywistości mieszkańcy Korei Północnej nazywają swój kraj „Koreańską Republiką Ludowo-Demokratyczna”.
Her biri bireysel olarak vatandaş olmalıdır.Każdy sędzia musi być obywatelem innego państwa.
Vatandaşlık hukuku, kamu hukuku içinde değerlendirilir.Obywatelstwo głównie nadawane jest według prawa krwi.
Sanatçı Amerikan vatandaşlığı ile birlikte Kanada vatandaşıdır.Jest to związane z kanadyjską narodowością samej aktorki.
Ancak isminden alevi vatandaşların kurduğu anlaşılmaktadır.Nazwa została wymyślona przez Władysława Cywińskiego.
Birkaç yıl sonra ise ABD vatandaşlığı aldı.Rok później otrzymał obywatelstwo amerykańskie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod