Soğuk Savaş boyunca Liechtenstein vatandaşlarının Çekoslovakya'ya girmeleri yasaktı.Citizens of Liechtenstein were forbidden to enter Czechoslovakia during the Cold War.
İsveç pasaportu, İsveç vatandaşlarına uluslararası seyahat edebilmeleri amacıyla verilmektedir.Swedish passports are issued to nationals of Sweden for the purpose of international travel.
Bu büyük etken ülke vatandaşlarının refah seviyesini en üst basamaklara taşımıştır.In three generation they managed to climb to the top of the Belgian economy.
Ayrıca mahallede orköy ve vatandaşların kendi aracılığıyla seracılıkda yapılmaktadır.In the first instance, visits and treatments are offered in their own county.
O İngiltere ve Kanada'da çifte vatandaşlık sahibidir.He holds dual citizenship in the UK and in Canada.
Kenya pasaportu, Kenya vatandaşlarına yurtdışı seyahatleri için verilen belgedir.Kenya's President agreed to scrap visa requirements for Mozambican nationals visiting Kenya.
["Vatandaşlık hakları"] ["Her insana, kendine davranacağın gibi davran"]["Civil rights"] ["Treat every person as you'd treat yourself"]
Bu, neslimin vatandaşlık hakları mücadelesine benim katkım.This is my contribution to the civil rights fight of my generation.
Bir kişi tam olarak nerede ikinci sınıf vatandaş oluyor?Where exactly does one become a second-class citizen?
Bu vatandaşların becerebileceği birşey.It's a question of what the citizens do.
Eğer vatandaşlık seçme şansınız yoksa, o zaman erkek bir Hintli olmak istersiniz.If you cannot chose your nationality, then you will want to become an Indian man.
Zira Amerikan vatandaşları, aldıkları evi ortalama olarak 10 yıl sonra satıyorlar. .Because that's what the average American does after 10 years.
Bunlar vatandaşların sözleri ve bizlerin en büyük umutlarını temsil ediyor.They are the words of citizens, and they represent our greatest hope.
Sizler ve ben, vatandaşlar olarak, bu ülkenin alacağı rotayı belirleme gücüne sahibiz.You and I, as citizens, have the power to set this country's course.
Vatandaşlar, özgüveni olan varlıklar.Citizens are confident beings.
Maalesef, bu parasal sistemde vatandaşlar kör bir inanç içinde yaşıyor.All these monetary system citizens live, unfortunately, in a blind faith.
Her Kore vatandaşı şu an nerede olduğunu biliyor.The whole country knows you are here.
Bu, vatandaşın tercihine bırakılmalıdır.It should be the citizen's decision.
İyi bir vatandaş,dolandırıcılar tarafından kandırıldı... ...ve zarara uğradı.A good citizen was scammed by swindlers and has incurred damages.
Kamu polisi... ...iyi bir vatandaşa... ...bunu nasıl yapabilir?The public police... to a good citizen... can you do this?
Kamu polisiiyi, nasıl bir vatandaşına bunu zor kullanarak yapabilir?How could the public police use violence against a good citizen?
Neden iyi bir vatandaş bunu yaşamak zorunda?Why does a good citizen have to undergo something like this?
Vatandaşları öne aldık, memurları değil.We put the citizen first, and not the clerks.
Polisler, parasal sistemin vatandaşlarıyla iletişim içindeler.4. Laws are fixed for an unequal society 5. Citizens are obedient in front of authority 6.
Shaileshkumar Jain, bir A.B.D. vatandaşı.Mr. Shaileshkumar Jain, a U.S. citizen.
Ben bir Amerikan vatandaşıyım!I'm American!
Bir uygulaması var, web üzerinden ve mobil bir uygulama, ismi "Vatandaşların Bağlantısı"It has an app, a Web and mobile app, called Citizens Connect.
Vatandaşların Bağlantısı uygulaması ile neler olduğu biraz değişikBut what happens with Citizens Connect is different.
Fakat Vatandaşların Bağlantısında her şey halka açık, böylece herkes görebiliyor.But on Citizens Connect everything is public, so everybody can see this.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.So one citizen helped another citizen, but government played a key role here.
Bundan daha fazlasıyız, biz vatandaşlarız.We're more than that, we're citizens.
Ve vatandaşlık kavramını düzeltmeden, devlet kurumlarını düzeltemeyecegiz.And we're not going to fix government until we fix citizenship.
Vatandaşlarımın bazıları da o şehre taşınacak.Some of my citizens will move into that city as well.
Vatandaş olarak çok aktif hale gelin.Become very active as citizens.
Hükümetler vatandaşa hizmet ulaştırıyor mu?Are governments delivering services to the citizens?
İnsan haklarımıza saygı göstermediniz Meksikalı olarak da, vatandaş olarak da, insan olarak da..You have not respected our human rights, not as Mexicans, not as citizens, and not as humans.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.But it had to go somewhere and they had responsibilities as citizens.
Burada yapay ayağa sahip bir Amerikan vatandaşı ve oğlu var.Here is an American citizen and his son having an artificial foot.
Ortalama vatandaşlar günün kritik meseleleri hakkında karar vermek üzere jüri heyetliğine seçilirdi.Average citizens often were chosen for citizen juries to decide on critical matters of the day.
Vatandaş gazeteciliği - medya kendiniz nasıl öğrenin.Citizen journalism - learn how to be the media yourself.
Ve aslında diğer rejimler vatandaşlarına dediler ki,And actually other regimes, they told their citizens,
Bu silahları kendi vatandaşlarına karşı kullandılar ve Amerikalılar'ı da öldürdüler.They used those weapons against -- against their own citizens and killed Americans with them.
Bu senin Çin vatandaşı olduğunu ispatlayan mühür.This is a seal signifying you are a Chinese citizen.
Çocuklarım vatandaşlık görevi anlamak olasılığı daha düşüktür.My children are less likely to understand civic duty.
Bu gördüğüm vatandaşlık görevi bir anlamda teşvik Ailemin nesil net yansıması.This fostered a sense of civic duty that I saw the clear reflection of in my parents' generation.
Bizim ekonomik sorunları düzeltmek için "vatandaşlık görevi" kavramı geri yüklemelisiniz.In order to fix our economic problems we must restore the concept of "civic duty".
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.It's a space where citizens can voice their discontent and show their power.
Dünya vatandaşı olarak görevlerimiz olduğunu bilmemiz gerekiyor.We have to know that we have a responsibility as global citizens in this world.
Bu insanlara saygıdeyer, oturaklı, parasal hür ve vatandaşlık yaşamı kurmak için yardım etmektir.It's about helping people to build lives of dignity, stability, economic autonomy, citizenship.
Bu hükümetin kendi vatandaşlarına saldırdığında ne olduğunun en iyi örneği.This is a prime example of what happens when governments attack against their own citizens.
Eğer canlı bomba Galler vatandaşı olsaydı, Galler'e iyi şanslar derdim.If the suicide bomber was from Wales, good luck to Wales, I'd say.
Vatandaş olarak çözülebilir, vatandaş olarak, TEDandaş olarak.It's solvable by being citizens, by being citizens, by being TEDizens.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Even worse, it teaches that more consumption is the right reward for being a good citizen.
Vatandaş daha katılımcı olmalı.I think the citizen has to get more involved.
Bence vatandaşlar da, liderler kadar sorumludur.Citizen is as responsible as our leaders, I believe.
Düşük gelirli vatandaşlar çoğu zaman temel sağlık hizmetleri için acile gidiyor.Low-income citizens often use emergency-room visits as primary care.
İnsanlar ve vatandaşların hakları olan bildirgeyi.The Declaration of the Rights of Man and the Citizen.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.And still a third group got a message about being good citizens, preventing blackouts.
Cogu ulkelerde Yahudiler vatandasliktan cikartildi ve malvarliklarina el konuldu.Jews were stripped of their citizenship in many countries and their property was confiscated.
Kulüpleri ile Vatandaşlar.] 1 CITIZEN Kulüpler, faturalar ve partizanları! grev! onları döverim!Citizens with clubs.] 1 ClTIZEN Clubs, bills, and partisans! strike! beat them down!