vatan ile cümle

vatan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisine Pater Patriae ("Vatanın Babası") unvanı da verilmiştir.Patricius est lui-même dérivé du mot pater (père).
Bu görevin yerine getirilmesini denetlemek ise vatandaşın hak ve görevleri arasındadır.Elle est précédée d'une Déclaration des Droits et Devoirs du citoyen.
Aynı zamanda Türk vatandaşıdır.Il est également international turc.
Bu nüfusun önemli bir kısmı, yaşadığı ülkenin vatandaşıdır.Ils doivent tous posséder la nationalité du pays qu’ils représentent.
Belenyaka mahallesi, farklı bölgelerden gelen vatandaşlardan oluşmaktadır.En fait, son conseil d'administration est composé de personnes originaires de différentes régions acadiennes.
Avrupa Parlamentosu AB vatandaşlarını temsil eden seçme organıdır.Le Parlement européen est le corps élu représentant les citoyens européens.
Seedorf'un Surinam vatandaşlığı da bulunuyor.C'est également le cas de la cuisine du Surinam.
Ertesi yılın Temmuz ayında başlayarak, Kanada pasaportları yalnızca Kanada vatandaşlarına verildi.En juillet 1948, les premiers passeports canadiens commencèrent à être délivrés aux citoyens canadiens.
Olayda beş sivil Türk vatandaşı hayatını kaybetti.Ce sont 5 civils enfants qui y perdront la vie.
Çeşitli cephelerde Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda görev aldı.Il a été commissaire de plusieurs expositions nationales sur la Grande Guerre.
Ayrıca arkadaşı azatlı köle-yönetici Polybius'un da vatana ihanet suçundan idam edilmesini engelleyememiştir.Il ne parvint pas non plus à empêcher l’exécution en 47 de son compagnon affranchi Polybe pour trahison.
Bu tüm vatandaşlar için geçerliydi.Cela suffisait pour l'ensemble des populations.
Tüm vatandaşların en az dokuz sene okul eğitimi görmesi şart.Tous les citoyens ont droit à 9 ans d'enseignement général obligatoire.
1987 - Macaristan'ın sınırı açmasıyla, binlerce Doğu Alman vatandaşı ülkelerinden ayrılmaya başladı.Hongrie : ouverture des frontières avec l'Autriche; l'exode des Allemands de l'Est devient massif.
Vatanseverlik bir mezhep haline gelmişti.Il devient un emblème patriotique.
Uyrukluk tabiyet, vatandaşlık yurttaşlık yerine kullanılmaktadır.Les droits politiques s'exercent au lieu du domicile.
Vize gerektiren ülke vatandaşları ise tek bir giriş için vize ve 30 gün kalmalarına izin verilir.Le système s'appelle ASAN Visa et les visas sont délivrés pour une visite à entrer unique jusqu'à 30 jours.
Almanya doğumlu olan Schuster, 1870 yılında Manchester'a göç etti ve 1875 yılında Britanya vatandaşı oldu.Schuster est naturalisé citoyen britannique en 1875.
Küçük yaşlarında ailesi ile Amerika Birleşik Devletleri'ne göçüp Amerikan vatandaşlığına geçmiştir.Très jeune, il s'installe dans sa famille américaine et prend la nationalité du pays.
Fransız vatandaşı olur ve Fransız bir hanımla evlenir.Il se marie à une Française.
Savaştan sonra mahkûm edildi ve vatana ihanet suçundan idam edildi.Capturé à la fin de la guerre, il est exécuté pour haute trahison.
27 Mart 1935 tarihinde Gestapo görevlilerince vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanmıştır.Le 23 mars 1970 Tashi est formellement accusé de trahison.
Tütün içme adeti, tütünün vatanı olan Amerika’da başlamıştır.Nicotiana tabacum, originaire d'Amérique, est le tabac cultivé.
Romanya vatandaşıdır.Il est citoyen roumain.
William Laud'un mahkemesi vatan hainliği suçundan hüküm giymesiyle sonuçlanmıştır.Le procès de Louis XVI s'appuie principalement sur l'accusation de trahison envers la patrie.
Fransız halkına, vatandaşlarına ve saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini sundu.Condoléances au peuple français, en particulier les familles qui ont perdu leurs chers.
1998'de ise vatana ihanet suçu için ölüm cezası kaldırıldı.Ce n'est qu'en 1998 que le crime de haute trahison n'est plus puni de mort.
1990'lı yıllarda Fransız vatandaşlığını almıştır.Il possède depuis les années 1990 la nationalité espagnole.
Katılımcılar Hırvat vatandaşı ve 16 yaş üstü olma zorunluluğu getirmiştir.Les participants doivent être croates, âgés de 16 ans ou plus.
Sonradan Fransız vatandaşlığına geçmiştir.Il est par la suite naturalisé français.
Kanuna uygun olarak, tüm ülke vatandaşlarının Tuvalu'ya ziyaretlerinde vize alması gerekmektedir.En fonction de la situation politique, ils peuvent obtenir un visa à la journée pour visiter Payathonsu.
18 yaşın üzerindeki her vatandaşın oy kullanma hakkı bulunmaktadır.Tout citoyen âgé d'au moins 18 ans a le droit de vote.
Restorasyon'dan sonra 15 Mayıs 1660 günü vatana ihanetten yargılanır.Il est arrêté pour haute trahison après la Restauration le 15 mai.
Bu belge, Kosova vatandaşlığının kanıtı olarak hizmet etmeye ek olarak uluslararası yolculuğu kolaylaştırır.Le document facilite le voyage international et sert de preuve de nationalité.
Daha çok Yugoslavya vatanseverliği anlamına gelebilir.Ils peuvent aller jusqu'au nationalisme.
İtalya vatandaşı olan Alagna, Fransa vatandaşlığını 18 yaşında aldı.Osakue obtient la nationalité italienne à l'âge de 18 ans.
Aynı yıl Forman, Amerikan vatandaşlığına geçti.La même année, il est naturalisé citoyen américain.
Nazi Almanyası Avusturya'yı istila edince, Gödel 32 yaşında doğrudan Alman vatandaşı olmuş oldu.Lorsque Hitler ordonne l'annexion de l'Autriche, Gödel devient allemand (il a alors 32 ans).
Fransa ve İngiltere vatandaşlıkları vardır.Il dispose des nationalités française et britannique.
Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz.Je meurs pour défendre les droits de ma patrie.
1993 - Uluslararası Altın Koza Şiir Yarışması sonunda “Vatan Destanı” isimli şiirle yayın ödülü.1990 Concours international de roses nouvelles de Bagatelle : prix du parfum pour ‘Parfum d’Armor’.
Çifte vatandaşlığına (İsveç ve Türk pasaport) sahibidir.Il possède la double nationalité, suédoise et irakienne.
Bu dönemde Sali, Britanya vatandaşlığı da aldı.Keilin prend la nationalité britannique à cette époque.
"Ahmet Ümit'in 'Elveda Güzel Vatanım' Romanı Üzerine". (yardım)Bonne course, Achille. » — Extrait du discours d'adieu,,.
Arap Vatandaşlar kendilerini yerli halk olarak görürler .On peut les considérer comme un peuple autochtone.
Kim, bir Amerikan vatandaşıdır.Il est citoyen américain.
Yunanistan'daki uzun kariyeri boyunca, Yunan vatandaşlığına geçti.Tout étranger disposait cependant, tout au long de son séjour en Grèce des mêmes droits civils que les Grecs.
1978'de Fransız vatandaşlığına geçti.Il obtient la nationalité française en 1978.
Bir dünya vatandaşı olarak yaşamıştır.Je vis dans le monde, je suis un citoyen du monde.
Ayrıca mahallede Yuva soyisimli vatandaşların yaşadığı bilinmektedir.De l'autre côté, d'étranges habitants y vivent.
Ayrıca patencilerden temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmaları istenir.Il faut être de la nationalité du pays que l'on représente.
26 Ekim 1927'de, Struve ABD vatandaşlığına kabul edilmiştir.Le 27 septembre 1927, Profaci obtient la citoyenneté américaine.
Messi ödülü 3 kez üst üste kazanan Arjantin doğumlu ve ilk Arjantin vatandaşı futbolcu olmuştur.C'est le tout premier titre continental du club et le troisième pour le football argentin.
Türk vatandaşlığına geçerek Faruk Gürsoy adını almıştır.En Turquie il est connu sous le nom de Faruk Gürsoy.
Ancak şimdiye kadar ödülü kazananların tümü Britanya vatandaşıdır.Jusqu'à présent, tous les lauréats sont issus des États-Unis.
1996 yılından bu yana aynı zamanda Kanada vatandaşıdır.Il est depuis devenu citoyen canadien.
Guadeloupe Futbol Takımı'nda oynayabilmek için Fransız vatandaşı olmak yeterlidir.Guédé veut devenir citoyen slovaque, pour pouvoir jouer avec l'Équipe de Slovaquie de football.
ABD ve İtalya olmak üzere çifte vatandaşlıkları vardır.Il a la double nationalité, américaine et italienne.
Vatan Partisi (2015), 2015 yılında Doğu Perinçek öncülüğünde kurulan parti.Parti écologiste, parti fondé en 2015.
2008 yılında Rusya vatandaşlığına geçmiştir.Elle obtient la nationalité russe en 2008.

İlgili Sayfalar